19
Mart
2026
Perşembe
KÜLTÜR/SANAT

Sabancı'nın hat sevdası bitti mi?

Hat sanatının tekrar itibar görmesinde Sakıp Sabancı'nın büyük rolü oldu. 'Altın Harfler Koleksiyonu', pek umursanmayan hat eserlerinin sanat camiasında tanınmasını sağladı. Geçen hafta gerçekleşen Emin Barın koleksiyonu müzayedesinde de gözler Sabancı Müzesi yetkililerini aradı ama...
Portakal Kültür ve Sanat Evi'nin geçen hafta pazar günü yapılan müzayedesinde Emin Barın'ın hat koleksiyonu rekor bir fiyatla satıldı. 400 yıllık hat sanatının yaklaşık 200 eserden oluşan en önemli örnekleri, 2 milyon 200 bin YTL'ye yeni sahiplerinin oldu. Müzayededen önce "Keşke bu eserleri bir müze ya da bir kurum alsa ve bir hat müzesi açarak sergilese." diye pek çok sanatsever iç geçirdi. Ama istenen olmadı, tek bir kişi almadı ve koleksiyon dağıldı.

Hat sanatının ve eserlerinin Türkiye'de tekrar itibar görmesinde rahmetli Sakıp Sabancı'nın büyük rolü oldu. Sabancı, daha önce pek umursanmayan, sanat eseri yerine konulmayan bu eserlerin itibar kazanmasına ön ayak oldu. 'Sakıp Sabancı Altın Harfler Koleksiyonu' sayesinde değerli işadamı da tüm dünyada itibar kazandı. Birçok kapı bu koleksiyon sayesinde kendisine açıldı. Sabancı da bunun fazlasıyla farkındaydı zaten. Ünlü işadamı, 11 Eylül 2001 tarihinde Zaman'da yayınlanan bir röportajında bunu açıkça itiraf ediyordu.

Ancak Sakıp Sabancı yaşamını yitirdikten sonra Altın Harfler Koleksiyonu'na bir şeyler oldu. Sakıp Sabancı Müzesi yöneticilerine haksızlık yapmak istemem; ama bu eşsiz koleksiyon son yıllarda biraz geri plana atıldı. Tamam! Dünyaca ünlü ressamların eserlerini Türkiye'ye getirmek çok büyük bir iş. Sakıp Sabancı Müzesi açtığı sergilerle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en prestijli müzesi duruma yükseldi. Bunda başta Güler Sabancı olmak üzere müze yöneticilerinin büyük emeği var. Takdir edilecek bir iş çıkardılar. Türkiye'nin müzecilik anlayışını değiştirdiler. Ne yazık ki bunu yaparken paha biçilmez bir koleksiyonu unuttular, ihmal ettiler. Her bir sergi için 5 milyon YTL'ye yakın masraf yapılırken müzenin daimi koleksiyonunun zenginleşmemesi üzücü değil mi? Neticede süreli sergiler gelip geçici. Müzeler asıl kendi eserleriyle dünya arenasında var olabiliyor. Uzun sözün kısası: Emin Barın'ın hat koleksiyonu en çok Sakıp Sabancı Müzesi'ne yakışırdı. Böylece hem hat sanatının büyük ustaları hem Sabancı'nın ruhu şad olur; hem de sanatseverler bu şaheserleri bir müzede görme imkanına kavuşurdu.

ZAMAN
Yayın Tarihi : 30 Kasım 2008 Pazar 03:36:43


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?