19
Mart
2026
Perşembe
KÜLTÜR/SANAT

Sudan gelen ebru'nun Ebristan'ı

Geleneksel ebru sanatına çağdaş işlevler kazandıran ve ebruyu yok olmaktan kurtaranlar arasında bulunan Hikmet Barutçugil'in Ebristan adlı atölyesi bir dizi etkinlikle 10. yılını kutluyor...

Şimdiye kadar yurtiçi ve yurtdışında birçok eseri sergilenen, birçok müzede eseri bulunan; atölyesinde ebru sanatını genç kuşaklara öğreten, ebruyu kağıdın yanında deriye, ahşaba, metale, fayansa, kumaşa  uygulayan ve bu nedenle yaptığı yenilikler literatüre "Barut Ebrusu" olarak geçen  Hikmet Barutçugil, Ebristan'ın kuruluş öyküsünü şöyle anlattı:

"1973 yılında, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu’nda tekstil eğitimine başladım. Merhum hocam Prof. Emin Barın’ın teşviği ile ebru sanatına gönül verdiğimde hep kendi kendime sorardım: bu gizemler dolu ilginç sanat neden diğer bazı sanatlar gibi yaygınlaşmamış? Basit sanılan, ama son derece karmaşık görüntülerle sırlar aleminden bizlere mesajlar veren, güzelliklerle dopdolu olan ebru, neden bu kadar garip kalmış?


Deneme yanılma yolu ile ebrunun nasıl yapıldığını ararken hayret verici görüntülerle karşılaştım. Bilim ve Teknik dergisinin (Mayıs 1975) kapağında “Denizler Kirleniyor” başlıklı fotoğraf aniden kafamdaki birçok kapıyı kendiliğinden açtı. Resim, suyun yüzeyinde kendiliğinden oluştuğunu müşahede ettiğim şekillere çok benziyordu. Sonra baktım ki, tabiatta zaten benzer görüntüler mermerlerde, ağaçların damarlarında… Mikroskobik ve teleskopik görüntülerin çoğu, bu suyun yüzeyinde olup biten ebru görüntülerinin şaşırtıcı derecede benzerleri..


1977 yılında tekstil - dokuma desinatörü olarak mezun oldum. Öğrenciliğimin ilk yılında başlayan ebru sevdası tüm benliğimi sardı. 1978-1981 yılları arasında, ihtisas için gittiğim İngiltere’de bile bu sevda peşimi bırakmadı. Kendi kendime eski tarz, geleneği olan ebruyu da öğrendim.


Ancak o günlerde ebruya itibar edenlerin sayısı çok azdı. Her şeyi göze alarak, ne olacağımı bilmeden çalışmalarımı aralıksız sürdürdüm. Binlerce ebru yapıp bir kenara kaldırdım. Bazen hakaret derecesine varan eleştiriler bile gönlümdeki ebru sevdasını asla azaltmadı. Ebru ile ilgili bazı uluslararası toplantılara katıldım. Yenilik arayışlarımın itibar görme eğiliminde olduğunu hissetmek beni daha da şevklendirdi. Ebru sanatının merkezi olan İstanbul’da kalıcı bir mekanın olması için hep dua edip çalıştım. Sonunda, 1989 yılında satın aldığım eski bir Osmanlı konağını restore ederek, daha önce tahayyülü bile güç olan hayallerime ilk adımı atmış oldum. Uzun ve sıkıntılı bir sürecin ardından, 1997 yılının Haziran ayında uluslararası bir ebru kongresi ile İSTANBUL EBRU EVİ; EBRİSTAN açılmış oldu.


Ebru sanatının bugün geldiği seviyeyi 80’li yılların başında hayal bile etmek mümkün değildi. Cenab-ı Allah’a sonsuz şükürler olsun ki, bilgilerimi benimle paylaşmak isteyen birçok güzel insan etrafıma toplandı. Artık Ebru sanatının, hem geleneğinin hem de geleceğinin yaşatıldığı, öğretildiği, sergilerin, seminerlerin, sohbetlerin olduğu bir mekanı var. 1997 yılında “YÜZEYİN ÖTESİ” adlı uluslararası Ebru kongresi ile hayata geçirdiğimiz bu mekanın onuncu yılında böyle bir kutlama ile anılmasından şahsım adına büyük bir kıvanç duyuyorum. Emeği geçen, katkısı bulunan değerli büyüklerime, bütün yardımcılarıma ve öğrencilerime sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum. Sanatın geleceğini emin ellere bırakarak daha nice ebristanlar kurulacağını ümit ediyorum…
Rabbim, ebru yapan zümreyi daim hıfz eylesin…"

EBRİSTAN’IN Hikmet Barutçugil KURULUŞUNUN 10. YIL KUTLAMALARI

19-20-21-22 Haziran


19 Haziran 2007 Salı 19.30/22.00
Altunizade Kültür Merkezi

Sohbet Toplantısı
Katılımcılar
Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre
Niyazi Sayın
Mustafa Özdamar
Hikmet Barutçugil

Konser
İstanbul Sazendeleri




22 Haziran – 30 Haziran 2007
Beylerbeyi Sarayı Tünel Sergi Salonu
“EBRİSTAN’DAN YEŞERENLER” Ebru Sergisi
Sergi Pazartesi ve Perşembe günleri dışında ziyaret edilebilir.




22 Haziran – 30 Haziran 2007
Dolmabahçe Sarayı – Alt Salon
TBMM Genel Sekreterliği
Milli Saraylar Daire Başkanlığı Eğitim Merkezi
Eğitim Görevlileri Sergisi
Hat, Tezhib, Katı, Ebru
Sergi Pazartesi ve Perşembe günleri dışında ziyaret edilebilir.

Hikmet Barutçugil kimdir

1952'de Malatya'da doğan Hikmet Barutcugil, 1973'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu'nda tekstil eğitimine başladı. Yüksek öğreniminin ilk yılında tanıdığı ve öğrencisi olduğu Prof. Emin Barın'ın teşvikiyle hat sanatına büyük ilgi duydu. Hat sanatı ile ilgili çalışmalarına başladığı sırada ebru sanatını keşfeden Barutcugil'in bu sanata duyduğu sevgi kısa zamanda tüm benliğini sardı. Öğrencilik yıllarında çalışmalarını tek başına sürdürüp kendisini geliştirdi.


1977'de Akademi'den tekstil desinatörü olarak mezun oldu. Okuldan sonra çalışmalarını hep ebru üzerine yoğunlaştırdı. 1978-1981 yılları arasında ihtisas için gittiği Londra'da da araştırma ve çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Geleneksel sanatlarımızın yeni bir dinamizme kavuşturulması gereğine inanan sanatçı, ebruyu her zaman bir bilim dalı gibi görüp, geliştirmeyi hedeflemiştir. 70'li yıllarda çok az kişinin ilgi gösterdiği bu sanatı yaşatmak için yaşamanın gereğine inandığından, günlük kullanım araçlarından iç mimaride kullanılan malzemelere kadar birçok ürün üzerinde uygulayarak geliştirdi.

Deneme yanılma yöntemi ile araştırmalarını sürdürürken daha önce görülmemiş ebru yöntemleri ortaya çıktı. Literatüre; Barut Ebrusu olarak bilinen yeni bir ebru türünü bulan kişi olarak geçti. Türk Ebru Sanatı'nı tanıtmak ve yaymak amacı ile yurtiçinde ve yurtdışında bir çok sergi, kurs ve seminere imzasını attı.


Hikmet Barutcugil'in eğitim faaliyetleri halen Mimar Sinan Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü; Ebristan (İstanbul Ebru Evi Salacak ve Bağdat Caddesi), ve bazı eğitim kurumlarında devam etmektedir. Uluslararası birkaç ödülü olan Barutcugil'in bunlara ek olarak, London British Museum başta olmak üzere müzelerde ve bazı özel koleksiyonlarda sürekli olarak sergilenen eserleri bulunmaktadır.


Ebru sanatı ile ilgili birçok TV programına katılan, dergilerde röportajları yayınlanan Hikmet Barutcugil'in bu konuda yayımlanmış birçok makalesinin yanı sıra 'Renklerin Sonsuzluğu', 'Suyun Renklerle Dansı', 'Suyun rüyası', 'Efsun Çiçeği', 'Ebristanbul' ve 'Siyah Beyaz' adlı yayınlanmış altı kitabı bulunmaktadır. Sanatçı 1996 yılında İstanbul, Üsküdar'da eski bir konağı restore ederek kurduğu Ebristan 'İstanbul Ebru Evi'nde halen kağıt, kumaş, seramik, cam, ahşap gibi malzemeler üzerine ebru çalışmalarına devam etmekte; hat, tezhip, minyatür, cilt gibi diğer geleneksel sanatları da uygulayarak sürdürmektedir.



kenthaber
Yayın Tarihi : 14 Haziran 2007 Perşembe 19:08:48
Güncelleme :15 Haziran 2007 Cuma 17:00:39


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
beyza gündoğdu IP: 88.235.23.xxx Tarih : 19.02.2008 20:46:42

bu ebru sanatı insanı dünyadan alıp götürüyo henüz 12 yaındayım ama ebru yapmakistiyorum mazemeler var ama ilk kolay yapılışını bilmiyoru lütfen siteye eklermisiniz eklerseniz çok memnun olurum