Gaziantep’in Nizip ilçesi Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan 120 bini aşkın mühür baskıyı (bulla) temizleyen, fotoğrafını çekerek dijital ortama aktaran restoratör ve arkeologlar, 40 bin eseri dijital ortama kaydetti.
Arkeolog, restoratör, fotoğrafçı, bilgisayar uzmanı ve gliptik sanatçısından oluşan 9 kişilik ekip, Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde son 20 yılda yapılan envanter çalışmasını 2 yılda gerçekleştirdi. Ekipten Selahattin Köroğlu, 250 bin kez deklanşöre bastı. Restoratör Mustafa Bakır, 120 bin bullayı, mikroskop altında kürdan ve yağlı boya fırçayla temizleyerek titiz bir çalışmaya imza attı. Arkeolog Ali Korkmaz ve 2 arkadaşı da, 1 milyon 232 bin kelime yazarak 200 sayfalık 154 kayıt defterini doldurarak mühür baskılarını tarihe not etti.
Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde Ekim 2005’te başlayan ‘’Zeugma Kil Mühür Baskıları Envanter Projesi’’ kapsamındaki çalışmalar kısa bir süre önce tamamlandı. Avrupa Komisyonunun 12 milyon avro tutarındaki hibe kaynakla desteklediği ‘GAP Bölgesi’nde Kültürel Mirasın Geliştirilmesi Programı’ndan 152 bin avro ayrılan projeyle 120 bini geçkin mühür baskısı temizlendi. Baskılardan yaklaşık 40 bin tanesinin tek tek arka ve ön yüzlerinin fotoğrafları çekilerek dijital ortama aktarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı envanter bilgi sistemine kayıtları yapıldı. Dijital ortama aktarılan eserlere ilişkin fotoğraf, bilgi ve belgeler hazırlanan CD’lerde saklanmaya başladı. 600 değişik tipten oluşan 40 bin baskının arkalı önlü fotoğrafları ile üzerlerindeki figür ve sahnelerin ayrıntılı tarifleri, kültür envanter defterlerine işlendi. Bu çalışma kapsamında her biri 200 sayfa olan 154 defter dolduruldu ve toplam 1 milyon 232 bin kelime yazıldı. Gliptik (taş sanatı) ustası Nusret Özdemir tarafından en önemli parçaların kalıpları çıkarılarak kilden imitasyonları üretildi. Üretilen 5 bin civarında imitasyon bulla, 3 YTL’den satılarak projenin sürdürülebilirliği sağlandı. 600 değişik tipteki bullalardan 2 bin tanesi Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde oluşturulan teşhir vitrininde sergileniyor. Mühür baskıların içindeki taşlar ayıklandı. Teşhir edilmeyen diğer eserler gruplandırılarak müze deposunda saklanmaya devam ediyor.
Ekip, meşakkatli bir çalışma sonucu Zeugma’nın hazinelerini tarihe ‘çiviledi’. Bu çalışmada, restoratör Mustafa Bakır, kürdan ve yumuşak yağlı boya fırçalarıyla mikroskop altında 120 bin tarihi bullayı temizleyerek hatırı sayılır bir başarıya imza attı. Pişmiş topraktan yapılan mühür baskıların çok hassas olduklarını anlatan Bakır, baskıların çapının 1 santimetreden küçük olduğunu ve topraktan yapıldıkları için çok dikkatli bir temizlik çalışması yaptığını anlatıyor. 24 ay boyunca Nizip ilçesinden Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne gelip giden Bakır, deyim yerindeyse her gün 8 saat oturduğu koltuğa çakılı kalmış. Bakır, sürekli oturarak çalışmanın sonucu bel ağrısı çekmeye başladığını dile getiriyor. Bakır, sadece temizlik yapmakla da kalmayarak Paroloid B72 maddesiyle 85 civarındaki bullayı sağlamlaştırarak gelecek nesillere aktarımını sağlamış. Başta mitolojik tanrı figürleri olmak üzere bullalar üzerindeki hayvan resimlerini, tasvir edilen birbirinden ilginç sahneler ile burçların sembollerini fotoğraflayan Selahattin Köroğlu ise, 250 bin kez deklanşöre basmış. Makro çekim yöntemiyle her eserin arka ve ön yüzlerine dijital ortama aktaran Köroğlu, çekim sırasında sürekli ayakta çalıştığını söylüyor. Köroğlu, 40 bin tane bullanın fotoğrafını çektiği çalışma çerçevesinde 250 binden fazla deklanşöre bastığını anlatıyor. Eserlerin üzerlerindeki figür ve tasvirleri büyüteç yardımıyla tek tek tanımlayan, onlara birer numara vererek envanter kütüğüne kaydeden, çekilen fotoğrafları arka ve ön yüzlü şekilde deftere yapıştıranlardan Ali Korkmaz, “Çok hassas bir çalışma yürüttük. Eserlerin malzemesi kil olduğu için dikkatli olmak zorundaydık. Çoğunluğunun çapı, 1 santimetreden bile küçüktü. Boyutlarını ölçtükten sonra her birinin üzerindeki figürü tespit ettik. Zeugma bir gümrük şehri olduğu için değişik topluluklara ait çok farklı mühürler biriktirilmiş. Bunları sınıflandırarak ait oldukları kişi ve devleti ortaya koyduk. Bu özelliklerini dolma kalemle döküm defterlerine her birine ayrı bir sayfa vererek kaydettik. Renklerini, kırıklarını tespit ettik. 600 farklı tip tespit ettik. Projeyi vaktinde bitirmek için hasta olduğumuz günleri Cumartesileri çalışarak telafi ettik. Çalışma tamamlandığında 200 sayfalık 154 envanter kayıt defteri doldurduk. Dünyadaki en büyük mühür baskısı koleksiyonunu kayıt altına aldık” diye konuşuyor. Projede görev alanların çoğunda yoğun çalışma sonucu bel ağrısı ve göz şikayetleri baş göstermiş.
Bununla da yetinmeyen ekip, Poseidon Villası’nda bulanan 3 bin 750 gümüş sikkenin kayıt altına alınması amacıyla ‘Zeugma Gümüş Sikkelerinin Envanteri ve Tanıtımı Projesi’ne başlamış. Şu ana kadar 2 bin 150 gümüş sikke envanterlenmiş.
Sayı: 84
Bölüm: Aktüel
Yapılan çalışmaları internetten izleyebilmemiz için bir internet adresi de yazabilirseniz,çok memnun olacağız.Çalışanların eline sağlık,bir zamanlar aynı işleri bizler de yaptık,şu anda emekli olduk.Selam Gaziantep'in kültür kahramanlarına.