23 yıl önce oynadığı Çalıkuşu dizisindeki o unutulmayan hallerinden çok farkı yok! Sanki zamanı durdurmuş hatta 20 yaşındaki bir genç kızın enerjisi var Aydan Şener’de...
5 yaşında olduğunu söylerken göğsünü gere gere “Çok memnunum yaşımdan” diyor. Hep uzak ve mesafeli duruşunun ardında utangaçlığının yattığını anlatıyor. Geçen hafta ise birden bire “Dizim yayından kalkınca bağıra bağıra ağladım”, “23 yıldır sinema teklifi almadım” başlıklı haberlerle gündeme gelişine alınmış: “Tabii ki film teklifleri aldım, ama bana uygun değillerdi. Hayatta hiç hırslarım olmadı; 21 yaşında sağlıklı bir kızım var, en güzel aşkları yaşadım, aşığım, güzelim. Daha ne isterim. Bana öyle bir sahne teklif etmezler ama senaryo için gerekirse sevişme sahnesinde oynarım” diyor.
Sizi neden hep TRT dizilerinde görüyoruz?
Özel kanallarla da çok çalıştım, ama Çalıkuşu’ndan beri gelen, TRT’yle güzel bir bağım var.
Skandallı senaryolarda yoksunuz. Seçiminizi neye göre yapıyorsunuz?
Çok iyi yazılmış bir senaryo olması önemli. Ama arkasının gelip gelmeyeceği belli olmadığı için artık tamamen şansa bağlı. Hiçbir işe “Tamam bu tutar” diye giremiyorsun. Tip olarak çok avantajlıyım. Bir varoş kadınına da Avrupai, modern, güçlü kadın tipine de uyuyorum, o kostümü giyince.
Sinemada neden olmadınız?
Bu ara “23 senedir hiç teklif almadım” diye haberler çıktı. Asla böyle bir şey yok. Çok teklif aldım ama bana uygun bir şey olmadı, buluşamadık yani... Evet, sinemada son 3 yıldır hiç teklif gelmiyor, belki akıllarına gelmiyorum ama eninde sonunda bir sinema filmi yapacağım.
Dışarıdan bakınca sanki uzak duruyorsunuz, içinize kapanık gibisiniz?
Evet çekingenim, biraz utangaç bir yapım var. Balık burcuyum. Bu durum insanlara soğukluk olarak geçiyor bazen. Öyle bir tarafım var benim. Arada bir kendimi çekiyorum. Bir sene hiç gözükmek istemiyorum mesela. Kendi kabuğuma çekilme dönemlerim var benim zaman zaman.
Neden?
Bilmiyorum. O dönemlerde kendimi televizyonda ya da başka bir yerde görmekten hoşlanmıyorum. Bir fotoğrafım bile çıksın istemiyorum. Biraz gel-gitli bir ruh halim, inişli çıkışlı bir ruh yapım var. Mesleki açıdan bana olumsuz olarak da dönüyor olabilir ama ben bir oyuncunun sürekli göz önünde olması gerektiğini düşünmüyorum.
Genç görünmek için hiç uğraşmıyorum spor yapmam, gençliğim genetic
Saçınız, makyajınız, tarzınız hep aynıdır; biraz tutucu musunuz?
Görüntümle ilgili radikal değişikliklerden hoşlanmıyorum. Saçımı kestirsem bile sonra gider kaynak yaptırırım. Kimse beni sarı saçla görmedi. İnsanların kafasındaki Aydan Şener çizgisi ve tarzı hiç değişmeyecek.
Bu arada kilonuz ve sanki yaşınız da değişmiyor gibi... Kaç yaşındasınız?
Şu an 45 yaşındayım. Çok da memnunum yaşımdan da hayatımdan da; bu yaşımı çok seviyorum.
Gençliğinizi korumak için neler yapıyorsunuz?
Gerçekten hiçbir şey yapmıyorum. Hep soruyorlar, inandıramıyorum. Genç gözükmek gibi bir derdim yok. Çok memnunum her şeyimden, görüntümden, yaşımdan, çok barışığım o anlamda kendimle ve hayatımla. Hepimiz bir gün yaşlanacağız. Önemli olan yaşadığım dönemleri güzel geçirmek. Ama kendime dikkat ederim tabii ki. Sebze ağırlıklı beslenirim, balık yerim. Uykuma, cildimin temizliğine çok önem veririm. Kremlerimi, vitaminlerimi düzenli olarak kullanırım.
Spor yapmaz mısınız?
Hiç yapmıyorum, sıfır... Biraz genlerle ilgili. Hakikaten mi yaşımdan küçük gösteriyorum onu da bilmiyorum.
Bir de kızınız var, o kaç yaşında, nasıl bir annesiniz?
Ecem 21 yaşında. Hiç otoriter bir anne değilim. Doğru bildiğim şeyleri ona öğretmeye çalıştım. Benim ona söylediğim en büyük şey kendi doğrularından şaşması, kimse için değişmemesi; saygılı, dürüst, merhametli bir insan olması gerektiği. Gerçekten öyle o da, çok özel bir insan.
Aşka çok inanıyorum ama çiçek böcek aşkı bilmem, ilişkimi aşkla yaşarım
İlişkilerinizi çok görmüyoruz, ortaya çıkınca zarar mı veriyor?
Kesinlikle... Ortada yaşanan ilişkilerin sonu iyi olmuyor. Özelimi gizemli, yaşamayı seviyorum. İnsanlar bilmesi gerekeni bilsinler yeterli. Sonrası bana kalsın.
Şu an hayatınızda biri var mı?
Evet var.
Ne kadardır sürüyor?
5 senedir bir beraberliğim var.
Nasıl gidiyor?
Gel-gitlerle yaşanıyor. Aralıklarla, ayrılıklarla süren bir ilişki ama neticede beş yıldır sürüyor. Aşka çok inanıyorum.
Aşık mısınız?
Evet. Aşık olmasam mümkün değil yürümez. Aşkın var olduğu ilişkide varım ben. Bir ilişkinin içinde aşk bittiyse ben yokum. Çiçek aşkı, böcek aşkı, tabiat aşkı bilmem... Onlar sevgi, ayrı bir şey. Aşk, aşk gibi yaşanmalı. Kadın erkek ilişkisindeki aşk hiç bitmemeli ilişki süresince.
Sizi kıskanmıyor mu?
Kıskançlığa ortam yaratacak hiçbir şey yapmam. Yerli yersiz kıskanıldığım zaman ben o ilişkiyi sürdüremem. Ama buna meydan vermem.
Nasıl?
Gideceğim yeri birlikte olduğum insana mutlaka söylerim. Telefonum hep açıktır. Görüşmelerim varsa onunla birlikte giderim. Aynı davranışları ondan da beklerim.
Özgürlüğünüzü kısıtlamıyor mu bunlar?
Özgürlüğüme çok düşkünüm ama eğer bir ilişki yaşıyorsanız onun da bazı kuralları var. Herkes istediğini yapıp edip birbiriyle ilgisiz yaşıyorsa neden o zaman o ilişki var. Bir ilişki yaşanıyorsa kurallarına uyacaksın.
Hiç yaşadığınız bir ilişkiden pişmanlık duydunuz mu?
... olmuştur.
Evliliğe bakışınız değişti mi tekrar evlenmeyi düşünür müsünüz?
Boşandıktan sonra evliliği hiç düşünmedim. Tekrar bir evlilik yapmak olabilir aslında. Kesin hatlarım yoktur benim hayatla ilgili. İlişkinin sağlamlığı ve oturduğu temeller önemli. Zor yakalandığı için bazı şeyler çok özen gösterilmesi gerekiyor ilişkilere...
Siz neyi yakalayınca ilişkiye başlarsınız?
Öncelikle samimiyeti. Şefkatli, merhametli, vicdanlı olması çok önemli. Oturup konuşabildiğim, iyiyi veya kötüyü paylaşabildiğim biri olmalı. Ondan sonra da ten uyumu ve özlemek çok önemli. Bunları hissettiğim insanla beraberlik yaşanıyor.
Şu an birlikte olduğunuz kişiyle evlenecek misiniz?
Zaman zaman aramızda konuşuyoruz ama bir tarih yok. Bilmiyorum biz aynı evde de yaşamıyoruz.
Hırslı bir kadın değilim zaten her şeye sahibim
Nasıl bir dönemden geçiyorsunuz?
Hayattan, insanlardan, ilişkisinden ne istediğini bilen huzurlu bir dönemimdeyim ve huzur istiyorum. Çok büyük isteklerim yok.
Mesleğinizle ilgili de mi böyle düşünüyorsunuz?
Belli bir yere geldim. Zaten hiçbir zaman öyle çok büyük hırslarım olmadı. Parayla ilgili dertlerim de yok çok şükür. Çok fazla parayı da zaten sevmiyorum. Anne oldum, akıllıyım, güzel işler yaptım, şöhretliyim, aşkı çok güzel yaşadım, çocuğum sağlıklı, güzel bir kadınım, başka ne ister insan... “Şu filmde oynayayım, şu dizide olayım, aman da şunu yapayım” gibi dertlerim yok.
İdealinizde hiç mi bir rol yok? İçinizdeki değişik kadınları ortaya çıkarmak için...
İçimde çok fazla kadın var, çok farklı kişilikler var. Hem çok çocuksu taraflarım vardır benim, hem çok hassasımdır, hem çok komik ve şirinimdir hem çok cool taraflarım vardır. Daha bir sürü kadını içimde barındırıyorum. Bu oyunculuğum için avantaj. Hepsi olabilirim.
Recep İvedik’i çok seviyorum, oynasam beni çok eleştirirler
Mesela sizi komedide hiç görmedik...
Onu ben de çok isterim. Geçen sezon tiyatroda yaptım, Çılgın Yengem’de. Keşke televizyonda da öyle bir rol olsa... Ya da Fahriye Abla gibi bir kadın rolünü oynamayı isterim. Carmen oynamayı isterim, tiyatroda güzel olur. Ya da sinemada, Osmanlı dönemini anlatan bir filmde bir sultanı oynamak isterim.
Recep İvedik gibi bir filmde oynamak ister misiz?
(Gülüyor) Recep İvedik’i çok seviyorum. Bayılıyorum ona. Üçüncüyü bekliyorum dört gözle. Çok gülüyorum, çok komik. Bizdeki her şeyi eleştirme huyu beni çok rahatsız ediyor. Farklı bir şeyi asla kabul etmiyoruz. Niye herkesi ve her şeyi kalıplara sokuyoruz. O da öyle bir film. İnsanlar eğleniyor. Aklıma geldikçe gülüyorum. Recep İvedik’in herkese aynı şekilde davranabilen, hiçbir şeyi umursamayan tavrına bayılıyorum
Üçüncü bölümünde oynamak ister misiniz?
(Gülüyor) Bilmem ki... Beni de ne kadar eleştirirler oynarsam, onlara mevzu çıkar, hiç aklıma gelmemişti, bilmiyorum ama Çağan Irmak’ın filminde oynamayı çok isterim. Çok beğeniyorum; sinemasını, anlatım dilini, seçtiği hikâyeleri. Duyguyu çok güzel yansıtıyor.
Çok gerekirse sevişeme sahnesinde oynarım
Öpüşme, sevişme sahneleri için ne düşünüyorsunuz, kuralarınız var mı?
Sinemayla dizi bence orada ayrılıyor. Sinemada tamam senaryo çok gerektiriyorsa çekilebilir. Ama dizilerde biraz abartılı buluyorum. O kadarına gerek yok diye düşünüyorum. “Asla olmamalı” demiyorum. O yapıda bir insan değilim ama daha yumuşak verilebilir bazı şeyler. Aileler çok seyrediyor çünkü.
Siz böyle bir sevişme sahnesinde oynar mısınız?
Bana öyle sahneler teklif etmezler zaten ama çok inandığım bir filmde senaryo için çok gereken bir sahne varsa biraz esneme olabilir. Neticede ben bir oyuncuyum. Her sinema filminde de olacak diye bir şey yok. En güzel kanıtı da Babam ve Oğlum’dur.
Çalıkuşu sayesinde aşırı sevildim
“Televizyon o kadar tüketici bir sektör ki iki üç sene görülmezseniz hemen unutulursunuz. Ama kendimi bunun dışında tutuyorum. Nasıl başardım ben de bilmiyorum ama tek nedeni var: İnsanların bana olan aşırı sevgisi. Çalıkuşu’ndan sonra insanlar beni kesinlikle unutmadı. Çok enteresandır ne kadar sevmişler, bağırlarına basmışlar beni, bunu gördüm.”
“Kendimi en çok gözlem yaparak geliştirdim. Bir de çok kitap okurum. Bazı kitaplar bittiğinde üzülüyorum. Mesela Ahmet Ümit’in Bab -ı Esrar’ı bitince üzülmüştüm. Hatta bitmesin diye son 20 sayfayı bilerek okumadım. Beni çok etkiledi.”
unutulmaz bir dizi oyuncusu rabbim övmüşte yaratmış umarım bundan sonraki hayatıda güzel ve bereketli bir şekilde geçer