19
Mart
2026
Perşembe
MAGAZİN

Bülent Ersoy: Onu affettim

 

BÜLENT ERSOY'UN SENARYOSU DEĞİL
O görüntülerin reklam için çekilmediğine de dikkat çeken Bülent Ersoy, "Hangi insan, böyle bir görüntüyle reklam yapmak ister. Hangi insan böyle görüntülerle kendisini aşağı çekmek ister. Ben bu haberi duyduğumda, elimde telefon öyle kala kaldım. Biz bir aileyiz. Biraz daha birbirimize saygılı olmalıyız. Bir çok özel kanal ve bir çok magazin programı var. Onlar da kendilerince haber peşinde koşuyorlar. Ama onları, benim hakkımda haber yaparken biraz daha dikkatli olmaya çağırıyorum. Sadece benim değil, haber yaparken daha dikkatli olmalılar. Ben onların ablasıyım. O yüzden böyle haberlere biraz daha dikkat etmeliler. Son sözüm; BOŞANMIYORUM" 

O KIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK

Eşini affettiğini söyledikten sonra Armağan Uzun'la birlikte görüntüleri yayınlanan Pelin Taşçı'ya yüklenen Bülent Ersoy, "Ben bir de o genç kıza dikkat çekmek istiyorum. O yaşta bir genç kız, 20 gün önce evlenmiş bir erkekten ne bekler. Evli bir erkeğin koltuğunun altına girerek ne elde etmeye çalışıyor. Hiç bunu düşünmüyor mu bu genç kızımız. Ayrıca onun ailesine de seslenmek istiyorum. Kızlarına sahip çıkmalılar." 

Armağan Çağlayan: Hayatınızın en zor anı ne zamandı?

Gazetede resimleri gördüğüm andı. Ama ben kuyruğumu hep dik tutarım. Şimdi şunu söylemek istiyorum, Hatalar kullar içindir, karşımızdaki insan da çok genç. Tabi bu bir özel olarak kabul edilir mi derseniz, baktığınız zaviyeye bağlı. Ne ilk aldatılan kadın Bülent Ersoy Uzun, ne de ilk aldatılan erkek Armağan Mustafa Uzun olacaktır.

Tanrı kadınlara sabır ihsan etmiş. Erkekler her girdikleri yerden otlanmayı seviyor. Onun için, hadiseye eşim bir basın açıklaması yaptı. Çok sevdiğim eşimden özür diliyorum dedi. Şimdi, günün ve gecenin yaşam boyu her anında hata yapıyoruz. Sonra Yarabbi, ben ve benim gibi aciz kullarını cezalandırma derim. Her sabah ibadetimden sonra bunu söylerim. O büyük Allah, biz aciz ve günahkar kulları affediyor da, biz kim oluyoruz da birbirimizi affetmeyeceğiz. Bir hatadır, asla hoş görmüyorum. Yüce Allah bana ne kadar nefes bahşettiyse, bunun acısını yüreğimde hissedeceğim.

Birileri benden hep kolay yolu seçmemi istedi. Ama ben çok savaşçıyım. 37 yıllık yaşamımda çok savaştım, ve hep kazandım. Şimdi soruyorum hepinize, bizler bir aileyiz çünkü. Türk Medeni Kanunu'nun hükümlerine göre pembe nüfus kağıtlı bir hanımefendi, mavi nüfus kağıtlı bir beyefendiyle evleniyor. Nikah memuru, en kötü günde birbirinize destek olacak mısınız diye soruyor. Laf olsun diye sorulmuyor. İnsanlar da inanmadıkları, güvenmedikleri ve yapamayacaklarının altına imza atmamalılar. Böyle bir durumda, ben eşimi çoğu insanın hatta annemin arzusu da bu yönde, eşimi boşamam çok kolay. Bu kolay yol. O zaman nerede kaldı benim sevgim, benim sözlerim, Hakteala'nın o affedici özelliği. Nitekim ben eşimi affettim. Ama bir kereliğine. Ama bir defa daha olursa, Allahaısmarladık da demem ve evden ayrılırım ve arkama dahi bakmam.

Hürriyet
Yayın Tarihi : 3 Ağustos 2007 Cuma 01:22:03


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?