19
Mart
2026
Perşembe
MAGAZİN

'Hülya hiç tipim değildi'

Hülya Avşar'dan boşandıktan sonra da basının ısrarla takip etmeye devam ettiği Kaya Çilingiroğlu, Feraye Tanyolaç'tan doğacak oğlu Hüseyin Kaya Çilingiroğlu'na vasiyetini açıkladı.

İnce, esmer, uzun boylu seviyor
"Benim güzellik anlayışım değişiktir. Hülya benim tipim bir kadın değildi, ama bir anda âşık olduk birbirimize. 100 tane kadın arasından 'Hülya Avşar senin,' deseler, Yok benim tipim değil,' derim."

'Oğlumun adı Hüseyin Kaya'
"Babama karşı özel bir aşkım var. Oğlumu o göremedi, ama hiç olmazsa oğlumun ismini Hüseyin Kaya koyacağım ve vasiyet edeceğim ki, onun da oğlu olursa aynı ismi koysun."

'En doğru adam benim'
18 yaşında dövdüğü gazeteci, hiperaktivitesi, babasına olan düşkünlüğü, inanç dünyası bir yana Hülya Avşar'ın tatilde olmasından faydalanalım istedik ve Kaya Çilingiroğlu'nu belki de son kez konuşturduk.

- Feraye Tanyolaç size yanlış yaptı mı, ya da haksızlık?
- İki taraf da istedi o çocuğu. Orada bir yanlış yok.

- Peki ama ilk günden haberiniz var mıydı, geciktirerek mi söylendi?
- Tabii vardı. Bir ay sonucunda Feraye anladığı anda, hemen söyledi bana.

- İstemiyor gibiydiniz?
- O anda ben bir laf söyledim, o yanlış anlaşıldı. Ben çocuğu istemiyorum demedim. Ben sadece zamanlamasının yanlış olduğunu, biraz daha zamana ihtiyacımız olduğunu söyledim. Feraye'yle bunu tartıştık. Onu da ben kamuoyuyla paylaştım. Sanki Feraye zorla benden hamile kaldı gibi oldu. Asla öyle bir şey yok. Tamamıyla beraber karar verdik.

- Feraye ile mutlu olacağınıza inanıyor ya da ümit ediyor musunuz? Yoksa, bu ilişki çoktan bitti mi aslında?
- Arada çocuk olunca ilişki bitmez.

- Ama sanıyorum onunla yola devam etmeyeceksiniz..
- Bu tip sorular, cevapları itibarıyla onları inciten sorular oluyor.

- Hülya Avşar'ın arkadaşı Ali Güven söylediğiniz gibi sizi hiç ilgilendirmiyor mu?
- Hiç. O sadece Hülya'nın tercihi.

- Hiç ilgilendirmeseydi, ilk tepkiniz 'Hülya 15 yıl öncesine döndü' gibi feci olur muydu?
- Tam öyle değildi.

- Doğrusu nasıldı?
- Yani daha seçici olabilirdi demek istedim. O zaman ne dediğimi pek hatırlamıyorum. Her dediğim yanlış anlaşıldığı için böyle röportaj yapmaktan çok kaçınıyorum. Ali Güvenmiş, Hülyaymış, Ferayeymiş. Benimle ilgili bir şey sorun. Benim çevremle ilgili değil.

- İş hayatınızı merak ediyorum. Hep şöyle diyorlar; o ne iş yapıyor ki?
- Ona ne ki? Bu soruyu kim soruyorsa sorana ne? Herhalde bir şey yapıyorum ki bir şeyle geçiniyorum. Babamdan mirasyedi olacak kadar büyük bir miras kalmadı. Bir şey yapıyorum ki, bir şeyle geçiniyorum.

- Hülya hanımla çok ilgiliydiniz ilk ayrıldığınız dönemde.
- Hâlâ öyle.

- Hâlâ öylesiniz ama artık konuşurken belli kalkanlar kullanıyorsunuz.
- Artık Hülya'nın başka bir erkek arkadaşı var. Dolayısıyla Hülya benim sadece çocuğumun annesi. Hülya ile ilgili bir soru bana niye soruluyor ki, ben onu anlamıyorum.

- Belki boşandığınız halde birlikte tatillere çıktığınız içindir?
- Olabilir. Çocuğumuz için beraber tatile gitmemiz gerektiğine inanıyorduk. İnsanlar buna inanmıyordu.

- Ali Güven faktörü varken, Hülya Avşar'la gene tatile çıkar mısınız? 'Hadi gel' dese...
- Hülya gel derse değil, Zehra'nın menfaati içinse, yurtdışına gidilecekse, yurtdışına gidilir. Onun dışında Antalya'ya gidiyoruz. Zaten ben golf oynuyorum. Akşamları Zehra ile beraberim. Ben orada Hülya ile beraber olmuyorum ki. Zehra ile beraberim.

- Hayatınıza nasıl bir yön vereceksiniz bundan sonra?
- Bekârlık çok güzel bir şey. Sultanlık. Herkese tavsiye ederim. Hayatıma normal devam ediyorum. İşim, gücüm, sporum, çocuğum, annem.

- Şimdi ikinci çocuk olacak. O zaman neler yapmayı planlıyorsunuz?
- Onun geleceğini sağlama almaya çalışıyorum. O kadar.

- Geçtiğimiz yıllarda dizinizden vuruldunuz. Vurulduğunuz an ölümü hissettiniz mi?
- Olay olduğu an ölmeyi değil de, o an sakat kaldığımı hissettim. Bir daha spor yapamayacağımı düşündüm. Çünkü sporun benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Ben günde üç saat spor yapan adamdım. Golf dışında tenis, basketbol, futbol oynardım. Şimdi onları yapamıyorum, ama belki de hayırlı oldu. Şimdi daha iyi golf oynuyorum.

- Siz neden böyle bir adamsınız?
- Garip bir tarafım mı var? Niye kurban olduğumu mu soruyorsunuz?

- Ne olduğunuzu kestiremiyorum. Magazin motifi olmayı engelleyebilirdiniz gibi geliyor.
- Ben kendi istediğim gibi yaşamak istiyorum, insanların istediği gibi değil. Kimse benim ne ekmeğimi veriyor, ne suyumu. Borcum yok, harcım yok. Dolayısıyla istersem gündüz camiye gider namaz kılarım, istersem akşam bara gider içki içerim. Onun da günahını ben çekerim. Ben kalben doğru bir adamsam, yardımseversem, hayatta kimse için kötü düşünmediysem, bence en doğru adam benim.

- Kadınlar sizde ne buluyor? Hakkınızda yatak, seks gibi konularda bir efsane dolaşıyor.
- Tabiiyim, doğalım. Eğlenceli bir adamım. Kendime göre üç aşağı beş yukarı bir kültürüm var. Kadınlar benim yanımda sıkılmaz yani. İyi spor yaparım, üstüme başıma dikkat ederim. Belli bir kalitenin altına düşmemeye çalışırım. Kadınlara kötülük yapmam. Elimden geldiğince her türlü yardımı yapmaya çalışırım. Daha ne olabilir ki? Ama bahsettiğiniz şehir efsanesini hiç duymamıştım ben. 

'Kadının bariz özelliği problem yaratmak'

- Kadınları yeterince tanıma gereği duymuyor gibisiniz. Böyle kolaycı bir tarafınız var mı?
- Yo gayet iyi tanıyorum kadınları. Niye tanımıyormuşum.

- Anlatın o zaman? En bariz özellikleri nedir?
- Kadının en bariz özelliği problem yaratmaktır. Başka ne olabilir ki.

- Başka, başka?
- O kadar. Kadınlar, zaman zaman erkekler gibi düşünse, yani hayatın hep bir ciddiyeti olmadığını, sorun çıkarmanın insanları mutsuz edebileceğini... Hayat bence daha paylaşılabilir hale gelir. Niye bu kadar evlilik yıkılıyor? Niye Amerika'da kadınlar kadınları, erkekler de erkekleri tercih ediyor? Çünkü kadın ve erkek bir arada olamıyor, doğru dürüst anlaşamıyor.

- Kafanızda kadın ve erkek diye bir yarık var ve erkek yakası pek bir ayrıcalıklı
Tabii ki erkek ayrıcalıklı.

- Nereden kaynaklanıyor peki bu?
- Kadınla erkek imkânsız eşit olamaz. Zaten iki taraf eşit olsa ilişki diye bir şey olmaz yeryüzünde. Mutlaka bir galibi olacak maçın.

- Galip hep erkek mi olmak zorunda?
- Erkekler çok enayi. Kadınlar her zaman bazı şeyleri planlıyor. Kadın daha şeytan. Kadın planlı programlı. Hayatta benim ve babamın göremediği bir takım şeyleri, hep annem ve eski karım görmüştür. Gördüğünü bana söylemiştir ve o mutlaka başıma gelmiştir. Biz niye o pencereden bakamıyoruz insanlara? Kadınlar daha iyi analiz ediyor sanki insanları. Ortaya perde koyuyor. Biz daha çabuk bağrımızı açıyoruz.

- Aldatmayacağınız bir kadın var mı?
- Ben hiçbir kadını aldatmadım.

- Çok güzel, ne demek istiyorsunuz? Herkes sizi aldatan erkek olarak tanıyor.
- Olabilir. O herkesin sorunu. Ben kimseyi aldatmadım ve kimseye yalan söylemedim. İlişkimiz iyi gitmiyor, şunları şunları halledemezsen, ben de başka tarafa kayabilirim diye konuşmuşumdur. Kadın onları halledememiştir. Ondan sonra da Kaya gidip başka bir kadınla olduğunda, adı aldatmak olmuştur. Halbuki insanlar Kaya'nın o kadınla o konuşmayı yaptığını bilse, belki de hakikaten bu adam haklı, bunun adı aldatma değil olacak...

- Sizce Kaya Çilingiroğlu aslında nasıl biri?
- Ben insanlara çok kucak açarım, arkadaşlarıma hep yardımcı olmuşumdur. Sonra da o yardımcı olduğum insandan mutlaka bir kazık yemişimdir. Demek ki hayat buymuş, insanlar buymuş. Babam da böyleydi, ben de böyleyim. Uyanık geçinen salaklarız ikimiz. Karadenizliyiz. Eskiden daha asabiydim. Büyürken aile içinde 'Karadenizliler böyledir işte' filan dedikleri için etki altında kalmış olabilirim. Babam da böyleydi.-

- Anne çok zarif ama...
- Zarafetle asabiyeti karıştırmayalım lütfen. Babam da zarifti.

Beni Brezilya tipi kadınlar cezbediyor'

- Erkek evlat sahibi olmak sizde ne yaratıyor?
- Çok güzel bir duygu. Oğlumun adını Hüseyin Kaya koyacağım ve vasiyet edeceğim ki, onun da oğlu olursa, aynı ismi koysun. Babama karşı özel bir aşkım vardı, karşılıklı. Ona aşırı düşkündüm. O göremedi, ama hiç olmazsa oğlumun ismini Kaya koyacağım.

- Feraye sıkı bir erkek evlat yetiştirebilecek gibi mi? Tahmin edebiliyor musunuz?
- Valla yetiştirecek gibi. Yetiştiremezse de, biz yetiştiririz. Çocuğu doğuruyorsa, iyiliğini düşünmesi lazım. Ayrıca iyi yetiştirecek kadar da kaliteli bir insan. O konuda bir şüphem yok yani.

- Güzel kadın nedir sizin için?
- Beraber olduğum kadınlara bakın. Bir iki tanesi haricinde hepsi Türkiye'nin en güzel kadınları. İnsan hayatında böyle bir iki tane olabilir tabii. Benim güzel anlayışım değişiktir. Mesela Hülya benim tipim bir kadın değildi, ama bir anda âşık olduk birbirimize. Bana deseler ki '100 tane kadın arasından Hülya Avşar senin', 'Yok benim tipim değil' derim. Benim tipim daha ince, esmer, uzun boylu, daha zayıf insanlar. Belki de sarışın olduğum için Brezilya tipi kadınlar veya İspanyol tipi daha çok cezbediyor beni.

- Yüz güzelliği aramaz mısınız?
- İlla Hülya gibi mükemmel bir yüzü aramam. Zaten aranmaz. Denk gelir. Ben buna inanıyorum. Bir kediler sahibini bulur, bir de ilişkide insanlar birbirini. Tesadüfler sizi bir araya getirir. Kimse isteyerek aşık olmaz.

'Kadınlar da seks düşkünü'

- Ali Güven'in Hülya Avşar'la ilişkide olduğundan emin gibi konuştunuz, neden?
- Anlamadım. Ali Güven ile ilişkisi yok muymuş?

- Aslını bilmiyor musunuz?
- Bilmiyorum. Sormadım bile. Beni ilgilendirmez ki. Hülya bekâr bir kadın, ben bekâr bir adamım. Ancak ben beraber olduğu ya da beraber olduğunu söylediği insan ile ilgili bazı duyumlar almışsam, onu kendisi ile paylaşırım. Bunu benden istemeyin, çünkü kamuoyu ile paylaşamam. 'Dikkat et, bak bu adam için böyle böyle konuşuluyor' derim.

- Sizce erkekler için neden poligamik, kadınlar monogamik diyorlar?
- Onu siz nereden çıkardınız ki?

- Öyle denir ya.
- Olur mu, peki bu kadar erkek kimle aldatıyor eşini. Bir kadınla aldatıyor.

- Ama bir erkekle birlikte olan kadın...
- Nereden biliyorsunuz?.. Yani yanlış anlamasın, Hülya için konuşmuyorum, genel olarak konuşuyorum. Hülya beni aldattı diye bir şey asla söylemem öyle bir şey yok zaten. Ama kadınlar da, erkekler kadar sekse düşkün. Mümkün değil aksi olması.

- Siz kendi düşkünlüğünüzü kabul ediyorsunuz o halde.
- Neden olmasın, sağlıklı her insan düşkündür.

- Hayatınızda nereye oturtuyorsunuz seksi? Hani enerjileri hesaplasak, ilk başta seks mi gelir?
- Yo. Benim en çok istediğim şey öncelikle çocuğumun mutlu olmasıdır, kendi işimin gücümün düzgün olmasıdır, ki ben güçlü olayım, sağlıklı olayım. Onlara güzel bir hayat sağlayayım. Ben de istediğim gibi bir hayat yaşayayım.
ŞEBNEM İYİNAM
Yayın Tarihi : 30 Temmuz 2006 Pazar 05:29:20


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?