Kendinie has tavrı olan ve magazin basınının duayeni Aykut Işıklar, yine dobra dobra yazdı... Sahne, müzik ve film sektörünü irdeleyen Işıklar, klasik piyano virtiyözü Fazıl Say'ın Hande Ataizi ile olan ilişkisini, "Fazıl Say yoldan çıktı" şeklinde yorumladı, Işıklar, Fazıl Say'ın ruhunun arabest olduğunu ileri sürdü... Işıklar'ın "2006'dan daha kötüsü olamaz" yazısını aynen alıntılıyarak yayınlıyoruz...
Şöyle bir düşünün... 2006 yılında en çok izlenen TV dizilerinde başrol oynayan yıldızları, onlar kadar ünlü yapımcılarını ve yönetmenleri...
Sonra çevirin başınızı, aynı kişilerin sinema maceralarına bakın. Milyonlarca gencin yaşadığı Türkiye'nin genç pop yıldızlarını gözünüzün önüne getirin. 30 yıllık pop starlarını, kralları ve kraliçeleri... Hatta hatta işi daha da uzatın klasik müzikle, opera veya bale ile ilgilenen sanatçıları düşünün. Neler geliyor gözünüzün önüne... Siz düşünmeden ben hemen yazayım; çoğu seviyesiz sanat (!)çalışmaları, tartışmalar, dedikodular, kavgalar, kıskançlıklar ve ancak ilkel ülkelerde rastlanan basit aşk maceraları. Otomobilde yönetmeni ile öpüşen milyonların sevgilisi TV yıldızı, yapımcının metresi pop şarkıcısı, iş adamına ev aldıran şarkıcı gibi... O kadar alaturka ve basit ilişkiler ki... Yalan mı? Öyleyse hafızanızı zorlayıp, hatırlayalım.
Sadece birkaç müzik albümünün satışı 300-400 bin oldu. 70 milyonluk bir ülkede bu sayı çok komiktir. Korsan, telif, çalma çırpma anladım ama bunun nedeni 'kendini tekrar'dır. Bir şarkı beğenildi mi, ardından on şarkıcı ona benzer şarkı le TV'lerde tepiniyor. Delikanlıların nedir şu hali? Hepsi hâlâ 'Tarkan' özentisi. 'Tarkan' emekli olup Türk Sanat Müziği'ne döndü. Bizim delikanlılar hâlâ Tarkan gibi kıç kıvırıyor. En büyük arabeskçilerin bile albümleri satılmadı. Hele genç umutlar tamamen resmen rezil oldu. Yapımcıların çoğu iflas etti. Çok ünlü diye albüm yapılan şarkıcıları saymıyorum. Çoğu 10-15 bin adet satıldı. Bu yüzden diyorum ki müzik dünyası çok kötü bir yıl geçirdi. Kişisel düşüncem şu, geçen yıl 'Mahsun Kırmızıgül', 'Kenan Doğulu', 'Özcan Deniz' ve 'Serdar Ortaç'ın albümleri başarılı idi. Gençler arasında da 'Kutsi' ve ''Bengü' gibi birkaç genç gerçek yorumcu var. Diğerleri sadece 'bayan bacak'... 2006 yılında müzikten daha çok 'Gülşen'in yapımcısı 'Erol Köse' ve bir gazeteci ağabeyi ile olan aşkını çok okuduk-izledik. Pardon bir de elde 'Neco' olayı var... Sanki Neco ilk kez başkasına âşık olmuş gibi günlerdir okuyoruz. 33 yıllık yuvasını aşkı uğruna terk etmiş falan filan. Ne malum belki karısı eve almıyordu. Genç umut diye halka yutturulan 'Hande Yener, Burcu Güneş, Petek Dinçöz, Demet Akalın' gibi kadınların en az 10 yıldır o alemde dolaştığını biliyorsunuz. Moda işi bitince teker teker şarkıcı olan mankenler ise medyanın ekmeği oldu. Hep onları yazdılar, bize de konuşmak düştü. Bakalım hangisi 2007 yılında da şarkıcı olarak ayakta kalacak? Bence çoğu ya evlenecek ya da geldiği yere geri dönecek. Sonuçta 2007 yılı için 'İnşallah şu korsan işi biter, insanlar ellerini cebine sokar ve farklı müzikten oluşan albümlere para verir. Yoksa albüm işi bitiyor. Yeni şarkı dinleyemeyeceğiz' diyoruz.
Peki müzikte canlı performans işi ne alemde... O daha da kötü. Koca İstanbul'da bir yıl içinde kaç konser düzenlendi bir araştırın. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu, Kuruçeşme Arena, Yedikule Zindanları derken toplam en fazla 50 konser... Bu kadar çok şarkıcının olduğu bir ülkeye yakışıyor mu? Pek çok şarkıcı 2006 yılında seyircinin gözüne bakıp şarkı söyleme zevkini bile yaşayamadı. Küçücük barlarda elinde gitarı veya udu ile müzik yapan, buna karşılık 100 milyon lira yövmiye alabilenlerin ülkesi olduk. Büyük starlar da 'Günay' gibi yerlerde para almadan çalışıyorlar. Sırf hava yürüsün diye...
Türk Sineması canlandı, patladı diyorlar. Sorarım size 2006 yılında kaç film büyük para kazandı. En fazla 5 film... GORA, Babam ve Oğlum gibi birkaç filmde olmasa... Diğerleri ise hep zarar etti. Etmeye de devam ediyorlar. Şu sıralar 'Dondurmam Gaymak' ve 'Beynelminel' gişe endişesi taşımıyor. Vizyona giren diğer yeni filmler merak içinde.
Popüler sanatların büyülü havası klasik sanatçıları da etkilemiş olacak ki şu günlerde dünyaca ünlü piyanist Fazlı Say da yoldan çıktı. Ama ben bu delikanlı için daha ilk gün yazmıştım. Bu çocuk klasik müzikle uğraşıyor ama ruhu arabesk. Yoksa böyle kavgalar çıkaran, küçücük bahaneler ile konseri yarım bırakmazdı. Hele Hande Ataizi'nin peşinde dolaşırken bu kadar sarhoş oluyorsa... O zaman rockçı Teoman'a neden kızıyorsunuz.
İnşallah, kendinden 10 yaş küçük erkekler ile kameralara poz veren ama bunu yaparken 'Ben devrimciyim. Şu hareketim kadınlara örnek olsun' deme cesaretini kendinde bulabilen sahne sanatçılar, her hafta başka bir erkekle dolaşan sonra uygunsuz halleri bütün internet sitelerinde dolaşırken ağlayanlar, sevgilisinin mahrem sahnelerini Türkiye'ye gösteren delikanlılar, evli yapımcısına âşık olan genç şarkıcılar, 'Evli kadınlarımız aldatılmaya mahkûmdur' derken sık sık aldatılanlar, akla gelen her türlü ahlaksızlığı yapıp sonra mahkeme kapılarında ağlayanlar, mankenim diye geçinip iğrenç işler yapanların gazetelerin sayfalarında daha az görüldüğü bir yıl yaşarız. O kişilerin kendi aralarındaki pislikleri TV'lerde daha az görürüz.
Aykut Işıklar/Akşam
Yayın Tarihi :
31 Aralık 2006 Pazar 22:57:21