19
Mart
2026
Perşembe
MAGAZİN

Kürt kızı Hande

Çekimleri süren “Güneş’i Gördüm”de oynayan Hande Subaşı’na göre filmi izleyen kimse, “Bu kız Türkiye Güzeli” diyemeyecek

DÖRT yıl önce Türkiye Güzeli seçildikten sonra podyum dünyasına adım atan Hande Subaşı, modelliğin ve mankenliğin dışında son yıllarda oyunculuk, sunuculuk ve şarkıcılık yeteneğiyle de adından söz ettiriyor. TRT’de “Sen Türkülerini Söyle” yarışmasını sunan, aynı zamanda Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filminde köylü kızını canlandıran Hande Subaşı, “Bambaşka görecekleri kesin. Ben zannetmiyorum ki, izleyen ‘Bu 2005 Türkiye güzeli Hande Subaşı’ desin. Mutluyum, çünkü bu tür rollerde ‘Türkiye Güzeli’ imajından sıyrılmak çok önemli bir şey. Ondan sıyrılabildiğim için mutluyum” dedi.


Karadeniz, Rumeli kızıydım şimdi de Kürt kızıyım


Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filminde rol alan Hande Subaşı, “Ben ilk olarak ‘Kuş Dili’ dizisinde oynadım. Orada Karadenizliydim, sonra ‘Adak’ta Ürgüp’de İç Anadolu kızıydım. ‘Elveda Rumeli’de Rumeli kızı oldum. Şimdi de Kürt kızıyım... Her yöreden her çeşit rolü seviyorum” diyor


Dört yıl önce Türkiye Güzeli seçildikten sonra podyum dünyasına adım atan Hande Subaşı, modelliğin ve mankenliğin dışında son yıllarda oyunculuk, sunuculuk ve şarkıcılık yeteneğiyle de adından söz ettiriyor. Geçen yıl katıldığı “Şarkı Söylemek Lazım” yarışmasının ardından albüm teklifleri aldığını söyleyen Subaşı, bu konuda aceleci olmak yerine beklemeyi tercih ediyor. Subaşı, bugünlerde bir yandan TRT’de “Sen Türkülerini Söyle” yarışmasını sunuyor, bir yandan da Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filminde bir Kürt kızını canlandırıyor. Ünlü modacıların da vazgeçilmez modelleri arasında yer alan Subaşı ile marka yüzü olduğu Dilek Hanif’in Nişantaşı’ndaki atölyesinde konuştuk.


Dilek Hanif, sizi çok zarif ve markasının yüzüne uygun bir manken olarak tanımladı, birlikte çalışmaya nasıl başladınız?
Zaten modelliğe başladığımdan beri çalıştığım sayılı isimlerden birisi Dilek Hanım... Tasarım ve koleksiyonlarını beğeniyorum ve beş yıldır çalıştığım bir isim... Bu tür tanıtımlarda birbirimizi yalnız bırakmıyoruz

Diğer modacılarla da çalışıyorsunuz değil mi?
Tabii, hepsinin defilesine çıkıyorum, çalışıyorum

TRT’deki türkü yarışması sunuyorsunuz, teklif nasıl geldi?
Daha önce, özel gecelerin sunumunu yaptım. Bunlar tek gecelik işlerdi bir sürekliliği yoktu. Kanal D’de “Canlı Canlı” magazin programını sundum 18 bölüm kadar... Bu çok daha farklı bir iş... Sürekli olarak canlı yayın ve büyük bir organizasyon... Bu anlamda ilk deneyimim diyebiliriz. Onların daha önceden kafalarından ismim geçiyormuş kanalın duruşuna uyduğumu düşündükleri için teklif getirdiler.

Türkülerle sizin aranız nasıl?
Türk Halk Müziği’ni, Türk Sanat Müziği’ni inanılmaz severek dinliyorum ve söylüyorum da... O yüzden format çok önemli ama kanal öncelikte daha önemliydi. Kanala baktıktan sonra da hiçbir kuşkum olmadı, düzeyli olacağı konusunda...

“Türkü söylüyorum” dediniz, bu arkadaşlarınız arasında mı yoksa başka bir şekilde mi gerçekleşiyor?
Arkadaş arasında ve aile içinde de söylüyorum. Kaldı ki, iki sene önce “Şarkı Söylemek Lazım” programında da söylemiştim. Yani konuk olarak katıldığım programlarda da dilerlerse kırmıyorum ya da benim arkadaşlarımın sahne aldığı yerlere eğlenmeye gittiğimde davet ettiklerinde de... Profesyonel anlamda değil.

Peki hiç teklif almıyor musunuz?
Tabii teklifler oldu. Özellikle yarışma döneminde ama ben başka şeylere yönelmiş durumdayım. Oyunculuğun üzerine eğilmek istiyorum şu anda, televizyonda çalışıyorum. Hande Subaşı olarak müzikte kendimi doğru ifade edeceğime uygun bir teklif olursa ancak değerlendirebilirim.

“Güneşi Gördüm”ün çekimlerinde karşılaştığınız zorluklar neler oldu?
Her proje büyük zorluklarla çekiliyor bunu biliyoruz aslında. Bu da zorlu çekimlerden biri oldu. Çok özenilerek yapılan bir iş ve bir kısmı Doğu’da çekildiği için oranın şartları daha zor, doğa şartları ve hava nedeniyle zorlandık. O zor şartların içinde oyuncular, çalışanlar için her türlü yardım sağlandı, orada rahat olmamız için tüm olanaklar var.

Bu konuda “Elveda Rumeli” setinden de tecrübeli olduğunuzu söyleyebilir miyiz?
Ben ilk olarak “Kuş Dili” dizisiyle başladım. Orada Karadenizliydim sonra Ürgüp’te çekilen “Adak”ta İç Anadolu kızıydım. Üçüncüsü olan “Elveda Rumeli”de ise Rumeli kızı oldum. Şimdi de tam bir Kürt kızıyım. Ben her yöreden her çeşit rolü seviyorum.

Oradaki kadınların karşılaştığı zorluklar neler?
Aslına bu konu çok derin... Sırf kadınlar zorluk yaşıyor diyemem ama özellikle kadınlar ve çocuklar diyebilirim. En çok dikkatimi çeken çocuklar ve bu konu çok dokunaklı oluyor. Çok üzülüyorsunuz, o çocukları o imkânsızlık şartlarında gördüğünüzde... Onlar hayatlarını orada yürütmeye çalışıyor ama kendimizle kıyasla-dığımızda yaşam şartları bir kere çok zor... Kendilerine has özel bir zamanları olamıyor. Orada kadınlar kendilerini düşünemiyor, eşleri ve bir sürü çocukları var. Bir yandan tarlada, orada burada çalışıyorlar. Bizim inandığımız kadına verilmesi gereken değer maalesef verilemiyor.

Oradaki insanlarla konuştunuz, sizden neler istediler ya da ne tepki verdiler?
İstekleri falan olmadı. Bir çoğu çekimleri gördü ama filmi izleme olanakları bile olmayabilir.


Bambaşka bir Hande görecekler

Projeyi kabul etmenizdeki etken ne oldu?
Bir kere Mahsun Kırmızıgül, özellikle “Beyaz Melek” filminden dolayı beğendiğim bir isim, başarılı bir iş çıkaracağına inandım. Öncelikle ona ve hikâyeye inandım. Kesinlikle oyuncu kadrosu filmin kalitesini daha da yükseltti diyebilirim. Benim için önemli isimler, birlikte olmaktan gurur duyacağım isimler...

Hayranlarınız filmde nasıl bir Hande Subaşı görecek?
Bambaşka görecekleri kesin. Ben zannetmiyorum ki, izleyen “Bu 2005 Türkiye güzeli Hande Subaşı” desin. Mutluyum, çünkü bu tür rollerde ondan sıyrılmak çok önemli bir şey. Şehirli bir kadını oynadığınızda bu bir avantaj olabilir ama bazı durumlarda modern ve ya güzel olmak çok avantajlı olmuyor. Konuşması, görüntüsüyle ve tipiyle tam rolünü yansıtıyor. Hande Subaşı değil yani. Ondan sıyrılabildiğim için mutluyum.

Nişanlınız Can Özgen’le evlilik planınız var mı?
Yok.

Kariyer yüzünden mi yoksa şartlar mı?
Kariyer yüzünden de şartlardan da olabilir. Ben düşünmüyorum.

Milliyet
Yayın Tarihi : 15 Aralık 2008 Pazartesi 13:50:17


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?