20
Mart
2026
Cuma
SAĞLIK

DOMUZ GRİBİ KORKU TİCARETİNİN SON İCADI MI?

Geçtiğimiz yıl ortaya çıkan domuz gribinin etkileri sanılanın aksine düşük seviyede kaldı.

En son Harvard Üniversitesi uzmanlarının Amerika Birleşik Devletleri'ndeki domuz gribi kaynaklı ölümleri incelemesi ve "Etkisi mevsimsel gripten daha az." açıklamaları dikkat çekerken, Harvardlı araştırmacıların "Bu durumu en baştan öngörebilseydik gereksiz aşı kampanyaları gerçekleşmezdi." yönünde bir kanaat bildirmesi 'Acaba aşı konusu abartıldı mı?' sorusunu gündeme getirdi.

Başta Fransa ve İtalya olmak üzere birçok ülkenin aşı sözleşmelerini iptal etmeye başlaması ve elde kalan aşıları başka ülkelere satma girişimleri bir zamanlar tavan yapan domuz gribi efsanesini bitirdi. Salgına her şekilde hazırlanan Türkiye'de de kafalar karışık. Bir kesim domuz gribinin 'kara ticaretin ürünü' olduğunu ve kazanan tarafın aşı firmaları olduğunu savunurken, diğer bir kesim "Türkiye doğru olanı yaptı. Bu aşıları almasaydı bu sefer farklı senaryolar ortaya konulurdu." açıklamasını yapıyor.

Peki dünyada günde üç bin kişinin sıtmadan ölmesi, yılda 300 bin kişinin normal gripten yaşamını kaybetmesine rağmen domuz gribi neden bu kadar popüler oldu? Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta bu durumu, "Domuz gribi korku ticaretinin ürünü. Sayın H1N1 virüsüne Nobel Ekonomi Ödülü verilsin." ifadeleriyle özetliyor. Prof. Dr. Cankut Tolunay ise "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) içinde aşı firmalarına yakın bazı insanların yaptığı lobicilik faaliyetleriyle salgın abartıldı." diyor. Grip döneminde ilaç firmalarının aşıdan antiviral ilaçlara kadar yaklaşık 50 milyar dolar para kazanacak olması da sağlıkla ekonomi arasındaki sıkı bağı gözler önüne seriyor. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre şu ana kadar domuz gribi kaynaklı 12 bin 500 ölüm gerçekleşti.

Türkiye bu zamana kadar 8 milyon aşı aldı

Salgınla birlikte üç firmaya 43 milyon dozluk sipariş veren Türkiye'ye şu ana kadar 8 milyon aşı geldi. Bunun 4 milyonu kullanılırken, 4 milyon doz aşı depolarda bekliyor. Aşının gerekli ilgiyi görmemesinden dolayı siparişin büyük bir kısmı alınmayacak. Önümüzdeki dönemde 2 milyon doz daha aşı Türkiye'ye gelecek. Toplam 10 milyon aşı alınacak. Bu aşıların elde kalması halinde başka aşılarla değiştirilmesi gündemde. Aşıların bir kısmının Filistin'e gönderilmesi de düşünülüyor. Toplam 10 milyon doz aşının Türkiye'ye maliyeti 100 milyon TL'yi geçecek. Sağlık Bakanlığı bu yıl domuz gribi aşıları dışında kalan aşılama çalışmaları için 350 milyon TL bütçe ayırdı.


Salgın abartıldı
Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Cankut Tolunay: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) içinde aşı firmalarına yakın bazı insanların yaptığı lobicilik faaliyetleriyle salgın abartıldı. DSÖ zaten ne olduğu belli olmayan firmalar için çalışan bir örgüt görünümünde. Bu süreçte en çok ilaç firmaları kazandı. Kaybeden ise vatandaşlar oldu. Maalesef Sayın Sağlık Bakanı DSÖ içinde yer alan yerli ve yabancı kişilerin etkisiyle yanıltıldı. Milyonlarca aşı alındı. Bu süreçte abartı, tahlillere de yansıdı. Şu gerçektir ki şu ana kadar tespit edilen domuz gribi vakalarının yüzde 30'u negatif. Bizim hastanede domuz teşhisiyle yatan her 10 hastadan 3'ü negatif çıkıyor.


Aşı hâlâ en güvenilir yöntem
Mehmet Ceyhan: Sağlık Bakanlığı Pandemi İzleme Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: Aşıkonusunda söylenenler maalesef hep abartıldı. Hatta aşının gereksiz olduğu vurgulandı. Alınan aşıların fazla masraf olduğu iddia edildi. Siz arabanıza kasko yaptırıyorsunuz; sonra 'Neden kaza olmadı?' diyor musunuz? Aşı da öyle bir sigorta. Alınmasaydı başka şeyler söylerlerdi. Bu süreçte Türkiye'nin attığı bütün adımlar yerinde. Kaldı ki anlaşmalarla kullanılmayacak aşı geri verilebiliyor. Aşı hâlâ en güvenli koruma yöntemi. Birçok ülke domuz gribinde iki dalga yaşarken, biz hâlâ bir dalga yaşadık. İkinci dalga her zaman mümkün.


Nobel Ekonomi Ödülü verilsin
Ahmet Rasim Küçükusta: Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'ya göre, hastalığın abartılmasının sebebi, aşıyı korku ticaretinin ürünü olarak kullananların maddi hırsları. Küçükusta, "Grip aşısı ve ilacı üreten firmalar, sonbaharla beraber bu virüsün daha büyük salgınlara yol açacağını, bunu önlemenin tek yolunun ise aşı olduğunu beyinlere kazıdı. Sağlık, günümüzün en çok kâr getiren sektörlerinin başında geliyor. Bu işten en kârlı aşı üreten firmalar çıkıyor. Sonra sırayı ilaç endüstrisi alıyor. Tıbbî maske ve özellikle de dezenfektan ve el temizlik ürünleri üreten firmaların da 'Allah, bu H1N1 virüsünden razı olsun.' dediklerini söylememe gerek var mı bilemiyorum. Özel hastanenin hepsi domuz gribi salgını sayesinde hem poliklinik hem yatan hasta sayılarını katbekat artırdı. Sayın H1N1 virüsüne Nobel Ekonomi Ödülü verilsin."

Çağlar Avcı - Zaman
Yayın Tarihi : 10 Ocak 2010 Pazar 20:07:04


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?