30
Ocak
2026
Cuma
SAĞLIK

TIP FAKÜLTELERİ İÇLER ACISI!

'Tuğba ne yazık ki haklı, tıp fakülteleri içler acısı!'

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni dönem birincisi olarak bitiren çiçeği burnunda doktor Tuğba Akın’ın mezuniyet töreninde yaptığı acı itiraf büyük yankı yarattı. Meslek odaları da genç doktorun eleştirilerini doğruladı.

Mezuniyet konuşmasında, internler (stajyer hekim) arasında yapılan bir ankete dikkat çekerek, “Sadece yüzde birimiz anne babamızı tam güvenerek, aynı dönemde mezun olduğumuz hekim arkadaşına emanet ediyor. İnternlerin sadece yüzde 2.8’i gelecekten umutlu” diyen dönem birincisi Tuğba Akın’ın sözlerine meslek odaları ve tıp fakültelerinden de destek geldi. Tıp fakültelerindeki eğitim sisteminin içler acısı olduğunu söyleyen uzmanlar, stajyer hekimlerin de eğitim hastanelerinde yeterince eğitim alamadığını, fakültelerin bütçesinin yeterli olmadığını söyledi. İşte genç doktorun eleştirilerine uzmanların verdiği destek...

Hastaneler yeterli bütçe ayıramıyor

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy: Tıp fakülteleri kriz halinde. Çok ciddi eğitim ve araştırma sorunları yaşanıyor. Genç adayların yakınmaları da ne yazık ki büyük çapta doğru bir durumu yansıtıyor. Pratik eğitim konusunda fakülteler güçlükler yaşıyor, çünkü tıp fakülteleri çok ciddi ekonomik sorun içinde. Eğitime, araştırmaya fon ayıramıyorlar. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’ten tıp fakültelerine finansal destek sağlanamıyor. Hastane olarak fakülteler ne kadar kazanıyorlarsa o kadar eğitime ve bütçe ayrılıyor. Sistem, hastaneleri işletme haline çevirme politikasına bağlanmış durumda. Ayrıca, hükümet sürekli olarak kontenjanların artırılması için talepte bulunuyor. Öğretim üyelerinin bu sistem karmaşası içinde zamanlarının tamamını eğitime ayırmalarına imkan yok. Fakültenin döndürülebilmesi için ekonomik bakımdan daha çok hizmet üretmesi lazım. Fakültelerin esas amacı eğitim-araştırmadır, hizmet sonuncu fonksiyondur. Şimdiki politikalar fakülteleri hizmet üretmeye zorluyor. Tüm bunlar yan yana getirince genç arkadaşların yakınmaları normal.

İş yükü o kadar ağır ki asistan da eziliyor uzman da

Türk Hekimleri Dostluk ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hale Önür: Hakikaten üniversite hastanelerinde iş yükü o kadar arttı ki, parmağı ağrıyan fakülte hastanelerine gidiyor. Dolayısıyla fakülte hastanelerinde müthiş bir iş yükü oluyor. Bu yük en altta internler olmak üzere tepeye kadar herkesi eziyor. Fakülteler günlük sağlık hizmeti için çalışmaz. Üniversitelerin yapması gereken araştırma, bilimsel eğitim ile asistan ve internlerin eğitimidir. Ancak bunlara bu sebepten zaman ve güç kalmıyor. Bunun önlenmesinin tek yolu fakülte hastanelerine, hastaların süzülerek gitmesidir. Gençlerin tıp fakültelerindeki eğitimi de bugün berbat durumdadır. Tıp eğitimi dediğiniz usta çırak işidir. Ben 1983’te ihtisasımı aldığımda yanımızda bir doçent olurdu, biz günlük pratiğimizi o doçentle yapardık. Uzman bile değildi. Bugün bunun olmamasının nedeni sağlık sistemindeki sistemsizliktir.

Bu sorunlar dünyadaki tüm fakültelerde var

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Oktay Eray: Dünyada hiçbir tıp fakültesinden mezun olan bir doktor, aile teslim edilebilecek kadar pratik yapmıyor. Tabii ki eğitimde bazı eksiklikler var. Bunlar genelde üniversitelerin maddi yetersizliklerinden kaynaklanıyor. Bütün üniversitelerde ve bütün bölümlerde durum aynı değil. Kendi bölümümde ben böyle bir eksiklik görmüyorum. Ama tabii ki bazı bölümlerde bu tür sorunlar oluyor. Dünyadaki tıp eğitimine baktığımızda Türkiye ortalamanın üzerinde. Bu konuda Hollanda’dan çok da geride değiliz. Dünyanın her yerinde bu tür eksiklikler, sorunlar var. Türkiye’deki tıp fakültelerinden mezun olan doktorlar, uluslararası sınavlarda başarılı oluyor ve oralarda görevlerini yapıyorlar. Tabii ki Tuğba’nın dedikleri dikkate alınmalıdır. Daha iyi nasıl olur diye düşünülmelidir. Tuğba da sistemin düzeltilmesi, eksikliklerin giderilmesi adına böyle konuşmuştur.

NE DEMİŞTİ?

Doktor arkadaşıma anne babamı teslim etmem!

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni birincilikle bitiren Dr. Tuğba Akın, önceki günkü mezuniyet töreninde sağlık ve eğitim sistemini kıyasıya eleştirmişti: İnternler arasında yaptığımız ankete göre arkadaşlarımızın sadece yüzde 2.8’i gelecekten umutlu. Geri kalan kısım ise meslek yaşantısı ile ilgili beklentilerinin gerçekleşmesi konusunda umutsuz ve karamsar. Hekimlik gibi prestijli bir mesleğe birkaç adım kala hekimlerin karamsar olmasının nedeni çok açık. Çünkü bizler siyasi dengeleri hala oturmamış, sağlık politikalarının sürekli değişiyor olduğu ve hekimine gereken değer ve imkanın verilmediği bir ülkede yaşıyoruz. Anket sorularından biri de şuydu: ’Kendi döneminizden bir hekim arkadaşınıza anne babanızı emanet eder misiniz?’ Çıkan sonuç aslında çok vahim. Sadece yüzde birimiz ailemizi tam güvenerek, aynı dönemde mezun olduğumuz hekim arkadaşına emanet ediyor. Bu fakültenin öncelikli amacı hekim yetiştirmek değil midir? O zaman neden bazı polikliniklerde hiç hoca görmeden, sabahtan akşama kadar sadece asistan hekimlerle hasta bakıyoruz? Neden bazı bölümlerde öğrenci pratiklerini öğretim üyeleri yerine asistanlar yaptırıyor? Bizler burada hastanenin iş yükünü azaltmak için mi varız? Bedava iş gücü olarak mı görülüyoruz?”

Vatan
Yayın Tarihi : 22 Haziran 2009 Pazartesi 14:53:41


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?