Türk Sağlık-Sen, Sağlık Bakanlığı’na görüş bildirmek amacıyla sunduğu “Tam Gün Yasa Tasarısı Taslağı"na ilişkin raporunda, taslağın yasalaşması halinde, kamudan özel sektöre yoğun bir doktor akışının olacağı savunuldu
Türk Sağlık-Sen, Sağlık Bakanlığı’na görüş bildirmek amacıyla sunduğu “Tam Gün Yasa Tasarısı Taslağı"na ilişkin raporunda, daha önce hekimlik yapabilmek için aranan “Türk olma" şartının yeni düzenlemeyle kaldırılmasına tepki gösterdi. Raporda ayrıca, taslağın yasalaşması halinde, kamudan özel sektöre yoğun bir doktor akışının olacağı da savunuldu.
Türk Sağlık-Sen’in, Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği “Tam Gün" raporunda getirilen düzenlemelerde sağlık personelini bir bütün olarak değerlendirilmediği ifade edildi. Türkiye’de hekimlik yapabilmek için mevcut kanunda yer alan “Türk olma" şartının yeni düzenleme ile kaldırıldığına dikkat çekilen raporda, hem Türkiye’deki tıp fakültelerinden mezun olmuş yabancı uyrukluların hem de yurt dışında faaliyet gösteren ve YÖK tarafından denkliği onaylanmış tıp fakültelerinden mezun olan yabancı uyruklularının Türkiye’de hekimlik mesleğini icra edebilmelerinin önünün açıldığı bildirildi.
Yabancı doktor uygulaması olarak bilinen bu uygulamanın Türkiye’deki hekim açığına bir çözüm oluşturmayacağının savunulduğu raporda, “Ülkemizdeki doktor açığı ancak, ülkemizin şartları göz önüne alınarak YÖK ile işbirliği halinde yapılacak çalışmalarla giderilebilecektir. Bunun için de öncelikle tıp fakültelerinin kontenjanları arttırılmalıdır. Buna ilave olarak Türkiye’deki tıp fakültelerinden mezun olan yabancılara Türkiye’de hekimlik yapma olanağının sağlanması fayda sağlayacaktır. Ayrıca yurt dışında okuyan Tıp öğrenimi gören Türk öğrencilerinin gittiği okulların büyük bir bölümüne de YÖK tarafından denklik verilmemektedir. YÖK’ün denkliği aradığı kıstaslarda herhangi bir değişiklik olmazsa bu vatandaşlarımızın da ülkemizde doktorluk yapmalarına imkan yoktur" denildi.
18 bin hekim özele geçebilir
Raporda, özellikle öğretim üyeleri için getirilen şartlar dikkate alındığında üniversitelerden özel sektöre doğru bir kopma olabileceği belirtilerek, yasayla hekimlerin yarı zamanlı çalışmalarına ciddi kısıtlamalar getirildiği ifade edildi. “Tam Gün"le birlikte özel sektöre yoğun bir geçişin olabileceğinin savunulduğu raporda Türk Sağlık-Sen şu görüşleri bildirdi:
“Hekimlere, kamu kurum veya kuruluşları, Sosyal Güvenlik kurumu ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik kurumu ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile serbest meslek icrası olmak üzere üç çalışma seçeneğinden birini tercih etmeleri istenmiştir. Bugün Sağlık Bakanlığında bir doktorun aldığı maaşın neredeyse 3 katı veren özel hastaneler olduğu dikkate alınırsa SGK ile anlaşması olan hastanelere kamudan bir geçiş söz konusu olacaktır. Kamuda yarı zamanlı olarak görev yapan 8 bine yakın uzman doktor ve 10 bin pratisyen hekiminden özel sektöre ciddi geçişler olabilecektir. Hekimlerin kamu hastanelerinde tam gün çalışması doğru ve gerekli bir uygulamadır. Fakat yukarıda da nedenleri ile ifade ettiğimiz gibi bu şartlar altında kamudan özele bir hekim geçişi yaşanacaktır. Hekimleri kamuda tutmaya sağlayacak iyileştirmeler ve önlemler ortaya konulmadan hekimleri bir tercihe zorlamak kamunun sağlık hizmetini yürütmesinde ciddi aksaklıklara yol açacaktır"
Asker ve sivil hekim ayrımı gözetilmemeli
Türk Sağlık-Sen “Tam Günö raporunda, düzenleme ile Türk silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan tabip, diş tabibi ve uzman tabipler çalışma saatleri dışında meslek ve sanatlarını serbest olarak icra edebilmelerine imkan sağlandığını hatırlatarak “Böylelikle askeri hekimler ile sağlık Bakanlığı’nda görev yapan hekimlerin maaşlarındaki dengesizlik, askeri hekimlere yarı zamanlı çalışma imkanı verilerek aşılmaya çalışılmıştır. Oysaki tüm kamuda görev yapan hekimlerin farklı kurumlarda görev yapsalar bile aynı mali ve sosyal haklara tabi olması gerekmektedir. Ancak böyle bir eşitlik sağlanabilecek bir kurumun diğerinden üstünlüğü veya tercih edilmesi açısından ciddi farklılıkları olmasının önüne geçilebilecektir" dedi.
Radyoloji çalışanları büyük tehdit altında
Düzenleme ile radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personel için haftalık çalışma saatinin 40 saate çıkarılmasının yanlışlığına işaret edilen raporda, “Bu kişilerin çalışma şartları, yüksek dozda radyasyona maruz kalmaları halinde alınacak önlemler yönetmelikle düzenlenecektir. Bu değişiklik her şeyden önce hukuka uygun değildir" denildi
radyoloji çalısanı olarak;örneğin,iki üç kat yukarda çalışan bir hekim aldıgı dozdan korkup tavanı bıle kursun kaplayalım derse (ki alakası yok dozla) süreklı calısmamazı istemelerı ,çalışma saatlerını 40 saate cıkarmaları , şua izinlerının azaltılması vs vs ya bunlar bişi bılmeyıp kafalarına göre kulaktan dolma kanunlar cıkartıyorlar ya da cıkartmaya calısyorlar ...yada radyoloji de calışanları bugune kadar hiiç dınlememısler .sadece radyoloji uzmanlarını masa basında bi kac bişi sormuslar (uzmanlar cekime girmıyorlar )...zaten tam gun yasası özele ragbetı tam arttırıp eleman eksıklıgını bahane gösterıp tüm hastaneleri özellestırmede amaç...yenı hekımlerımız zaten puan usulu döner sermaye aldıklarından bılgısayar basından sadece ılac yazmaya gelen hastalara mudahele gırebılmeyı ogrenmısler(mudahale ıslemlerı döner sermayeden puanı yuksek :) )yanı saglık camıası bu gıdısle hıpokratdan deıl tayyip erdogan yemınıne ve recep akdağ ın keyfıne göre hareket edılecek ...ne yazık...!!!Kul Hakkını BIlıyorlarsa Hakkımı Helal Etmıyorum ...VE radyoloji teknıkeri arkadaslarıma SAbır Diliyorum ,,,Selamlar