19
Mart
2026
Perşembe
SİYASET

AKP'li Böhürler isyan etti

AK Parti MKYK üyesi Ayşe Böhürler, Gül’ün adaylığına yaklaşımı nedeniyle Müslüman ve dinci kesimin erkeklerinden gördüğü tepkiyi ve uğradığı haksızlıkları yazdı; “İnsana ‘Benim burada ne işim var’ diye sordurtuyor, mahalle ahlakını sorgulatıyor'' dedi.

AK Parti’nin en üst karar organı MKYK’nın üyesi Ayşe Böhürler, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığına yaklaşımı nedeniyle “kendi mahallesindeki erkekçi siyaset''in gösterdiği tepkiye isyan etti. ‘Dinci’ kesimden “Sürtük'' diye tepki gösterenler bile olduğunu belirten Böhürler, oysa toplantılarda Gül’ün cumhurbaşkanlığını desteklediğini söylediğini belirtti; “Velev ki karşı çıksaydım, kimbilir başıma neler gelirdi'' dedi.

Haberin devamı Böhürler, “Yetti gari'' dedirten tepkilerin, “sadece koroya dahil olmadığı, cumhurbaşkanlığının gerilim konusu yapılmamasını söylediği'' için geldiğini söyledi; “Başka bir bakış açısı ile konuya baksak'' mırıldanmalarında bile çıldırabiliyorlar olmaları insanı ürkütüyor'' dedi.

AK Parti MKYK üyesi Böhürler’in Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde “Ar’af'' başlıklığıyla kaleme aldığı bugünkü yazısı, “İncinmek ve incitilmek ince bir ayardır aslında'' diye başlıyor. Böhürler, “başına gelenleri'' şöyle ifade etti:

KİMLERLE YAN YANA DURUYORUM?
Tek sesli bir koroya dahil olmak istemezseniz tepkilere hazır olmalısınız. Öncelikle kendi mahallenizden gelir suçlamalar.
“Niye bizim gibi düşünmüyorsun'' soruları, sürüye boyun eğmek zorundasın yaklaşımı imani bir sorgulamaya bile dönüşebilir çoğu zaman. “Yoksa sen de mi onlar gibi oldun, davayı satıyorsun?'' “Hangi dava ne davası, fanatik mahalleli olmak zorunda mıyım, ne fısatları değerlendirmek ne de yıldızların yükselişini yakalamak ne de siyasi arenada şahsi ikballer gibi bir derdim var'' demeye kalmadan mahalleli kıyıcılığı “kimlerle yanyana duruyorum, burada ne işim var'' sorusunu sordurur insana...

VE EN ACIMASIZ TEPKİ: SÜRTÜK!
Allahtan inanç dünyamın şekilenmesinde insanlar değil İslami öğretiler etkili oldu!
“Size oy vermek için 2000 euro harcadık'' diyen Almancılar...
“Size bunun için mi oy verdim hem de sizin ikiyüzlü olduğunuzu düşünürken'' diyen MHP’liler...
“Müslümanların başa geçmesini istemiyor musun'', “Bizi içimizden mi vuruyorsun'', “Başörtüsünü çıkarın, niçin kullanıyorsun'' ve en acımasızı da “Sen Gül’ün niye cumhurbaşkanı olmasını istemiyorsun sürtük'' diyen dinciler... Dinciler diyorum çünkü Müslüman ahlakını benimsemeden dindarlık iddiasında olanlarla da, bir kadına sadece siyasi alanda farklı fikirlerin tartışılabilir olmasını seslendirdi diye hakaret edebilenlerle de bir kardeşlik hukukumuzun olmadığını düşünüyorum.

ÇILDIRABİLİYOR OLMALARI ÜRKÜTÜYOR
Bir de tabii ne demeye çalıştığımı anlamayıp tepki verenler “Biz onu hiç öyle bilmiyorduk, çok kırıldık'' diyenler, mimleyenler hatta fişleyenler... İşlerine geldiği yerde “Ne güzel temsil ettin başörtülüleri'' diyenlerin “Başka bir bakış açısı ile konuya baksak'' mırıldanmalarında bile çıldırabiliyorlar olmaları insanı ürkütüyor. Üstelik sorgulamayı her alanda olduğu gibi siyaset içinde önemseyen birisi olarak müteaddit defalar dile getirdiğim farklı, muhalif fikirlere destek çıkanların tutumlarını da yadırgıyorum. Hem de zaten ikbal, statü, mevki derdinde ve görünümünde olmadığım ortada iken!

MAHALLE AHLAKINI SORGULATIYOR
Tüm bunlar koroya dahil olmadım ve cumhurbaşkanlığı tartışmalarını gerilim konusu yapmadan çözme alternatifleri bulunabilir mi dediğim için. Dediğim de tam da budur. Yoksa Sayın Gül’ün cumhurbaşkanlığına karşı çıkmak değil/ velev ki çıkmış olsaydım kimbilir başıma neler gelirdi kimbilir mürtedlikle bile suçlanabilirdim/. Üstelik bu konuda katıldığım siyasi toplantılarda da kesinlikle Sayın Gül’ün cumhurbaşkanı olması gerektiği konusunda görüş bildiren birisi olarak haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.
Hiçbir şey talep etmeden yürüttüğüm siyaset tarzı içinde, başörtüsünün sözkonusu olduğu her yerde “Aman kimseye zarar vermeyelim'' anlayışı içindeyken gördüğümüz destek bu sefer nedense tam tersi bir şekle büründü. Haksız tepkiler insana mahalle ahlakını sorgulatıyor ne yazık ki...

TESETTÜRLÜ KADININ GÜNCESİ
Böhürler yazısının son bölümünde, Nihal Bengisu Karaca’nın Radikal gazetesinde yazdığı “Tesettürlü bir kadının deniz güncesi'' yazısının, Hürriyet gazetesinde “hafifletilmesi''ne değiniyor ve yazısını şöyle noktalıyor: Anadolu muhafazakarlığı da elit Türklerin buyurgan öğretileri de kadınlara dar ediyor dünyayı... “Yetti gari'' dedirttiği gibi sorguladığımız alanları da arttırıyor... Vurun abalıya modelinde başörtülüler, akıl dışı hukuki yasakların yanında bir de sürekli olarak iki mahallenin görünmeyen yasakları ve engelleri ile karşılaşıyorlar. Herkesin gücü kadınlara yetiyor. Artık direniş sathı görünmeyen engeller ve yasaklar ile özel alanı da kamusal alanı da kapsıyor. Yoksa modern dünyada makam-mevkii, para, hırs derken erkeklerin dünyasında kendine yer bulamayan yiğitlik vasıfları kadınlarda mı tecelli ediyor?

Keşke bizim duygularımızın ve aklımızın kesiştiği yer karşı tarafın duyguları ve aklıyla kesişse. Keşke bunları konuşmasak! Evlilikte de siyasette de… Her şeyi galibiyet ve yenilgi gibi algılamayı bir tarafa bırakıp uzun vadeli değerlendirmeler yapsak, tartışmalı zaferler yerine uzun vadeli faydalalara tercih etsek.

Kalbim rasyonel davranmak gerektiğini söylüyor bunu söylerken de kimseye haksızlık yaptığımı düşünmüyorum. Taraftar değilim siyasi kulislerin duygularla yapılmasına karşıyım. Siyasetin en yüksek aklı gerektirdiğine inananlardanım. Elbette bu tutum karşılıklı olmalı, ama bazen bu mümkün olamıyor. Karşımızda aşacağımız somut bir duvar yok, soyut algılar, yanlış yargılar, duygusal içerikli tepkiler var. Biz bu mücadeleden ancak duygusal içerikli tepkilere akılcı cevaplar vererek galip ayrılabiliriz. Aksi takdirde kazandığımızı zannettiğimiz yerde kaybetme riskini göğüslememiz gerekir.''

Milliyet internet
Yayın Tarihi : 25 Ağustos 2007 Cumartesi 15:24:20


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Süreyya Türker IP: 84.167.242.xxx Tarih : 25.08.2007 20:26:15
sayin Böhürler... isyan etmeyin size cirkin uzanan diller aslinda kendi kendilerini halkin önünde kücük dücürüyorlar ama farkinda degiler. ikincisi size hakaretce davranan erkekler benim gözümde müslüman olamzklar.. cünkü bizim kitapimizda kadina sidet yok.. ücüncüsü kadina saldiran erkek erkekliginde sorun yasayan erkektir,,zamanla kadina bulacmakla erkeklik egolarini yenemiyeceklerini ögrenecekler.. ve kadin kadinlarin siyasette bile cogu ben erkegim diyen erkekten daha cok üstün ve zeki oldugunu kabullenecekler... bende modern bir bayanim ve partimizin ege kurucularindan.. erkegin giremedigi yerlere girdim koctum.. ama sonunda kabullenemediler.. ama biz herzaman yine partimize variz..varsin bsöylenip dursunlar onlari kayide almayin..saygilar süreyya.türker