TBMM Başkanı Bülent Arınç, ''bazı çevreler olmadık yorumlar yapmak suretiyle, silahlı kuvvetlerimizi ve yargıyı yıpratmaya çalışıyorlar'' dedi.
Resmi bir ziyaret için Hırvatistan'da bulunan Arınç, Şemdinli iddianamesi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
TBMM Başkanı Arınç, bir kuvvet komutanının veya asker kişilerin, bir dava iddianamesinde adının geçmesinden ve suçlanmış olmalarından büyük bir üzüntü duyduğunu belirterek, ''hayatını yurt savunmasına adamış olan insanların, şu veya bu şekilde suçlanmış olması, en az onlar kadar bizi de üzmektedir" diye konuştu.
İddianamede böyle bir şey söylenmişse veya yazılmışsa bunun gereğinin Genelkurmay Başkanı tarafından yerine getirileceğini ifade eden Arınç, "izin verilip verilmemesi sayın Genelkurmay Başkanı'na ait bir yetkidir. Eminim ki sayın Özkök, bu yetkisini en isabetli bir şekilde kullanacaktır ve kararı ne olursa olsun hepimiz buna saygı duyacağız'' diye konuştu.
"Büyükanıt'ın tavrından gurur duydum"
Kara Kuvvetleri Komutanı Büyükanıt'ın böyle bir durum karşısında bizzat mahkemeye çıkacağını, avukat tutma hakkını kullanmayacağını, kendi savunmasını kendisinin yapacağını ve bundan şeref duyacağını ifade ettiğini öğrendiğini belirten Arınç, ''doğrusu bir askere yakışan da budur. Dolayısıyla bu tavrı sebebiyle gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum'' dedi.
TBMM Başkanı Arınç, ''şimdi hadiseyi bunun dışına taşırarak, hiç de arzu edilmeyen istikamete götürme çabası, Türkiye'nin yararına değildir. Maalesef böyle bir olaydan nemalanmak isteyen bazı çevreler var ve bir taraftan silahlı kuvvetlerimizi, bir taraftan da önemli erkten birisi olan yargının yıpratılmasını istemektedirler" dedi.
"Bu olay siyasi bir rant konusu değildir" diyen Arınç, "bu olay bir iç politika konusu olmamalıdır. Bu olay sebebiyle dahi olsa darbe sözü kesinlikle ağızlara alınmamalıdır" ifadesini kullandı.
"TSK'ya müdahale söz konusu olamaz"
TSK'nın Türkiye'nin en şeffaf kurumlarından birisi olduğunu ve yargı karşısında da bugüne kadar örnek davranışlarda bulunduğunu anlatan Arınç, ''şüphesiz Van Savcısının tanzim ettiği iddianame, hayali sözlere veya delil mahiyetinde sayılamayacak bir kısım unsurlara sahipse hem ceza kanunumuzda, hem ceza yargılaması kanunumuzda bu iddianamenin geçersiz olduğunu veya yetersiz olduğu şeklinde mahkemece verilecek kararın bulunması mümkündür'' dedi.
Arınç, Büyükanıt ile ilgili olarak, ''böyle bir iddianameyi bahane ederek, 'sayın komutanın Genelkurmay Başkanlığı engellenmek isteniyor' iddiasının söz konusu edilmesini de doğrusu çok garip buluyorum'' dedi.
Arınç, ''TSK, kendi sistemi içinde, tayinleri ve terfileri her zaman büyük bir isabetle yapmaktadır. Birtakım olaylar bahane edilerek, bir kuvvet komutanının önünün kesilmesi veya etkilenmesi söz konusu olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Ben olaya soğukkanlı bakmayı, itidalli davranmayı uygun görüyorum" diye konuştu.
Böyle bir olayın Türkiye'nin ya da dünyanın sonu olmadığını belirten Arınç, "bir savcının iddianamesinden bir kıyamet koparmanın gereği yoktur. Yapılması gerekenler yapılır, söylenmesi gerekenler söylenir" dedi.
Büyükanıt hakkındaki suçlama
Van Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı ve dün Van Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt hakkında 'suç işlemek için örgüt kurmak, görevi kötüye kullanmak ve sahte belge düzenlemek' ile 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçlarından soruşturma evrakının Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'na gönderilmek üzere tefrik edildiği belirtildi.
Genelkurmay Askeri Başsavcılığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün soruşturma izni vermesi halinde Büyükanıt hakkında sözü edilen dört suçlamayla ilgili soruşturma başlatacak.
Orgeneral Büyükanıt, Şemdinli'de yakalanan Astsubay Ali Kaya için "kendisini tanırım. İyi çocuktur" demişti.
Şemdinli'de ne olmuştu?
Şemdinli'de 9 kasım 2005'te eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a ait bir kitapçı bombalanmış, bir kişi hayatını kaybetmişti. Bombayı attığı öne sürülen bir kişinin sığındığı otomobil halk tarafından durdurulmuş ve içindeki üç kişi (PKK itirafçısı Veysel Ateş ile astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz) tartaklanarak polise teslim edilmişti.
Aynı gün otomobilde keşif yapan savcı ve CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan'ın üzerine de ateş açılmış, bir kişi de burada ölmüştü. Ateş açan kişinin uzman çavuş Tanju Çavuş, olayda ölen kişinin de Ali Yılmaz olduğu belirlenmişti.
Keşif sırasında arabanın bagajında üç kalaşnikof, el bombaları, resmi evrak ve Hakkari ile ilçelerinin haritası ve bir isim listesi bulundu. Listede bombanın patladığı kitapevinin üzerinin kırmızı kalemle çizildiği belirlendi.
.
Yayın Tarihi :
8 Mart 2006 Çarşamba 16:00:06
Güncelleme :8 Mart 2006 Çarşamba 19:07:15