Devlet Bahçeli, Başkent TV’de katıldığı programda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “CHP-MHP koalisyonundan alerji duyanlar acaba PKK’nın siyasal maşalarıyla AKP’nin birlikteliğine alerji duymayacaklar mı?” dedi.
Bahçeli, seçim sonrası olası bir MHP-CHP koalisyonunun olabileceği senaryolarının hatırlatılması üzerine hedeflerinin tek başına iktidar olmak olduğunu söyledi. Halka tek başına iktidar olmak için giderken kapalı kapılar ardında koalisyon pazarlığı yapmayacaklarını belirten Bahçeli, AKP’nin bu senaryoyla partilileri etkilemeye çalıştığını kaydetti.
Bahçeli, AKP’nin DTP kökenli bağımsız adaylarla bir koalisyon kurmayı düşündüğünü iddia ederek şöyle konuştu:
“AKP’nin PKK’nın siyasallaştırılma sürecinde bir enstrüman olan DTP’nin bağımsız adaylarıyla kendisinin tek başına iktidar olma eksikliğini tamamlayacak örtülü bir koalisyon düşüncesinin bugünden kamufle edebilmek için MHP’yi ve MHP’li insanları tahrik ediyor ki yarın kendisiyle olan koalisyona yönelik eleştirilerin üstünü örtmek istiyor kendi tabanında.”
Bahçeli, Hükümet’in “Barzani ve Öcalan bastonlarına dayanarak” iktidarını devam ettirmek gibi çok büyük bir gafletin içinde olduğunu da öne sürdü.
Bahçeli, “CHP-MHP koalisyonundan alerji duyanlar acaba PKK’nın siyasal maşalarıyla AKP’nin birlikteliğine alerji duymayacaklar mı?” dedi.
Milletvekili aday listelerinin iyi incelenmesi gerektiğini belirten Bahçeli, “AKP’nin 353 milletvekili vardı, büyük bir çoğunluğu listede yer alamadı. Listede yer alanlarla liste dışında bağımsızların birlikteliğini sağlayabilecek ortaklıklar hangi illerde ne şekilde kuruldu?” diye konuştu.
AKP ile DTP kökenli bağımsız adaylar arasında bir ilişkinin olup olmadığının sorulması üzerine Bahçeli, söylediklerinin çok büyük bir iddia anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Bağımsızlarla olabilecek olan gelecekteki birlikteliğin aynı zamanda 353 milletvekilini tekrar yeni seçime hazırlarken devre dışı bıraktığı milletvekillerinin yerine milletvekili olarak koyduklarını incelemeleri lazımdır diye söylüyorum.
İLGİLİ HABERLER
Bahçeli: Ecevit'in yanında kabadayı mı olsaydım?
Devlet Bahçeli, DSP-MHP-ANAP hükümeti sırasında kendisinin Başbakan Bülent Ecevit’in yanında “suskun-puskun, el pençe divan” durduğu eleştirilerini hatırlatarak şu yanıtı verdi:
“Ne yapacaktık sayın Başbakan Ecevit karşısında. Omuzu düşük şekilde yürüyen bir Başbakan Yardımcısı mı olacaktık? Elinde tespih, güvercin taklası atan, bağrı başı açık davranışlarla mı bulunacaktık? Türkün kültüründe, töresinde, İslamiyet’te böyle bir edepsizlik var mı acaba?
Sayın Başbakan (Ecevit) her şeyden evvel Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’dır. İkincisi de Türk siyasi hayatında yer etmiş değerli bir şahsiyettir, üçüncüsü de bizim yaşça büyüğümüzdür. Böyle bir üçleme içerisinde sadece birilerinin kompleksini tatmin etmek için Türk’ün töresini ve edebini yıkarak davranış bozukluğu sergilemek, bizden kimin isteme hakkı vardır? Bu ülkücü hareketi, milliyetçi hareketi bunlar ne zannediyor.”
“Kendilerinin içerisindeki marazlığı MHP’de görmek istiyorlar” diyen Bahçeli, bu oyuna düşmeyeceklerini ifade etti.
Kendilerinin iktidar ortağı olduğu dönemde “PKK lideri Abdullah Öcalan’ı asamadı” diye eleştirildiklerini de söyleyen Bahçeli, bu eleştiriyi yapanların 1984’ten beri Meclis’te bekletilen 57 idam dosyası hakkında hiçbir söz söylemediğini kaydetti.
MHP’nin koalisyon ortağı olduğu zaman, 12 Ocak 2000’de, 7 saat 23 dakika süren bir “liderler zirvesi” yapıldığını hatırlatan Bahçeli, “Şimdiki Başbakan’ın ifadesiyle 7 saat 23 dakika çelik çomak mı oynandı içerde?” dedi. Bahçeli, “Bütün bunlar tartışılmıştır ve sonuç olarak bu Başbakanlık’ta bekletilmesi gerektiği, AİHM’ne başvuru hakkının da kullanılması gerektiği, ihtiyati tedbir kararı alınıncaya kadar da bunun Başbakanlık’ta bekletilmesi gerektiği 3 liderin imzasıyla kamuoyuna da açıklanmıştır. Ama bu arada PKK teröründe aşırı bir artış olur, Türkiye çok büyük bir huzursuzluğa girerse AİHM’nin kararı beklenmeden Meclis’e dosyanın gönderilmesi gerektiği de o metnin içerisinde yer almıştır” diye konuştu.
Bahçeli: Apo'yu neden mi asamadık?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kanal B televizyonunda konuştu. MHP lideri Bahçeli, kendisine sorulan 'Teröristbaşını neden asmadınız' sorusuna bakın ne cevap verdi..
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PETKİM özelleştirmesi ile ilgili olarak, ''Bu özelleştirme kara gölgeler taşımaktadır ve uzun süre tartışılmaya müsaittir'' dedi.
Kanal B Televizyonunda canlı yayınlanan ''Başkent Oturumları'' programında soruları yanıtlayan Bahçeli, PETKİM ihalesi ile ilgili bir soruya, AK Parti iktidarının özelleştirme politikasının iktidarın özelliklerinden biri olan acelecilik politikası ile örtüştüğünü söyledi. Bahçeli, AK Parti iktidarında pek çok özelleştirme yapıldığını ve bu özelleştirmelerin büyük bir kısmının kamuoyunda tartışmaya sebebiyet verdiğini savundu.
Bahçeli şöyle devam etti: ''Şimdi seçime 15 gün var. Türkiye'nin stratejik önem arz eden bir sektörü özelleştiriliyor. Önemli bir milli kuruluşu özelleştirmek için acelece bir davranış içerisine giriliyor. Özelleştirme medya huzurunda kamuoyu bilgilendirilerek yapılıyor. Ama özelleştirme sonucunda hangi kurum özelleştirmede başarı sağlanmış ise o kurum hakkında herhangi bir bilgi bilinmiyor. Ama sonradan bir bakıveriyorsunuz özelleştirmeye talip olmuş olan ve özelleştirme sonucunda PETKİM'e sahip olmuş olan grup içerisinde, Ermeni diasporasının finansmanını organize ettiği iddia edilen bir kişi ortaya çıkıyor. Böyle bir durumda tabii toplumda soru işaretleri beliriyor''
Bu özelleştirme sırasında, ''Hükümet üyelerinin TOKİ açılışları ve mitinglerde yer aldığını ve buralarda vakit harcadığını'' söyleyen Bahçeli, ''Bu özelleştirme kara gölgeler taşımaktadır ve uzun süre tartışılmaya müsaittir'' görüşünü dile getirdi. Bahçeli, 22 Temmuz 2007'de Meclisten farklı bir hükümet çıkması halinde ilk alması gereken tedbirlerden birinin özelleştirme politikasını gözden geçirmek olduğunu ifade etti.
''YENİ TBMM YENİ CUMHURBAŞKANINI SEÇMELİ''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçiminde ''uzlaşma taraftarı olacağını açıkladığı'' belirtilerek yöneltilen soru üzerine Bahçeli, ''22 Temmuz seçimleri sonrasında oluşacak TBMM, yeni Cumhurbaşkanını, yani 11. Cumhurbaşkanını seçmelidir. Ondan sonra da bir inat uğruna hazırlıksız ve tam kurumsallaşmasını tamamlayamamış bir anlayışla meydana getirilmiş olan Anayasa değişikliğini de gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum'' dedi.
Cumhurbaşkanının devlet başkanı olarak halk tarafından seçilmesi fikrini ilk olarak kendilerinin ortaya koyduğunu anlatan Bahçeli, ''Cumhurbaşkanının mevcut Anayasa çerçevesinde demokratik parlamenter rejim içerisinde seçilmesi gerektiğini ifade ediyorum'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı'nın Meclis'ten de, Meclis dışından da olabileceğini belirten Bahçeli, kendisinin Cumhurbaşkanlığını düşünmediğini ve bu konuda herhangi bir teklif de almadığını söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın idamı konusundaki tartışmalarla ilgili olarak, ''MHP, 30 bin insanın cinayetinden sorumlu olan bir kişinin idam edilmesi anlayışına sahiptir, bunu da adaleti dengelemek açısından hak görmektedir. Ama şartların ne getirdiğini de dikkate alarak hareket etmek lazım. Anayasayı değiştirecek bir iktidar muktedirliğini versinler ne yapacağımızı görürler'' dedi.
Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirerek, ''Son günlerde Sayın Başbakan 7 yıl önceki gelişmeleri dile getirerek. MHP'nin yoğunluk kazanmış olduğu illerde 'MHP idamı gerçekleştirmedi' diyerek halkı kandırmaya çalışıyor'' görüşünü dile getirdi. Bahçeli, Erdoğan'ın, ''MHP mensupları idam konusunda hassastır bu hassasiyeti istismar edersek MHP'yi oy kaybına uğratabiliriz'' düşüncesinde olduğunu iddia ederek, ''Bunu halkımızın da çok iyi bilmesi lazım ve özellikle de dava arkadaşlarımızın bunu çok iyi anlaması lazım'' diye konuştu.
Teröristbaşının yargılanması ile ilgili süreci anlatan Bahçeli, ''MHP, 30 bin insanın cinayetinden sorumlu olan bir kişinin idam edilmesi anlayışına sahiptir, bunu da adaleti dengelemek açısından hak görmektedir. Ama şartların ne getirdiğini de dikkate alarak hareket etmek lazım. Anayasayı değiştirecek bir iktidar muktedirliğini versinler ne yapacağımızı görürler'' diye konuştu. İdam cezasının kaldırılmasının 57. Hükümet döneminde uzun zaman tartışıldığını belirten Bahçeli, DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ve ANAVATAN Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın o dönemde kaldırılmasından yana olduklarını anlattı. Bahçeli, ''Biz ise Türkiye'nin içinde bulunduğu hassasiyetten dolayı idam cezasının devamından yanaydık, acaba caydırıcı özelliği devam edebilir mi düşüncesiyle'' dedi.
''MHP MİLLETVEKİLLERİ HAYIR OYU KULLANDI''
Bahçeli, idam cezası ile ilgili yasa Meclis'te oylanırken DSP ve ANAVATAN milletvekillerinin kaldırılması yolunda oy kullandığını, MHP milletvekillerinin ''hayır'' oyu verdiklerini anlattı. Konuştuğu kürsüden ip atması olayı ile ilgili olarak da Bahçeli, bunu Başbakan Erdoğan'ın ''asamadılar'' sözlerine karşılık olarak ve konunun daha iyi anlaşılması için yaptığını söyledi.
Bahçeli, ''126 milletvekiliyle bunu asamadık, bize de astırmadılar çünkü Hükümet'te üçte birsin, Meclis'te beşte bir. Şimdiki iktidar ise 353 milletvekiline sahip şu an. Ve biz bunu asamadık o zaman al bu ipi asıyorsan sen as. Şimdi buradan Sayın Başbakan'ın ders çıkartması lazım. Bu ipin ne anlama geldiğini çok iyi anlaması lazım. Bazı basın organlarındaki köşe yazarlarının bizim ne amacı taşıdığımızı anlaması lazım'' diye konuştu. Bahçeli, MHP'nin iktidara gelmesi halinde idam cezasını tekrar Anayasaya koyup koymayacağı yönünde bir soru üzerine, ''Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlar gerektirirse, ihtiyaç bulunduğu takdirde, toplumsal bir talep çıktığı takdirde gereken her şeyin yapılması lazım'' dedi.
BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLLERİ
DTP'lilerin bağımsız olarak Meclis'e girmelerini nasıl yorumlayacağı konusundaki bir soruya Bahçeli, ''Bağımsız bir milletvekili olarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, böyle bir hakkını kullanmış oluyor. Ama buradaki niyet çok önemli. Bu bir projenin sonucu ise, PKK'nın Kandil'i ile Meclis'teki milletvekili arasında fark olmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Meclis'e milletvekili sıfatıyla gelerek yanlış adım atana o mecliste bulunmaması gerektiğini hatırlatır. Yasal olarak ne gerekiyorsa yapılır'' dedi.