Başbakan Erdoğan'ın geçen hafta 48 milletvekili ile yaptığı toplantıda ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Erdoğan yıllarca "demokrasi araçtır" sözü sebebiyle muhalefetin eleştirilerinin odağı olmuştu ve bu söz sebebiyle başı hayli ağrımıştı.
İşte, Erdoğan milletvekilleri ile yemek yerken AK Parti'nin sol kökenli milletvekillerinden Haluk Özdalga, "Demokrasi araçtır" sözünün teorisyeni ünlü siyaset bilimci Giovanni Sartori'nin "Demokrasi Kuramı" isimli kitabını Deniz Baykal'ın Türkçe'ye çevirdiğini Başbakan'a söylemiş. Kitap çevirecek kadar iyi mi? Özdalga'nın bu sözleri Başbakan Erdoğan'ı hayli şaşırtmış. Erdoğan, Özdalga'ya "Yanlışlık olmasın. Baykal'ın İngilizce'si kitap çevirecek kadar iyi mi?" diye sormuş.
Yıllar önce söylediği bu sözlerin yine arkasında olduğunu da yineleyen Erdoğan, "Benim söylemek istediğim şu: Demokrasi de, din de insanların mutluluğu için araçtır" görüşünü ifade etmiş. İtalyan Giovanni Sartori ise siyaset biliminin en ünlü teorisyenlerinden birisi olarak biliniyor. Baykal, Sartori'nin kitabını Ankara İniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğretim üyesi iken Türkçe'ye çevirmiş. Sartori, "Demokrasi Kuramı" isimli eserinde demokrasiyi anlamanın yolunun, demokrasinin ne olmadığını anlamaktan geçtiği görüşünü savunuyor. Bunun için de demokrasinin karşısına, totaliterizm, otokrasi, oligarşi gibi yönetim modellerini koyuyor.
EL SALUD BEY SEN KAÇ KİİŞİYİ GÜRDÜNDE AKŞAMLARI AÇ YATTIĞINI? ÇALIŞAN EKMEKTE BULUR ALTINDA ÇALILŞMAYAN AÇTA KALIR YOKSULDA KALIR BU KİMSENİN SEBEP OLDUĞU BİR ŞEY DEĞİL HERKESE HER ŞEY AÇIOKTIR İSTEYEN ALIR İSTEMEYEN ÇEKER GİDER. BEN DOĞULUYUM DOĞUDA MİLYONLARCA GENÇ BATIYA GELİR İŞ BULUR ÇALIŞIR AMA ORALARIN YERLİSİ İŞ BULAMIYOR NEDEN ? ÇÖNKÜ ÇALIŞMAK İSTEMİYORLAR KOLAY İŞ ARIYORLAR HİÇ BİR YERDE KOLAY İŞ YOKTUR BU HERKES BÖYLE BİLİNSİN. GEÇEN ZAMANLARIN MEVCUT HÜKÜMETLERİ TÜRKİYEYİ SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİLER KİMSE ONLARIN HAKINDA BİŞ DEMEDİ NEDEN AKPARTİ KİMİN EKMEĞİ ELİNDEN ALDIKİ BUKADAR DÜŞMAN GİDİYORSUNUZ. TÜRK HALKI AKP YELE MEMNUN DEĞİLSSE ONUN HAKINDA KÖR OLURLAR?
El salud ben senin kadar hesabim kuvvetli degil.Ama yapilanlarida erkek gibi biraz soyle.En basiti cumhuriyet kuruldugundan bu yana 4 bin km yol yapildi ama AKP doneminde secimden onceki surece kadar 6 bin km yol yapildi.Birde cikip 90 senedir yiyen yiyicileri savunma bana.Bu parti gitse kim gelecek.Azda olsa durust olun.
bu kösedeki yorumcu arkadaslara: arkadaslar öyle bir sacmaliyorsunuzki ne dediginizi anlamiyorsunuz,mesela Kadir aksarayli ve bagar gibi,kardesim bu ülkeyi soyup sovanlara karsisiniz ama onlar soydu gitti diye Tayyibe neden göz yumuyorsunuzki, bu gelenden beri pkk lilari aciktan desteklemiyormu,sizin reel düsünceniz bumu,adamlar vatani satiyor iyi mi diyelim, ötekiler de ayni yapmisti,yani bunlar nasil iyi olabilirki.
Başbakan dediğin bizim başbakanımız gibi olur bırakın türkiyeyi azerbeycandan koysa adaylığını yine tek başına iktidar türkiye böyle bir lider bulduğu için her gün şükretmesi lazım REŞADİYE GENÇLİK SENİNLE
Türkiye elan Dünya'da en yüksek faizi ödeyerek dış borç bulabilen bir ülke. Bu gerçeğe rağmen istersek dış borcumuzu hemen öderiz plavarasını atanlar, geçtiğimiz hafta IMF'den 3.5 milyar ABD Doları borç aldılar. Son dönemde halkı, en yukardan en aşağıya kadar fakirleşmiş bir ülkeyiz. ATO araştırma raporlarınına göre halkının %72'si yoksul olan bir ülkeyiz. Çalışabilir nüfusumuzun %20'si uzun süredir işsiz. Halkımızın yarısı geceleri aç karına uyumaya çalışıyor. Ülkenin kamuya ait finans kuruluşları, fabrikaları, telekom şirketi, petrol rafinerileri, limanları, maden yatakları, ormanları yabancılara satılmış. Eğitim çağındaki gençlerinin yarısının üniversitede okuma şansı olmayan, mezunlarında iş bulamadıkları bir ülkeyiz. Çifttçisi borcu nedeniyle traktörünü ya da tarlasını satmak zorunda kalmış. Sanayicisi sadece fabrikasındaki çarkın dönmesi sağlamak amacıyla sattığı ürünün bedelini 6 ay sonra başlamak kaydıyla 12 taksitte almaya razı olmuş. Yatırımları durmuş, neredeyse gıda maddeleri de dahil her ihtiyacını ithal eden. Düşen Milli Hasılası, Devlet İstatistik Enstitüsünün kalem oyunları ile 3 hafta içersinde kişi başına 3.850 ABD Doları artırılarak halkı kandırılmaya çalışılan bir ülkeyiz. Ülkenin bu durumuma gelmesinin sorumluları, demokrasinin zaaflarından yararlanıp, demokrasiyi bir araç olarak kullanan AB ülkelerinden ABD'den icazet alarak devlet yönetmeye çalışanlardır. Artık deniz bitmiştir. Yeni kaynaklara ihtiyaç vardır. Şimdi sıra fakir halkın elinde son kalanları da "deli dumrul vergileri" tanımlaması yapılan yeni vergi ve harçlarla almaya çalışmaktır. Bu bir toplumun dayanma gücünün zorlanmaya çalışılmasıdır. Tüm bu gelişmelere alkış tutup "sizinle gurur duyuyoruz." yorumu yapabilenlerin değerlendirmesini de, Türk halkının sağduyusuna havale ediyorum.