Başbakan Erdoğan Anayasa mahkemesi'nin türban kararının ardından ilk kez AKP Grup toplantısında konuştu.
70 milyonun kutlu çatısına tavır alınıyor
Erdoğan: Meclis, milli iradesinin tecelli ettiği kutlu çatı. Kanun koyma yetkisi Meclis’e aittir. Kimse kendini yasa koyucu yerine koyamaz
Anayasa Mahkemesi’nin türban kararının ardından ilk defa konuşan Başbakan Erdoğan, AKP Grubu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
* Bu evin 70 milyon sahibi var: Burası, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Türk milletinin, 70 milyon vatandaşımın iradesinin tecelli ettiği kutlu çatı. Bu Meclis, hür iradesiyle bu aziz milletin kurtuluş destanını yazdı. Evet, burası milletimizin evidir, harim-i ismetidir (kutsal ocağıdır). Bu evin 70 milyon sahibi vardır. Milletimiz kendi ülkesinde, kendi bayrağı altında, kendi devletini yönetenlerden adalet istiyor, demokrasi istiyor. Ne bir eksik, ne bir fazla; adalet ve demokrasi... Bize oy versin-vermesin, bütün vatandaşlarımızın hukukunu koruyacağız.
* Muhalefet içerden zayıflatıyor: Ana muhalefet partisinin, Meclisi içeriden zayıflatmaya yönelik girişimleri var. Herkes ’Meclis’in yasama yetkileri daraltılıyor’ derken, bir tek CHP sözcülerinden, ’Meclis’in yetkilerini aştığı’ iddiasını duyarsınız. Bunu da yargının bağımsızlığını savunur görünerek yapıyorlar. Oysa geçen yıl bu zamanları hatırlayın. O zaman da onların istediği yönde karar vermezse ’Türkiye’nin çatışma ortamına sürükleneceğini’ söyleyerek Yüksek Mahkeme’yi tehdit ediyorlardı. CHP, Anayasamız’da yetki sınırları açıkça çizilen yasama ve yargı erklerini karşı karşıya getirmek istiyor.
Türkiye’nin demokrasi tarihi ne yazık ki rakiplerine kuyu kazmaya çalışırken, kendi bindiği dalı da kesen siyasi aktörlerle doludur. İdeolojik hukuk yorumlarıyla, TBMM’nin iradesini bloke etmeyi ’muhalefet’ zannetmek, doğrudan doğruya halkın taleplerine, milli iradeye açıkça tavır almaktır.
* Kararın anlamı yok: T.C’nin temel hukuk kaynağı Anayasa’dır. Her kurum, kişi veya kurul, Anayasa zemininde ve Anayasa’dan aldığı meşruiyet çerçevesinde faaliyette bulunabilir. Anayasanın 148. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler.
Anayasa Mahkemesi’nden çıkan karar, Anayasa’nın bu hükümleri açısından tabiatıyla kamuoyunda tartışılmaktadır. Türkiye’nin ne sistem yetmezliği ne de erkler arasında yetki çatışması yaşamaya tahammülü yoktur. Bunu herkes bilmelidir.
* Anayasa kitapçığını okuyun: Arkadaşlarıma sık sık Anayasa kitapçığını okumalarını tavsiye ediyorum. Anayasa’nın 6. maddesi egemenliği, 7. maddesi yasama yetkisini, 148. maddesi Anayasa Mahkemesi’nin görevlerini tanımlıyor. Bunları hepimiz ideolojik gözlüklerle değil, evrensel hukukun ışığında okumalıyız ki uygulamalarımız Anayasaya uygun olsun.
* Kimyasını bozar: 6. maddeye göre, ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ Egemenliğin kullanılmasa hiç kimseye bırakılamaz. 87. madde; ’TBMM’nin görev ve yetkileri kanun koymak, değiştirmek veya kaldırmaktır.’ Sadece seçilmiş Meclis’lere aittir kanun koyma yetkisi. Anayasa tarafından verilen bu yetkiyi kimse yüce Meclisimizden alamaz. Kimse kendini yasa koyucu yerine koyamaz. Ben yaptım oldu anlayışını demokratik rejimler kaldırmaz. Hükümetler, yasa koyucu ve yargı yaptığında da kaldırmaz. Bu anlayış demokratik hukuk devletlerinin kimyasını bozar.
* Sorumlu CHP’dir: Yasama organı yaptığı zaman yargıdan döner, olmadı önüne sandık geldiğinde milletten döner. Yürütme yanlış yaptığında yine yargıdan döner, günü geldiğinde milletten döner. Peki yargı yanlış yaptığında nereden döner? Bunun tartışıldığını görüyoruz. Bunun baş sorumlusu da bana göre CHP’dir.
* Talihsizlik: Anayasa Mahkemesi’nin kararı Anayasa Mahkemesi adına büyük bir talihsizlik. Anayasa’nın 153. maddesinde belirtildiği gibi aslında iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz, bunu Tayyip Erdoğan söylemiyor Anayasa söylüyor.
* Ülke yönetiyoruz, ülke: Yazılı ve görsel medyanın fiskos gazetelerinden veya kulisten duyduğu şeylerle bu ülkeyi yönetebilir miyiz? Onun bilmem nerede medya mensubu varmış, onun bilmem nerede ne bağlantısı varmış, onun bilmem nerede ne görüntüleri varmış, o onunla görüşüyormuş, bu bununla görüşüyormuş... Beyler, ülke yönetiyoruz ülke. Oyuncak değil.
Sayın vatandaşlar başbakan ne diyordu eğer ekonomi iyiye giderse işte biz şu önlemleri aldık bugün ekonomi düzeldi(hoş düzelen bişey yoktu ama)yani biz yaptık oldu diyordu. fakat kötüye giden bir şey olunca da eski hükümet yanlış yapmış böyle oldu demekteydi (diyelim yanlış önlem alındı düzeltmek kimin elinde düzelt o halde). asıl konuya gelince başbakan bugün ne diyor: ben yaptım oldu anlayışı demokratik rejimler kaldırmaz diyor. Yani yanlış diyor. İşte başbakan bu yorumlarla aslında kendini tanımlıyor. dün konuştuğunu unutturan bugünü hatırlatan bir başbakan. artık uyan türkiye bu ülkenin yeni sahiplere ihtiyacı var