19
Mart
2026
Perşembe
SİYASET

Darbeyi siviller de yapar

Askere sivil yargı yolunu açan yasa için 'Çılgınca bir şey' diyen CHP lideri, hükümete yüklenmeyi sürdürdü: Darbeyi siviller de yapar

 

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, isim vermeden askere sivil yargı yolunu açan yasaya eleştirilerini sürdürürken, “Faşizm, çoğu kere sivil bazı kurumların askere tahakkümüdür. Bazen sivil üniforma, askeri üniformanın önüne geçer. Darbeyi daima asker yapar diye bir şey yok. Darbeyi siviller de yapar” dedi. Baykal, medyaya ve yargıya yönelik baskıların altında Atatürk ilkelerini ortadan kaldırmaya yönelik tahakküm projesinin yattığını savundu.

Baykal, 29 yıl aradan sonra CHP’nin yeniden belediye başkanlığını kazandığı Nallıhan ilçesinin Sarıyar beldesinde dün halka seslendi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Baykal özetle şu mesajları verdi:

Çılgınca bir şey: Bu yasanın Anayasa’ya aykırı olduğunu, asgari hukuk bilgisi olan herkes görür. Şimdi de ‘Aman Anayasa Mahkemesi’ne başvurmayın, sizi şöyle suçlarız’ diye tantana yapıyorlar. Demokrasi adına mücadele ettiğini söyleyenler, Anayasa’ya saygıyı bir tarafa atmamızı resmen talep ediyorlar. Sanki bunu demokrasiye karşı bir girişimmiş gibi takdim etmeye çalışıyorlar. Çılgınca bir şey. Bu düzenlemenin AB’nin talepleri doğrultusunda getirildiği iddiası tamamen yanlıştır.

Medyayı susturmaya çalışıyor: Bu yasanın altında yatan anlayış hiç kuşku yok, medyayı susturmak için bilinen çabaların sergilenmesine yol açan anlayıştır. Medyanın sermaye yapısını değiştirmek için sergilenen oyunlar ortada. Bunun altında demokrasiye, muhalefete yönelik hazımsızlık var. Bu hazımsızlık kendisini medyaya yönelik olarak da gösterdi. Bu hazımsızlık yargıda da sergilenmeye devam ediyor. Medyaya, yargıya yönelik uygulamaların altında hangi zihniyet yatıyorsa bu son yasanın altında da aynı zihniyet yatıyor.

Sivil darbe uyarısı: Darbe sivil üniformalılar tarafından da yapılabilir. Faşizm, askerin sivil kurumlara tahakküm ettiği bir rejim değil ya da zorunlu olarak her zaman öyle değildir. Faşizm, çoğu kere sivil bazı kurumların askere tahakkümüdür. Faşizm ve darbe askeri üniformayla olacak değildir. Bazen sivil üniforma askeri üniformanın önüne geçer. ‘Darbeyi daima asker yapar’ diye bir şey yok. Darbeyi siviller de yapar. ‘Darbe mutlaka sabaha karşı bir TV anonsuyla gerçekleşir’ diye bir şey yok. Darbe bir süreçtir. Onu yaşarsınız ve sonunda kendinizi darbenin kurbanı olarak buluverirsiniz. Türkiye’de medyaya, yargıya ve devletin kurumlarına yönelik baskıların altında bir tahakküm projesi yatmaktadır. Atatürk ilkelerini ortadan kaldırmaya yönelik bir tahakküm projesi.

Dokunulmazlık uyarısı: Sen onu bunu mahkemeye vereceğine bir çık mahkemeye kendi hesabını veriver bir görelim bakalım.

İsim vermeden Ergenekon eleştirisi: Başbakan ‘sen elini çek’ diyor. Sor bakalım o hâkime, kimin eli onun üzerinde (Ergenekon davasından çekilen hâkimi kastederek) CHP’nin mi iktidarın mı? Bütün derdi, orduyu, yargıyı siyaset dışında tutmak değil. Tam tersine kendi siyasetinin kontrolü altında tutmak. Eğer benim siyasetim girecekse bu mübahtır diyor. Biz diyoruz ki, kimsenin siyaseti girmesin. Orada sadece, Atatürk ilkeleri ve cumhuriyetin siyaseti olsun. Onlar ise Atatürk ilkelerinin siyasetini çıkaracağız, kurumları kendi siyasetimizin altına sokacağız diyorlar. Aktif siyasetin hiçbir şekilde dinin içinde, ordunun içinde, yargının içinde olmaması lazım.

Çin’deki olaylar: Gösteri yürüyüşünün silahlı katliama dönüşmüş olması gerçekten çok vahim. İnsanlığın vicdanının sesini susturması çok acı. Dışişleri Bakanı bir türlü konuşuyor, Başbakan bir türlü konuşuyor. Başbakan tribünlere konuşuyor, Çin’e mesajı Dışişleri veriyor. Böyle tutarsızlık kabul edilemez. Türkiye’nin sözü tek bir ağızdan, tutarlı çıkmalı.
 

Radikal
Yayın Tarihi : 12 Temmuz 2009 Pazar 16:31:53


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?