22
Mart
2026
Pazar
SİYASET

Din kuralları,devlet kuralı olamaz

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, ''(AK Parti İslam Devletini gerçekleştirmek için Anayasa değişikliği yapıyor) derseniz, bize haksızlık etmiş olursunuz'' dedi.


Bakan Şahin, çeşitli ziyaretler yapmak üzere geldiği Antalya'da cuma namazını Muratpaşa Camii'nde kıldıktan sonra, işçi emeklisi Mehmet Tekeoğlu'nun cenaze namazına katıldı.


Camiden ayrılırken vatandaşlarla sohbet eden Şahin, yanına gelen Alman kadın turistlerle de sohbet etti. Alman turistler Bakan Şahin'e, Almanca bilip bilmediğini sorunca Şahin, Almanca ''Çok az biliyorum. Güle güle'' yanıtı verdi.


Bu arada, Bakan Mehmet Ali Şahin'in çıkışında etrafa bağıran akli dengesi bozuk bir kişi de korumalarca bölgeden uzaklaştırıldı. Camiden sonra Bayındır Mahallesi'ndeki adliye binası inşaatında incelemeler
yapan Şahin, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Osman Vuraloğlu'ndan inşaatla ilgili bilgi aldı.


Vuraloğlu, Şahin'e, yeni adliye binasının adli personel lojmanlarının hemen önünde bulunduğunu hatırlatarak, ''Yol masrafımız kalmadı. Artık maaşlarda tenzilat yaparsınız'' diyerek, espri yaptı.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARI...-

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Antalya Gazeteciler Cemiyeti'ni (AGC) de ziyaret ederek, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Antalya'daki basın mensuplarının yerel ve ulusal düzeyde çok önemli çalışmalar yürüttüğüne değinen
Şahin, basın sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini de vurguladı. Şahin, Anayasa değişikliğiyle ilgili taslağa, rektörler ve yargı çevrelerinin ardından iş adamlarından da eleştiri geldiği yönünde gazetecilerin
sorusu üzerine, Türkiye'de Anayasa değişikliği çalışmalarının CHP'nin de içinde bulunduğu birçok parti tarafından 1982 yılından sonraki süreçte gündeme getirildiğini, ancak AK Parti'nin, bu yöndeki çalışmaları toplumun çağdaş
standartlardaki ihtiyaçları için ciddi şekilde ele aldığını söyledi. Olağanüstü bir dönemin ürünü olan 1982 Anayasası'nın değiştirilmesiyle ilgili Türkiye'de bir konsensüs olduğunu vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:


''(Temel hak ve özgürlük sınırlarını daha da genişletecek, demokrasiye ivme kazandıracak, çağdaş standartları bünyesinde taşıyacak bir Anayasa'ya Türkiye sahip olmalıdır) diyen kişi ve kurumların sayısı Türkiye'de çoktur. Bir çalışma başlattık, ancak henüz kamuoyu ile paylaşacak noktaya gelmiş bir taslak yok. Üzerinde çalışıyoruz. (Bizim yaptığımız Anayasa teklifi mutlaka parlamentodan geçmelidir, bunun dışındaki önerileri kabul etmiyoruz. Hiçbir teklifi, düşünceyi burada değerlendirmeyiz) düşüncesi içinde değiliz. Her yararlı fikri değerlendirebileceğimizi söyledik. Niye tartışmaya açıyoruz: Akıl akıldan üstündür, fikir fikirden üstündür. Çok yararlı öneriler gelebilir. Parlamentoya bir teklif olarak sunmayı amaçladığımız Anayasa değişikliği teklifini daha
mükemmel hale getirebiliriz.

Daha bu noktaya gelmemişken, hemen bir tartışma başlatıldı. Nedense bazı kişi ve kurumlar bir bardak suda fırtına koparmayı alışkanlık haline getirdiler. Bundan kimseye fayda gelmez. Ne bunu yapanların, ne de ülkemizin bundan bir fayda sağlaması mümkün değil. Bu kişiler, teklifi kamuoyuna açtığımızda düşüncelerini yazılı ve sözlü olarak bize bildirirlerse seviniriz. YÖK ve Rektörler Birliği, (benim de düşüncem var) derse bundan çok memnun oluruz. Eğitim ve öğrenim özgürlüğünün Türkiye'de sorunsuz yaşanmasıyla ilgili biz bir öneri getirebiliriz. Bir başkası der ki (bu yanlıştır). Böyle olsa Daha iyi olur derse bunları değerlendirmeye açığız.''

-''ÇALIŞMALARIMIZDA PEŞİN HÜKÜMLÜ DEĞİLİZ...''-

Çalışmalarıyla ilgili hiçbir zaman peşin hükümlü olmadıklarını, Anayasa değişikliği teklifinin Türkiye'de demokrasiyi daha da güçlendirecek bir Anayasa olacağını vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Cumhuriyetimizin temel niteliklerini daha da güçlendirecek bir Anayasa olacaktır. Ne demokrasiden, ne laiklikten, ne de sosyal hukuk devletinden vazgeçebiliriz, ne Cumhuriyetimizin kazanımlarından ne de Atatürk ilke ve inkılaplarından vazgeçebiliriz. Amacımız, bunları daha da güçlendirmek ve halkımızın (benim ne güzel devletim var, ne adil bir devletim var) demesini sağlamaktır. Yapılan bir takım konuşma ve spekülasyonların erken açıklamalar
olduğunu düşünüyorum.''

-''İSLAM DEVLETİ OLMAZ. İSLAM İNSANI OLUR''-

Kamuoyu ile paylaşacakları teklifin, AK Parti'nin Anayasa teklifi değişikliği olacağını hatırlatan Şahin, şöyle devam etti: ''Dolayısıyla kamuoyuna deklare ettiğimiz bu teklife sahip çıkmamız lazım ama sahip çıkacağımız bir metnin de bizim onayımızdan çıkması lazım. Henüz bu noktada değiliz. Neler içeriyor? Hangi maddesi neler getiriyor? Bu kamuoyunca bilinir hale geldi ama bizim partimizden, (Bizim teklifimiz şudur?) diye bir açıklama yapılmadı. Taslak çalışmalarına ilişkin değerlendirmeleri biraz erken buluyorum. Görüyorum ki çok tartışılacak, tartışılmasını da olumlu buluyorum. Ancak bunu yaparken seviyeli bir tartışma ortamında olmalıyız ve birbirimize
itham etmemeliyiz. (AK Parti İslam Devletini gerçekleştirmek için Anayasa değişikliği yapıyor) derseniz bize haksızlık etmiş olursunuz. Bir defa İslam devleti diye bir tabir, İslam'ın kendisinde yok. Çünkü İslam'ın muhatabı
bireydir, devlet değil. İslam devleti olmaz. İslam insanı olur. O nedenle aslında literatürümüzde dahi olmayan bir şeyi bize atfederseniz, haksızlık etmiş olursunuz. Türkiye Cumhuriyeti herhangi bir dinin kuramlarına göre yönetilmez.


Herhangi bir dinin kuralları, devlet kuralı haline getirilmez. İnsanlar, din ve vicdan özgürlüğü bağlamında dinin gereklerini yerine getirirler. Türkiye'de yasalar, akıl ve bilim yoluyla TBMM tarafından yapılır. Geçmişte böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır. Bu tartışmalar yapılırken birbirimizi haksız yere itham etmemeliyiz. Tüm kişi ve kurumları bu konuda sorumlu davranmaya davet ediyorum. Kimse, affedersiniz, sözüm meclisten dışarı, (Öküzün altında buzağı aramasın.)

-''O MADDE MUHAFAZA EDİLMİYOR''-

Bir gazetecinin 12 Eylül askeri müdahalesiyle ilgili Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanmasının önüne geçen maddenin, yeni Anayasa teklifinde yer alıp almayacağına ilişkin soruya ise Şahin, bir süre düşünerek yanıt verdi.
Bakan Şahin, ''Bildiğim kadarıyla o madde Anayasa değişikliği içinde sanırım muhafaza edilmiyor. O nedenle biraz düşünerek cevap verdim. Tam emin değilim. Taslağa bir kez daha bakmam lazım. Ama bildiğim kadarıyla muhafaza edilmiyor. Yargılama olur mu? Olmaz mı? Zaman aşımı geçmiş mi ? Geçmemiş mi? Onlar daha
sonraki tartışmalardır'' diye konuştu. Profesör Beyza Bilgin'in, ''türbanın öğrenim kurumlarında serbest
bırakılması halinde'' endişelerini dile getirmesiyle ilgili soruya da Bakan Şahin şu karşılığı verdi:


''Eğitim ve öğrenim özgürlüğünün Türkiye'de tam olarak uygulanması bakımından bir düzenleme içerdiğinde, Beyza hanım gibi diğerleri de düşüncelerini serbestçe ifade edebilirler. Biz bütün bu eleştirileri ciddiye alırız. Biz sadece
bir sorunun çözülmesi için öneri getirmeye çalışıyoruz, ancak bu öneri henüz netleşmedi. Üzerinde henüz tartışılıyor. Bu bir öneridir. Bu (doğrudur) diyen, (yanlıştır) diyen olur. Bütün bunları derleyip toparladıktan sonra biz de bir değerlendirme yapacağız. Beyza hanımın açıklamasını da bu bağlamda bir açıklama olarak değerlendiriyorum.''


Şahin, yanan orman alanlarının imara açılacağına yönelik eleştirilerin hatırlatılmasıyla ilgili de orman vasfını yitiren arazilerle ilgili Anayasa değişikliği düşünceleri olduğunu hatırlattı. ''2B'' olarak nitelenen ve orman vasfını yitiren, üzerinde konut alanları bulunan arazileri imara açmayı planladıklarını anımsatan Şahin, ''Bu konuda Anayasa teklifinde düzenleme yer alacak. Yanan orman alanları bu düzenlemeye dahil değil. Bizim bu konuda yapmamız
gereken yanan alanları ağaçlandırmaktır'' dedi.

-MEMURLARLA İLGİLİ YENİ DÜZENLEMELER-

Adalet teşkilatının sorunlarına ilişkin soruları da yanıtlayan Şahin, Türkiye'de hakim ve savcıların ağır iş yükü olduğunu hatırlatarak, adalet personelinin özlük hakları ve iş koşullarıyla ilgili çalışmalar yapıldığını
anlattı. Hakim ve savcıların yanı sıra adalet teşkilatında hizmet üreten 65 bin personel bulunduğuna işaret eden Şahin, personelin özlük haklarının diğer kamu personeliyle iyileştirmek için yeni bir kamu personeli taslağı hazırlandığını bildirdi. Şahin, taslağın 2008 yılında hayata geçirilmesini amaçladıklarını belirterek, taslakta kademe ve derece sisteminden vazgeçileceğini, grup ve basamak sistemine geçeceklerini, maaşa etki eden 24 kalem, sistem ile 3 kaleme indirileceğini bildirdi.


Şahin, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yerine ikame edilecek yeni bir yasaya ihtiyaç bulunduğunu da kaydetti. ABD'nin faiz indiriminin Türkiye'deki yansımalarına ilişkin soruya da Bakan Şahin, ''İstikrarlı büyüme, hedefimiz. Türkiye son beş yıldır, istikrarlı bir büyüme içinde. Enflasyonu yüzde 4, yüzde 6'lara indirme hedefindeyiz. Bunun için mali disiplin şarttır'' dedi. Bakan Mehmet Ali Şahin, yerli ve yabancı sermayenin Türkiye'ye yatırım
yapmasının önemine değinerek, ''Türkiye kendi sermayesi ile sorunlarını çözecek durumda değildir'' diye konuştu.

A.A
Yayın Tarihi : 21 Eylül 2007 Cuma 22:49:13
Güncelleme :21 Eylül 2007 Cuma 23:07:22


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Andy Ender IP: 80.219.115.xxx Tarih : 22.09.2007 17:00:44

Sayin Bakan! Siz iktidara gelelden beri ayni masallari bizlere yutturmaya ve uyutmaya calisiyorsunuz... Biz sizin tarikatin koyunlari degiliz! Bizler yeterli zihinselli insanlariz ve en öenmlisi Yüce Oender Atamizin ögrencileriyiz...