21
Mart
2026
Cumartesi
SİYASET

DTP kongresinde ilginç açıklamalar

AHMET TÜRK VE AYSEL TUĞLUKDemokratik Toplum Partisi'nin (DTP) 1. Olağan Kongresi'nde DTP Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ilginç açıklamalarda bulundu. Ahmet Türk, Kürt sorunun çözüm yeri olarak parlamentoyu gördüklerini belirtirken, Aysel Tuğluk, PKK'nin Kürt haraketi içindeki rolünü tartışmalı halde olduklarını açıkladı.

DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, sorunların çözüm yeri olarak parlamentoyu gördüklerini belirterek, parlamentoya halkın iradesinin yansıtılabilmesi için seçim barajının ya tamamen kaldırılması ya da yüzde 3 gibi makul bir düzeye indirilmesi gerektiğini söyledi.
      
DTP'nin Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 1. Olağan Büyük Kongresi, eşbaşkanların konuşmalarıyla devam etti.
      
Ahmet Türk, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 80 yıl boyunca kendi içindeki sorunları tanımlamaktan, anlamaktan ve çözmekten kaçındığını belirtti. ''Kürt sorununun tarihsel ve sosyolojik bir gerçeklik olduğunu'' öne süren Türk, şöyle konuştu:
      
''12 Eylül ürünü 1982 Anayasası yerine yeni bir anayasa yapılmalıdır. Farklılıklarımız ayrılık nedeni değil, birlik ve zenginliğimizin harcı kabul edilmelidir. Demokratik bir toplum için düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki yasal ve fiili uygulamalar son bulmalıdır. Bu noktada yeni Terörle Mücadele Yasa Tasarısı geri çekilmelidir. Çünkü bu tasarı, Türkiye'ye giydirilmek istenen bir deli gömleğidir. Kürtlerle bir tür mücadele yasasıdır. Kürt halkını, aydınları ve demokrasinden yana olanları susturma yasasıdır.
      
Barışçıl kanalların açılması, siyasal yaşamın demokratikleştirilmesinin bir yolu olarak, mutlaka siyasi genel af çıkarılmalıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu için özel bir kalkınma planı hazırlanarak uygulanmalıdır. Ana dilde eğitim, yazılı ve görsel yayın önündeki engeller kaldırılmadır.'' Kopenhag kriterlerinin, sorunun çözümünde önemli bir fonksiyona sahip olduğunu düşündüklerini dile getiren Türk, ''Kopenhag kriterlerinin en önemlisi, asker-polisin, sivil otoritenin emri altında olmasıdır. Sivil makamlar, milli güvenlik stratejisini oluşturmalı ve denetleyebilmelidir'' diye konuştu.
      
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının partinin eş başkanlık uygulamasının, Siyasi Partiler Yasası'na aykırı olduğu yönündeki uyarısı kapsamında, gerekli tüzük değişikliğini yapacaklarını belirten Türk, ''Ama eş başkanlık partimizde fiili olarak sürecektir'' dedi.
      
Türk, partili belediye başkanları hakkındaki soruşturma ve yargı sürecinin devam ettiğini ifade ederek, ''Roj TV yayınlarının sürmesi gerektiği şeklindeki açıklamalara karşı açılan davayı, haksız uygulama olarak değerlendiriyoruz'' diye konuştu.
      
''Türkiye'de yaşanan sorunların çözüm yeri olarak parlamentoyu görüyoruz'' diyen Türk, seçim barajının hiçbir demokratik ülkede örneğine rastlanmayacak kadar yüksek tutulduğunu savundu. Seçim ve Siyasi Partiler yasalarında değişiklik yapılmasını isteyen Türk, seçim barajının ya tamamen kaldırılması ya da yüzde 3 gibi bir düzeye indirilmesi gerektiğini ifade etti.
     
TUĞLUK'UN KONUŞMASI
      
DTP Eşbaşkanı Aysel Tuğluk da yaptığı konuşmada, ''Kürtlerin ne istediği'' sorusunun, sık sık karşılaştıkları bir soru olduğunu ifade etti. En çok maniple edilen konunun bu olduğunu savunan Tuğluk, ''bölünme, ayrılma, ayrı devlet olma söylemlerinin bir karşı propaganda olduğunu ve Kürtlerin Türkiye toplumuyla buluşmasını, kader birliği yapmasını engelleme amaçlı olduğunu'' söyledi.
      
''Kürtler ülke bütünlüğü içinde özgür ve eşit yurttaşlar olarak yaşamak, kendi değerleriyle, hak ve özgürlükleriyle kardeşleşmek istiyor'' diyen Tuğluk, Kürtlerin siyasal temsil haklarını kullanmak istediklerini, bunun için Siyasi Partiler ve Seçim Yasası'nın değiştirilmesi gerektiğini, yüzde 10 seçim barajının siyasal temsilin önündeki en ciddi engel olduğunu savundu.
      
''Kürt sorununun iç politikada olduğu gibi dış politikada da bir kambur olduğunu, Kürt sorunu çözülürse bu kamburun düzeleceğini, Türkiye'nin daha dik, onurlu duracağını, demokratik uygar toplumlar içindeki yerini alacağını'' iddia eden Tuğluk, Kürt dilinin de Türkçe gibi özel bir saygıyı hak ettiğini ve bu dilin Türkçe ile birlikte resmi dil statüsüne kavuşturulması gerektiğini savundu.
      
ETA'yı örnek gösteren Tuğluk, ''Sahip olunan özgün koşullar unutulmadan 'Kürt sorununun' demokratik çözümü için İspanya hükümetinin ve ETA'nın benimsediği ve kabul ettiği diyaloğun Türkiye koşullarında da hayati önemde olduğunu'' ileri sürdü. Tuğluk, ''PKK'nın Kürt hareketi ve bu hareketin içindeki rolü konusunda tartışmalı halde olduklarını'' ifade etti.
      
Kim olursa olsun barışa katkı sunan ve Türkiye'nin demokratikleşmesini isteyen herkesle yakınlaşmak istediklerini belirten Tuğluk, ''Demokratik bir Türkiye için Türkler ile Kürtleri, Lazları, Çerkezleri, Türkmenleri, Gürcüleri, Arapları ve diğer tüm yapıları bir arada görmek istiyoruz'' diye konuştu.
      
Tuğluk'un konuşması sırasında PKK lideri Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı ve tribünde posteri açıldı.
      
Konuşmaların ardından tüzük değişikliği ve önergeleri değerlendirecek olan komisyonlar oluşturuldu.
      
Kongrede, eşbaşkanlık uygulamasına ilişkin tüzük değişikliğinin yanı sıra genel başkanlık, parti meclisi ve merkez disiplin kurulu üyelikleri için de seçim yapılacak.
      
Sosyalist enternasyonal, ETA'nın siyasi kanat temsilcisi, İRA'nın siyasi kanadı Sin Fein'in temsilcisi, Yunanistan'dan PASOK temsilcisi, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Feleknaz Uca ile Abdullah Öcalan'ın kardeşi Fatma Öcalan da kongreye katılanlar arasında yer aldı.
     
.
Yayın Tarihi : 25 Haziran 2006 Pazar 15:50:31


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?