22
Mart
2026
Pazar
SİYASET

Ecevit'in Maraş ve Çatlı Sırları

Türkiye tarihinin iki karanlık olayıyla ilgili Bülent Ecevit'in edindiği bazı sırlar gün ışığına çıkıyor. Ecevit'e, 105 kişinin öldüğü Kahramanmaraş olaylarında MİT'in parmağı olduğu bilgisi iletildiği, Ecevit'in MİT'teki kendi kaynaklarından gelen bu imzasız belgeyi 'Değerlendirilmelidir' notu düşerek güvendiği kişilere yolladığı ortaya çıktı. Ayrıca başbakan yardımcısı olduğu ANASOL-D hükümeti döneminde de Ecevit'in önüne Susurluk skandalıyla ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın hazırladığı rapor geldi. MİT bu raporun kamuoyuna yansıtılmasının sıkıntı yaratacağını bildirdi.

Milliyet Gazetesi'nde Rıdvan Akar ve Can Dündar tarafından hazırlanan Ecevit'in çok özel belgeleri yazı dizisine göre, Ecevit başbakan olduğu dönemde devleti elinde tutan 'derin devlet'i araştırmak için MİT'e kendine yakın kaynaklar yerleştirdi. Bu kaynaklar MİT'ten elde ettiği bilgileri imzasız raporlar halinde Ecevit'e sunuyordu. Ecevit'te bu raporları arşivinde saklıyor, bazılarını ise "Ek bilgi çok ciddi bir kaynaktan gelmiştir. Değerlendirilmesinde yarar vardır" notuyla güvendiği kişilere yolluyordu.


Atatürkçülerin tasfiyesi

Başbakanlık döneminde kendisine 'MİT hakkında Özel Not' ibaresiyle gönderilen 15 No'lu belgede MİT'i cuntacıların ele geçirdiği belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor:

"Teşkilatı Atatürk'ün milli yolundan saptıran, birkaç cuntacının oyuncağı olması olasıdır. Üç yıl içinde 70'e yakın Atatürkçü uzman personel bu zihniyettekilerce kimisi korkutularak istifaya zorlanmış, cesaretle karşı koyanlar resen emekliye sevk edilmiştir."

Raporda, "1975-78 yılları arasında MİT'i tarikatçı, tutucu, kafatasçılarla doldurarak Türkeşleştirmeye çalışan cuntacıların" isimleri veriliyor. Bir hukuk müşaviri "Türkeş'in dünürü, koyu kafatasçı" olarak tanıtılıyor.

Psikolojik Savunma Başkanı'nın Nakşibendi olduğu ve Türkeş'le öteden beri sıkı bir işbirliği sürdürdüğü kaydediliyor. İstanbul Bölge Daire Başkanı'ndan, "Beyrut'ta, Filistinlilere silah kaçakçılığı yapanlara yardım ettiği için para almış ve İsviçre bankalarına yatırmıştır" diye söz ediliyor.

Raporda Ankara Bölge Daire Başkanı için "1972'de Ecevit'in otosunu sabote etmeyi planlayan ve uygulaması için emir veren kişi... İstanbul'da işkencelerinde başarılı olduğundan Ankara'ya atanmıştır" gibi.

Ecevit'in arşivindeki 3 Ocak 1979 tarihli raporda, MİT'teki MHP hâkimiyetine dair daha somut bilgiler var:
"Bugün MİT, MHP ve kontrgerilla ile müşterek bir çalışma içerisine girmiş, asıl görevini yapmayıp tamamıyla MHP yanlısı bir kuruluş haline gelmiştir. Diyarbakır ve Bölgesi Daire Başkanı, bölgesindeki MHP'lilere gelen kaçak silahların yurda sokulmasında her türlü kolaylığı sağlar. Karı koca müthiş ülkücü olduklarından yaptıkları bu hizmete karşılık MHP'lilerden ve silah kaçakçılarından bol para alırlar.

Türkeş tertip ettirdi

MİT Hukuk Müşaviri ve Psikolojik Savunma Başkanı, Türkeş'in talimatıyla hareket eder. 1968'de Ecevit'in geçmişi hakkında bir broşürü Ankara Kardeşler Matbaası'nda bastırıp MHP, AP ve MSP'lilere gizlice dağıtmışlardır.

CHP iktidarı devraldıktan sonra vuku bulan büyük olayların (Malatya, Sivas ve Kahramanmaraş) çıkacağına dair bir-iki ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve mal kaybına sebebiyet vermişlerdir.

Önceden haber vermek bir tarafa, olayın yaratılmasında en etkin rolü oynamışlardır. Nitekim Kahramanmaraş olayı MİT'ten (..) (..) (..) (..)'in (isimler yazarlarca gizlendi. RA.CD) müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır. (..) "Türkeş, oraya ..'in tavassutuyla ..'u tayin ettirerek Güney Bölgesi'ni ele geçirmiş ve Kahramanmaraş olayını rahatlıkla tertip ettirmiştir.

Eğer MİT olayın içinde olmasaydı, Kahramanmaraş'tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi.

MHP'nin bir organı haline gelen MİT, CHP zamanında meydana gelen büyük olayları yapan ve yaptıran MHP'lilere ait hiçbir istihbarat ve bilgiyi vermeyip saklamış, sadece sola ait bilgiler aktarmak suretiyle olayları sola mal etmiştir. Kurulan sıkıyönetim mahkemelerine sağa ait raporların verilmemesi, sadece sola ait raporların verilmesi hususunda Türkeş, MİT'teki elemanlarına talimat vermiştir."

'Çatlı açıklanmamalı'

Ecevit'in başbakan yardımcısı olduğu Mesut Yılmaz başbakanlığındaki ANASOL-D hükümeti döneminde Susurluk'la ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Savaş tarafından hazırlanan rapor önüne geldi. MİT'in bu raporla ilgili olarak Ecevit'e sunduğu bilgi notundaysa şu ifadeler yer aldı:


İncelenen raporun bazı bölümlerinin kamuoyuna yansıtılmasının sıkıntı yaratabilecek hususlar meyanında olduğu...

CIA ve MOSSAD ilişkilerinin öne çıkarılması, adeta lanse edilmesi, MİT Müsteşarlığı'nın güvenilirliğini ve ilişkilerin selametini de etkileyebilecek bir görünüm arz etmektedir."

"Emniyetin Öcalan'a yönelik operasyon hazırlıkları dışında, Emniyet, Jandarma ve Silahlı Kuvvetler'in yurtdışı operasyonlara yöneldikleri hususlarının iddia düzeyinde dahi olsa da kamuoyuna yansıması, çeşitli ülkeler nezdinde Türkiye'nin ve güvenlik güçlerinin itibarını zedeleyebilecek, kurumları zan altında bırakabilecek hususlar olarak görülmektedir."

"Ermeni terör örgütü ASALA'ya karşı 1982-1984 yılları arasında gerçekleştirilen eylemlerin açıklanmasının, Türkiye'nin imajı, Türkiye-Ermenistan ve Türkiye-Fransa ilişkileri açısından uygun olmadığı, Türkiye aleyhine kullanılabilecek bir argüman niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir."

Rıdvan Akar - Can Dündar / Milliyet
Yayın Tarihi : 12 Kasım 2006 Pazar 12:10:50


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Emir IP: 88.226.64.xxx Tarih : 12.11.2006 21:06:06
Sayın Akar ve Dündar'ın yazılarını zevkle okuyan bir okurum. Ancak Allah rahmet eylesin Sayın Ecevit'in söyledikleri ve Akar ile Dündar'ın yazdıkları bilinen bir gerçekti.şaşırdığımı söyleyemem.