19
Mart
2026
Perşembe
SİYASET

Erdoğan'ın Çankaya adayları

Erdoğan Köşk için liderlerin kapısını çalacak. Peki listede hangi isimler olacak?
Başbakan Erdoğan Çankaya seçiminde uzlaşma arayacağını söylemişti.

Başbakan Erdoğan, seçimden sonra gösterilecek cumhurbaşkanı adayı için uzlaşma vaat etti ve liderlere alternatifli isimlerden oluşan bir liste ile gideceğini açıkladı. “Anayasa’daki şartlara haiz adaylarla uzlaşı ararız” diyen Başbakan Erdoğan’ın bu konudaki açıklaması şöyle:

“Uzlaşma arayacağım. Ön kabulüm yok. Önce seçim sonucu belli olsun. Tabloyu görelim. Anayasa’daki şartlara herkes uyacak. Onlar da uyacaklar. Yani kimse kendi dayatmalarını şart olarak koymasın. Azınlığın çoğunluğa tahakkümü de olmasın. Biz uzlaşma ararız.

Peki Erdoğan'ın listesine bu kez kimler girecek?

Erdoğan’ın muhalefet liderlerine götüreceği listeye hangi isimlerin gireceği konusunda siyasi kulislerde farklı iddialar ortaya atılıyor. Listeye kaç ismin gireceğini Erdoğan’ın belirleyeceğine işaret edilirken listeye girecek Çankaya Köşkü aday adayları konusunda kulislerde yapılan değerlendirmeler şöyle:

Erdoğan’ın listede Abdullah Gül’ün ismine yer vermemesi bekleniyor. Ancak bu konudaki nihai kararı Gül’le görüştükten sonra alacağı belirtiliyor.

DAHA ÖNCE 7 İSİM GÜNDEME GELMİŞTİ
Erdoğan, cumhurbaşkanı seçim süreci başlamadan önce partililer arasında anket yapmış, bu ankette 7 isim yer almıştı. Parti teşkilatlarına Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve Abdullah Gül’ün dışında kimi cumhurbaşkanı olarak görmek istedikleri sorulmuştu.

Bu üç isme ek olarak ankette Devlet Bakanları Beşir Atalay ve Mehmet Aydın ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan’ın isimlerine yer verilmişti.

22 Temmuz’dan sonra Erdoğan’ın alternatifli listesine Vecdi Gönül ile Köksal Toptan’ın girmesine kesin gözüyle bakılıyor.

SÜRPRİZ İSİM ZAFER ÜSKÜL OLABİLİR
AKP’nin CHP’den transfer ettiği Anayasa hukukçusu Zafer Üskül’ün de listede yer alacağı konuşuluyor.

AKP, Üskül’e CHP’den tepki gelmeyeceğini, kamuoyunda da Üskül’ü Ahmet Necdet Sezer’den sonra Çankaya Köşkü’nde görmek isteyenlerin çoğunluğu oluşturacağını düşünüyor.

Sezer’le sürekli sorun yaşayan hükümetin cumhurbaşkanının yetkilerini daraltarak Üskül’le de sorun yaşamayı engellemeyi planladığı, ancak anayasa değişikliği gerektiren yetki düzenlemesinde muhalefetle uzlaşmanın zor olabileceği kaydediliyor.
Vatan
Yayın Tarihi : 10 Temmuz 2007 Salı 22:08:46


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Rıza Üsküdar IP: 88.229.174.xxx Tarih : 10.07.2007 22:24:27
Sayın Erdoğan’’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde izlediği strateji onun yaptığı yanlışlardan sadece biri olmuştur. Her ne kadar kendisi, "Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin başından beri aday olmak gibi bir düşüncem olmadı." demişse de bu gerçeğin inkârıdır. Tayip Erdoğan, kafasına cumhurbaşkanı olmayı koymuştu ama o nasıl ortak akıl ki bunu ne kurmaylarıyla ne meclis grubuyla paylaşmadı. Son gelişmelerle cumhurbaşkanı adayı olmanın kaynayan kazana girmekle eşdeğer olduğunu gören Tayip Erdoğan, son anda bir siyasi manevra yaparak Abdullah Gül Bey’’i kaynayan kazana atmayı uygun görmüştür. Bunları söylerken cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefet partilerinin ülkenin yönetimini kilitleyen yanlışlıklarını görmezden gelmiyorum. Bu süreçte sadece Tayip Erdoğan değil diğer parti liderleri de demokrasi sınavında başarısız olmuşlardır. Vatan Gazetesi köşe yazarı Bilal Çetin’’in Ankara kulisi bilgilerine dayandırarak yazdığı “Gül Cumhurbaşkanlığına aday olmayacak! Erdoğan’’ın sürpriz adayı kim?” başlıklı yazısı ve Başbakan Erdoğan’’ın Batman mitinginde yaptığı “"Türkiye bu seçimlerden sonra bir cumhurbaşkanı seçimi kriziyle karşı karşıyadır.” açıklaması Cumhurbaşkanlığı seçimine yeni bir boyut kazandırmıştır. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Erdoğan, Abdullah Gül Bey’’in cumhurbaşkanlığı adaylığını gündeminden çıkaracak. Yani onu aday gösterirken “kaynayan kazana” attığı gibi şimdi de onun adaylığını gündeminden çıkararak onu “derin dondurucuya” koyacak. Bunun adı da uzlaşma olacak. Ben, Kasım 2002 seçimlerinde seviyesizleşen siyasi liderlere tepki gösterip AK Partiye oy vermiş bir vatandaş olarak; AK Parti iktidarını tek başına omuzlarında taşıyan fakat bu gelişmelerden hak etmediği şekilde siyasi yara alan Abdullah Gül Bey’’in, içine düşürüldüğü duruma üzülüyorum. Her ne kadar Sayın Gül, "Mağduriyet yaşamadığını, başının dik olduğunu" dile getiriyorsa da bu yaklaşım onun siyasi ahlakının bir yansımasıdır. Ben ve benim gibi seviyeli siyasetçileri mumla arayan vatandaşlarımıza göre Abdullah Gül, mağdur edilmektedir. Hem de kim tarafından Başbakan Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç tarafından. Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini muhalefetten ziyade bu iki lider sabote etmiştir. Bugün Tayyip Erdoğan, seçim meydanlarında 27 Nisan Bildirisi ile Ak Parti'nin, Cumhurbaşkanlığı seçiminin kilitlenmesi ile de Abdullah Gül'ün mağdur edildiğini halka anlatıyor. Mitinglerde Abdullah Gül'ü konuşturuyor. Diğer taraftan Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç, verdikleri demeçlerle Abdullah Gül'ün altını oyuyorlar. Bütün bunları siyasi etikle bağdaştıramıyorum. Diğer taraftan Cumhurbaşkanlığı seçimini antidemokratik tavırları ile engelleyen Sayın Baykal ve CHP yönetimi, unutulmamalıdır ki Siirt seçimlerinin iptal edilmesini de fırsat bilerek Sayın Erdoğan’’la “Erdoğan’’ın şahsında” uzlaşmışlar ve onu başbakan yapmanın yolunu açmışlardır. Ne kadar gülünç ki bu tavırlarını “demokrasinin gereği” olarak izah etmişlerdir. Söz konusu Abdullah Gül olunca o sahte “demokrasinin gereği” unutulmuştur. Maalesef o uzlaşmanın da cumhurbaşkanlığı seçimi uzlaşmazlığının da mağduru Abdullah Gül Bey olmuştur. Bu sebeple Baykal’’ın, Erdoğan’’la bir sorunu yok! Tek sorunu ismiyle müstesna, güler yüzlü, sevecen, şeffaf ve seviyeli bir devlet adamı olan Abdullah Gül’’dür. Zaten bu güzel sıfatları ile siyaset yapmaya çalışanlara, siyaset arenasına hâkim olan seviyesiz siyasetçiler izin vermiyorlar. Çok yazık! Bu ülkede hep seviyeli insanlar mı kaybedecek?