Eski başbakanlardan Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, Çayeli ilçesindeki bir otelde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yılmaz, bir gazetecinin, bir köşe yazarının, başbakanlığı döneminde hazırlanan Susurluk ile ilgili raporun gereğini yapmadığı eleştirisini nasıl değerlendirdiği yönündeki sorusu üzerine, ''Eğer öyle olsaydı bugün Susurluk meselesi gündeme gelemezdi. O rapor yayınlandığında, Türkiye'de bütün kurumların özeleştiri yapması, çete olaylarına karışanları içlerinden ayıklamaları gerekirdi. Maalesef kurumlar bu temizliği kendi içlerinde yapmadı. Yargı da bu konuda üzerine düşeni yapmadı'' diye konuştu.
Kendisine geçmişle ilgili yöneltilen eleştirilerin haksız olduğunu, çünkü o günkü koşulları dikkate almayan eleştiriler olduklarını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
''O gün kurumların başında olan yöneticiler, bize yeterince yardımcı olmamışlardır. Bunun içinde o zamanki Genelkurmay da Genelkurmay Başkanı da Milli İstihbarat Teşkilatı da ve diğerleri de vardır. Ama zaman içinde Türkiye'nin geldiği nokta, bu meselede kesin bir çözüme ulaşmak için çok daha müsait bir durum oluşturdu. Bunun önündeki en büyük engel AK Parti'nin bu meseleye bir iç politika meselesi olarak bakması ve (bizden olanlar, bize karşı olanlar) gibi ayrımcı yaklaşması, muhalifleri sindirmek için bir fırsat olarak değerlendirmeye çalışmasıdır. Bu anlayışla bu mesele çözülmez.''
SEÇMENDEN IŞIK BEKLİYOR
Güncel siyaset hakkında değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, Türkiye'de eşitsiz bir siyasal tablo olduğunu, AKP'den sonra en fazla oy alan partinin AKP'nin yarısı kadar oy aldığını belirterek, şöyle konuştu:
''Bunun hem AK Parti'ye hem de memlekete yararı yok. AK Parti bu desteğe güvenerek büyük yanlışlıklar yapıyor. Diğer partiler de alternatif üretecek çalışma yapamıyor. Yeni bir merkez partisine ihtiyaç var. Her türlü aşırılıklardan uzak, güçlü bir merkez partisine ihtiyaç var. Bu partinin eksikliği giderek daha fazla duyuluyor. Bu yerel seçimler, vatandaşın eksikliği farkedip etmediğinin de bir göstergesi olacak. Bu seçimde, seçmenin büyük kısmına bedava erzak ve kömür gibi seçim rüşveti dağıtmasına rağmen AK Parti oylarında gerileme olursa, vatandaş da bu eksikliği farketmiş demektir. Bizim için de partiyi hayata geçirmenin zamanı gelmiş demek olacak.''
Bugüne dek verdiği sözlerden caymadığını, söylediği her sözün arkasında durduğunu ifade eden Yılmaz, ''Önümüzdeki genel seçimlerde, vatandaşın önüne gönül rahatlığıyla destek vereceği, ANAVATAN gibi Türkiye'ye yeniden çağ atlatacak bir siyasi oluşumu getireceğimize inanıyorum. Bu konuya her türlü katkıda bulunacağım. Bu seçimlerde seçmenden ışık alabilirsek bunu kısa sürede hayata geçireceğiz'' diye konuştu.
Eski başbakan Mesut Yılmaz; ismet berhanı'ın cuma yazısına cevap vermiş oldu.YILDIZ RECEP
Burnuna yumruk yiyebilecek kadar kandine hakimiyet ölçüsüyle yadedilmek ve ülke siyasetinde ahkam kesmek bu ülkeye ve rize mize has bir özellik olarak meclisimizdeki oluşum örneğidir.Zamanında susurluk un çözümüne katkı beklenen sayın Yılmaz Başbakanken gösterdiği iradeye bu gün şikayetinde yuvarlak kelimelerin arkasında politikaya devamla beis görmezken üu anki başbakan ın aynı duruma düşmeyeceğine dair susurluğu es geçer tavrı teminat verme halinden oldukça uzaktır.Yani devlet içindeki çeteleşme ve faili meçhullere bu başbakan da elindeki tüm bilgilere yargıyı alet ederek sırtını dönmüş haldedir ve bunu kamuoyu görüp eksi hanesinde tutmaktadır.Mit aynı dır,jitem aynıdır,yargı ve polis aynıdır.İstisnai çıkışlarla güya millet uyutulmuş sanılmaktadır.AKP geçmiş hükümetlerdeki bu olumsuzluk ve yozlaşmalardan bu gün için seçim malzemesi yapılmaya müsait kısımları cımbızlayıp piyasaya sürerek daha uzun zaman bu argüman bolluğundan faydalanmayı yeğler irade içerisinde muhataplarının savunmasızlığındaki ortamı pervasızca kullanmaktadır.Bu düpedüz mevcut iktidar partisinin sanıldığı ve denildiği gibi ileride tekrar iktidar olma hesabını sadece önünde ki alternatifsizlik dışında katı bir prensibe bağlı bulunmadığının açık ispatıdır.Bu anlayış partinin gözden çıkarılması sürecini belki yerel seçimlere taşıma hedefini de gerçekleştiremeyebilecektir.Sayın Yılmaz ın ülkede yeni bir parti kuruluşu ihtiyacı olduğu sözü belki bu açıdan haklılık kazanmakta ama bunun içinde kendi resmini asla tahayyül etmemesi noktasında gerçeklik payı vardır.Siyaset de diğer mal ve meta lar gibi arz ve talep e göre parti ihtiyaç ve konumlarını ortaya çıkaracaktır.Ortam ve şartları samimiyetle basiret içinde tesbitte yanılgıya düşenlerin yani göründüğü gibi olma veya olduğu gibi görünmeyi çeşitli siyasal gailelere bağlı olarak tutturamayan gösteremeyenlerin azameti ne olursa olsun hüsrana uğramaları,kamuoyunu hep peşinde sürüklemeleri amacı kısa sürede zaafla hüsrana dönşebilecektir.Can ve ruh yönüyle ayakta durmak isteyen güçlü partilerin bilhassa liderlerinde her günü yeni şartları içinde yeniden değerlendirmek,değerlendirmeyi de millete hizmet boyutu dışına çıkarabilecek kişisel istek ve planlardan uzak tutmak taki samimiyetten ayrılmamakla elde edilir ve buna kalben kefalette bulunmaktır.Aksi halde insanlarda olduğu gibi partilerde kendilerinde olmayan güç vehmi yanlışlığında ısrar farkedilmeyerek darı ambarında görülme hissiyle parti ve ülke menfaati heder edilebilir.Tutarlılık kalben müsterih olmaya bağlı ve oldukça kolaydır.Tutarsızlığın belirtileri de tutarlılığın zaafa uğratıldığında farkına varmamazlık tayatar.AKP yine sayın Yılmaz ın dediği gibi arkasında mevcut millet desteğine fazlasıyla bel bağlama boşluğunda gerek parti ve gerekse lider de tutarsızlığa yöneliş vardır ve umarız bundan geri dönülme süreci acilen gösterilir.