Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin ekonomik, siyasal ve güvenlik açılarından Avrupa'ya stratejik derinlik kazandıracağını söyledi.
Abdullah Gül, İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema ile birlikte bugün İtalya'nın başkenti Roma'da katıldığı 3. Türkiye-İtalya Forumu'nda yaptığı konuşmada, ''Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ekonomik, siyasi ve güvenlik açılarından Avrupa'ya stratejik derinlik kazandıracaktır. Böylece, demokrasi, iyi yönetişim, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı gibi AB felsefesinin özünü oluşturan değerler, Türkiye'yi çevreleyen bölgelelere de yansıyabilecektir'' dedi.
İtalya'nın, Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği geleneksel desteğe teşekkür eden Gül, Ankara'nın tam üyeliğine kuşkuyla yaklaşanları da eleştirerek, ''Türkiye, tarih boyunca Avrupa siyasi coğrafyasının belirleyici bir aktörü olmuştur. Doğrusu, Osmanlı tarihi bilinmeden Avrupa tarihi yazılamaz. Bu ve diğer birçok nedenle Türkiye'yi AB'den dışlamak isteyen çevrelerin bu coğrafyanın tarihsel dinamiğini durdurma şansları olmadığına inanıyorum'' diye konuştu.
Roma İmpataratorluğu döneminde ''tüm yollar İstanbul'dan çıkar, ancak tüm yollar Roma'ya varır'' denildiğine dikkati çeken Gül, Türkiye ve İtalya'nın geçmişten devraldıkları ortak miras ve değerleri bugün de korumayı sürdürdüklerini dile getirdi. Gül, ''Gerek tarih boyunca, gerek günümüzde, Avrupa'nın güneydoğusunda Batı dünyası ile İslam aleminin buluşma noktalarında yer alan ülkelerimiz, farklılıkların kültürlerarası çatışmaya yol açmasını önlemek bakımından oynayabilecekleri özel bir rolün sahibidirler'' dedi.
Gül, demokrasi ve insan hakları gibi kavramların, insanlığın ortak mirası olduklarını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Çağdaş değerler olarak anılan, demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları gibi kavramların sadece Batı'ya özgü olmadığı; aslında köklerini İslam aleminde de bulabileceğimiz bu değerlerin bu geniş coğrafyada bugünkü manada da benimsenebileceği; insanlığın tarih boyunca geliştirdiği medeniyetin tek bir dine veya kültüre ait olmadığı; bilakis, farklı kültür ve toplumların özgün katkılarıyla gelişimini sürdürdüğü gerçeği, bizlerin katkılarıyla daha geniş kabul görecektir.''
Türkiye'nin AB'ye tam üyelik konusunda gerekli adımları kararlı biçimde atmayı sürdüreceğini belirten Gül, ''AB'ye üyelik sürecinde Kopenhag kriterlerinden kaynaklanan yükümlülüklerimizi, sessiz devrim olarak nitelendirilen reformlarla sürdürmekte kararlıyız. Üyelik müzakere sürecimizin uzun ve güçlüklerle dolu bir yol olduğunun bilincindeyiz. Ancak bu yolun başarıyla sonuçlanacağından da eminiz'' diye konuştu. Türkiye'nin, Avrupa'ya petrol ve doğalgaz sevkiyatında kilit ülke durumuna geldiğini belirten Gül, bu konudaki projelerde Türk ve İtalyan şirketleri arasındaki işbirliğinin de giderek artmakta olduğuna dikkati çekti. Gül, iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca siyalas alanda mükemmel biçimde seyretmekle kalmayıp, bu olgunun kültürel, ticari ve ekonomik işbirliğine de yansıdığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ocak ayında İtalya'yı ziyaret edeceğini hatırlatan Gül, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesine önem verdiklerini dile getirdi.
Gül, İtalyan kültür ve diline Türkiye'de belirgin bir ilgi gösterildiğini işaret ederek, ''Buna karşılık, Türkiye'nin İtalya'da aynı konumda olduğunu söylemek güçtür. Kamuoyunda, ülkemizle ilgili önemli bir bilgi açığı bulunmaktadır. Bunun bir ölçüde bizden kaynaklanan eksikliklere, bir ölçüde ise başka nedenlere dayandığının bilincindeyiz. Bu eksikliklerin giderilmesi için birlikte çalışmalıyız. İki cumhurbaşkanı tarafından İtalya Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda açılması öngörülen 'Anadolu'da 7000 Yıllık Medeniyet' temalı serginin,
bu alanda önemli bir adım olmasını diliyorum'' dedi.
aa
Yayın Tarihi :
8 Kasım 2006 Çarşamba 20:36:56
Güncelleme :8 Kasım 2006 Çarşamba 21:18:03