Türkiye siyasetinin Karaoğlanı'n beklenen ama yine de alışılmayan ölümü için ağlarken bu acı haberin üstüne Ecevit ile ilgili basında taziye ve üzüntü mesajları ardarda yayınlanıyor. Tabii bu üzüntü mesajlarıyla beraber Ecevit anıları, Türkiye'ye kattıkları ve katmadıkları da beraberinde geliyor. Bu övgü dolu mesajlarla beraber bir yandan da Ecevit'i ağır bir dille eleştirenlerde yok değil.
Bunlardan biri de Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç. Uluç, "Ecevit'le ilgili övgülere keşke ben de katılabilseydim" diyerek bu övgülerin çoğunun hamasetten öteye gitmeyen ve sahte övgüler oluğu görüşünde:
"Bülent Ecevit'in ardından hemen herkes konuştu.. Hayatında görmediği, duymadığı kadar bir alkış ve övgü yağmuru vardı dün, gazetelerde, televizyon ve radyolarda.. Kaçı samimiydi, kaçı "Böyle konuşmam lazım" diye o lafları ediyordu bilmem"
ECEVİT ÇİFTİNE AĞIR ELEŞTİRİLER
Uluç, yazısının diğer bölümünde Ecevit çiftini ağır bir dille eleştiriyor:
"Onu tanımazken, uzağındayken, hele o devirde, gençlik heyheyleri içinde "Karaoğlan"ın hayranlarındandım ben de.. Sonra yaklaştım biraz.. En iyi dostlarını, Ecevit çiftinin nasıl harcadığını, nasıl affetmez kin tuttuklarını gözlerimle gördükçe, sevgi çemberinden yavaş yavaş uzaklaştım.. Ayrıca bir lidere yakışmayacak kadar karısının etkisinde kalışı yanlışlarının en büyüğüydü.. "Rahşan Affı" lafının geçmediği gün var mı, iyi bakın.."
İşte Hıncal Uluç'un SABAH gazetesirdeki köşesinde bugün yayımlanan eleştirisinin tam metni:
Keşke ben de övgülere katılabilseydim!..
Bülent Ecevit'in ardından hemen herkes konuştu.. Hayatında görmediği, duymadığı kadar bir alkış ve övgü yağmuru vardı dün, gazetelerde, televizyon ve radyolarda.. Kaçı samimiydi, kaçı "Böyle konuşmam lazım" diye o lafları ediyordu bilmem..
Onların arasına karışmak, arkasından övgü ve sevgi dolu satırlar yazmak isterdim. Yapamadım.. Ben düşünmediğim şeyleri söyleyemem..
Bülent Ecevit'i insan olarak pek sevemedim.
Onu tanımazken, uzağındayken, hele o devirde, gençlik heyheyleri içinde "Karaoğlan"ın hayranlarındandım ben de..
Sonra yaklaştım biraz.. Olup bitenleri en yakından izlemeye başladım.. En iyi dostlarını, hiçbir siyasal beklentisi olmadan, sırf ilkeleri ve idealleri uğruna, saçlarını ona ve eşine süpürge ettiklerini yakın bildiklerimi, Ecevit çiftinin nasıl harcadığını, nasıl affetmez kin tuttuklarını gözlerimle gördükçe, sevgi çemberinden yavaş yavaş uzaklaştım..
Ecevit'i devlet adamı olarak ise hiç saymadım, sayamadım..
Hayatının en büyük zaferi diye anılır, Kıbrıs!.. Türkiye'nin çektiği bütün sıkıntılar da Kıbrıs'la başladı.. Hala da sürüyor..
Doğru.. Müdahale şarttı.. Ama "Barış Harekâtı"nı hızla "Barış"a döndürmek de şarttı. Bunu yapacak tek adamdı Ecevit.. Anlaşma karşılıklı ödünlerle sağlanır. Bizim adımıza cesaretle ödün verecek tek kişi, zaferin sahibi Ecevit'ti.. Ama o Kıbrıs'ta barışı değil, harekâtı içerde oya dönüştürmeyi tercih etti. Hemen seçime gitmeye, tek başına iktidara gelmeye çalıştı, beceremedi. Solun çekilmesine, sağ iktidarların kurulmasına sebep oldu.
Ecevit, güçlü bir siyasal lider de olamadı hiç!..
Solu birleştirecek tek adam olduğu halde, sırf bencilliği ve kaprisleri yüzünden adı "Bir bölen"e çıktı. Giderek sol da kalmadı..
Türkiye politik ahlakın temelden yok oluşunun altında Ecevit'in Florya motellerinde kurduğu iktidar vardır.. Sonra Yüce Divan'da yargılanan ve mahkûm olanlara, başbakan olmak için el veren Ecevit, soldakilere hep sırtını döndü..
Türkiye'nin 12 Eylül'e gitmekte olduğunu fark edenlerin başındaydı Alparslan Türkeş .. Ecevit'e "Hiçbir şey beklemeden seni nasıl istersen öyle destekleyeceğim, işin başına geç" diye açık davet çıkardı. Ecevit uzatılan bu eli itip ülkeyi kaosta bırakınca, müdahale kaçınılmaz oldu.
Bugünkü AKP tek parti iktidarını kuran adam da Ecevit'tir.. Tamamı kemer sıkmaya dayalı sert ekonomik önlemleri, Amerika ve Kemal Derviş baskısı ile almıştı.. İşler tam iyiye dönerken, önlemlerin sonuçları tam alınacakken, Devlet Bahçeli'nin paniğine kapılıp erken seçim kararı aldı ve Recep Tayyip Erdoğan'a iktidarı ve kendi ektiklerini biçme fırsatını altın tepside sundu.. Sıkıntı sola, iyileşme AKP'ye yazıldı. Seçimi ona bıraktığı gibi, başarıyı da ona endeksledi ve solu tamamen bitirdi.
Bir lidere yakışmayacak kadar karısının etkisinde kalışı yanlışlarının en büyüğüydü.. "Rahşan Affı" lafının geçmediği gün var mı, iyi bakın.. Yığınla örnekten biri sadece..
İnsan olarak pek sevemediğim Ecevit, başarılı bir devlet adamı, akıllı bir siyasi lider de değildi yani, bana sorarsanız..
Arkasından söyleyeceğim tek şey var..
Allah kusurlarını affetsin ve rahmetini esirgemesin!..
Sabah
Yayın Tarihi :
7 Kasım 2006 Salı 05:56:37
Güncelleme :7 Kasım 2006 Salı 09:06:59
Yorumlarınız
Mazlum Güvenir IP: 88.229.82.xxx Tarih : 7.11.2006 12:09:07
Sevgili Hıncal abi Gelismis Emperyalist ülkelerin, ekonomide ve politikada hiç bitmeyen satranç hamleleri ve ülkemizde onlarla is birligi içindeki beyin ve medyanın gücü gerçekten fazla. Bizi aldatan, yalan söyleyen politikacılarda çok fazla. Bunların arasında mavi gömlegi ve kasketiyle erdem ve onur abidesi gibi duran keloglanımız var. muhakkakki politik tecrübeniz benden fazladır sayın Ecevit Siyasi yasamında bazen yanlıs hamleler yapmıs olabilir. Ama bizim içimizde Erdem ve Onur abidesi gibi duran cınarın dallarını hic oynatmadı. sevgili hıncal abi biz seni saygısızlıkta etmek hic istemem ama sizi uzmanı oldugunuz spor ve güzellik yarısmalarında görmek istiyoruz. saygılar
Ahmet Yeter IP: 82.179.73.xxx Tarih : 7.11.2006 09:52:45
Sayin Hincal Uluç`un dediklerinine buyuk olcude katiliyorum. Ama sag sol kutuplasmasinin Turkiye`nin yararina olmadigi bir kesin. Dogru durust, acik sozlu, akilci bir sekilde hizmet eden herkesin yanindayim. Ama boyle kisiler bizim icimizde pek fazla yok. Eger olmus olsaydi simdi Turkiye nin yeri bu kadar geri olmazdi. Ecevit`lerin Turkiye`ye yaptiklari iyiliklerden daha fazla kotuluklerin oldugunu dusunuyorum. Yaptiklari seylerin sonuclarina bakarsak hepsi uzun vadede Turkiye`nin basina buyuk problemler acmistir. Dahada acacagi bir kesindir. Benim Turkiye`deki siyasetcilerden tek bir istegim var, yalanciligi biraksinlar ve Turkiye`nin gelecegi icin turk gencligi icin birseyler yapsinlar. Butun dunyada gencligin curumeye basladigi bir donemde Turkiye bu firsati cok iyi degerlendirip, butun gucunu genclik icin yatirim yapmaya harcamalidir. Ecevit`in Allah kusurlarını affetsin ve rahmetini esirgemesin!.. Saygilarimla, Ahmet Yeter
adem IP: 212.174.165.xxx Tarih : 7.11.2006 11:50:09
objektif bir yorum katılıyorum.tabiiki iyisiyle kötüsüyle ahirete gitti burdaki yaşamı bitti.terhis tezkeresini aldı...Allah rahmet eylesin..
nurgul IP: 85.108.92.xxx Tarih : 7.11.2006 13:09:39
hıncal bey sonuçta bir oluden bahsediliyor yaşarken yapsaydınız eleştırılerinizi bence daha doğru olurdu ama eleştiri yapmadan once once kendinizi eleştirin ya bunlar hiç hoş şeyler değil
Yavuz Efe IP: 81.213.141.xxx Tarih : 7.11.2006 16:10:54
İşin doğrusunu yazmışsın Hıncal Uluç. İçim burkuluyor ama gerçek böyle maalesef. Evet diyecek şu kaldı sadece;Allah rahmet eylesin...