"Türkiye zenginleşiyorsa nereye zenginleşiyor? Çiftçiye gidiyor mu? Esnafa gidiyor mu? İşsiz sayısı artıyor mu? 30 bin kişi sadece İzmit'te işsiz kaldı mı? İşsiz kalmak sadece meşgaleyi kaybetmek anlamına gelmez. İşsiz kalmak insanın toplumdaki yerini kaybetmesi demektir. Çocuğunun isteğini yerine getiremeyen bir babanın ızdırabını bilir misiniz? Eşinin ihtiyacını karşılayamayan bir insanın yaşadığı nedir bilir misiniz? 30 bin kişi şu anda bu halde! Bir yılda Kasım ayı itibariyle Türkiye'de işini kaybeden insan sayısı 635 bin.
Daha önceden işsiz kalan kişi sayısı da 300 bin! TSK'daki askerlerin sayısı 700 bin. İşsizler ordusuna katılan insan sayısı 900 bin. Bu iyi bir tablo mu? En çok işini kaybeden ülke Türkiye BM ülkeleri arasında. Bu iyi birşey mi? Kalkınmayı repo, banka, kredi işi zanneden, devletin parasını sermayesini ithalata dayayıp refah sağlayan yanlış bir zihniyet var başımızda. Fabrika satan zihniyet var. Bunun arkasında Telekom'u 2 yıllık kazancına karşılık karıyla ödeyecek taksitlere bağlayıp kim olduğunu bilmediğimiz, iktidarla ilişkisi netleşmemiş bir uygulama var!
Rekor kar elde etti diye haberleri okuyorsunuz! Ne olurdu bu ülkedeki insanları zenginleştirerek çalıştırsaydın onu! Kimlerin eserleri varsa, hizmetleri varsa ne yazık ki bunlar geride bıraktığımız 6 yılda ucuz dereden elden çıkarıldı, satıldı o paralarla zenginlkeştik diye hava basıldı, ithalat serbest bırakıldı. Zenginleştik denildi, büyüme dönemi bitti, şimdi borç ödeme dönemi başladı! Bunlar iktidar olduğunda 80 yıllık borç 220 milyar dolardı. 6 yılda 500 milyar dolara çıkarıldı.
Atatürk'ün, Fevzi Çakmak'ın, İnönü'nün bir yolsuzluğu var mı? Hepsi şerefiyle yaşadı!. Yolsuzluk kişisel olmaktan çıktı. Artık birlikte, kollektif yapılıyor. Yolsuzluk bir kişinin ahlaki bozulmasının, sütü bozuk olmasının sonucu değil. Şimdi yolsuzluk akılla fikirle yapılıyor. Almanya'da dernek kuruyorlar. Neymiş mazlumların yarasına merhem olacak. Dolaşıyor camileri Almanya'da. Ramazan'da fitreyi zekatı topluyor. Kazancının karşılığını ver fakirlere de bakalım diyorlar.
Sonra kuryeye veriyorlar o kurye parayı Türkiye'ye taşıyor. Türkiye'de o paralar şirket oluyor, arsa oluyor. Bu paralar televizyon kanalı oluyor. O televizyon ne anlatıyor vatandaşa? Ufkunu açıyor, hizmet ediyor değil mi? O kanal AKP'ye hizmet ediyor. Bu iş Almanya'da ortaya çıkıyor. Alman adliyesi yargıladı, davayı bitirdi. Alman mahkemesi "Kuryelik yapan adam sizin RTÜK'ünüzün başındadır" diyor. Başbakan'ın arkadaşı. Başbakan'a soruyoruz kanalı kuranı tanıyor musun? Tanımıyorum diyor. Ama ertesi gün fotoğrafı çıkıyor, akrabası, dünürü çıkıyor.