Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, bugün Türkiye'ye gelecek olan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan'ın ziyaretine ilişkin olarak, "Kıbrıs dosyası onun elinde, giderken iyi bir dosya bırakmasını arzu ediyoruz" dedi.
Atatürk Havalimanı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gül, Genel Sekreter Kofi Annan'ın yarın İstanbul'da başlayacak Medeniyetler İttifakı Girişimi 4. Yüksek Düzeyli Grup Toplantısı'na katılacağını söyledi. Gül, "Genel Sekreter'in en önemli projelerinden birisi buydu. Bu vesileyle kendisiyle birçok konuyu da ele alacağız. Kıbrıs dosyası onun elinde, giderken iyi bir dosya bırakmasını arzu ediyoruz" dedi.
Kıbrıs ile ilgili son gelişmeler hakkında Annan'ı bilgilendireceklerini ifade eden Gül, ziyaretin bu nedenle de büyük önem taşıdığını bildirdi.
"Kofi Annan ile AB İlerleme Raporundaki Kıbrıs sorunuyla ilgili hususların ele alınıp alınmayacağına" ilişkin bir soruya karşılık Gül, şunları kaydetti: "Tabii, AB onu direkt ilgilendirmez. Ama Kıbrıs'taki problemin çözümüyle ilgili esas platform BM olduğu için, BM'nin görüşü çok önemli. AB de zaten BM'ye bakar. Şimdiye kadar çok çalışmalar yapıldı. Genel Sekreter büyük gayretler içinde oldu. Çok iyi niyetli olarak plan hazırladı. O plan referanduma kondu. Maalesef planın Rumlar tarafından reddedilmesi büyük bir sürpriz ve üzüntü oldu. Büyük bir problemin çözümüyle ilgili fırsat kaçmış oldu. Daha sonra hazırlanan rapor maalesef Güvenlik Konseyi'nde ele alınıp tartışılamadı. Eminim bütün bunları Genel Sekreter en iyi şekilde değerlendirecek. Genel Sekreter'in, son girişimleri de değerlendirerek, ayrılırken iyi bir dosya bırakacağını tahmin ediyorum."
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, ABD'nin BM Güvenlik Konseyinde İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki son operasyonunu kınayan karar tasarısını veto etmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de, şöyle konuştu:
"Dünyanın Filistin konusuna duyarsız kalmaması gerekir. Bu, bölgeye yanlış sinyaller veriyor. Halbuki bölgede huzura ihtiyaç var. İsrail ve Filistin devletlerinin yan yana yaşayabileceği ortamı oluşturmak lazım. Bütün davranışlar ve özellikle İsrail'in güç kullanma ve tek taraflı adımlar atması, ne yazık ki bölgede beraber yaşama imkanını zedeliyor. Yeni nesiller nefret ve intikam duygularıyla yetişiyor. Bunlar da geleceği zora sokuyor. Halbuki, atılacak adımların, gelecekte hiç değilse iki devlet çözümünü kuvvetlendirici olması gerekir."
AA
Yayın Tarihi :
12 Kasım 2006 Pazar 14:18:34