Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’ndan Lübnan’a asker gönderme kararı çıktı.
Bakanlar Kurulu toplantısının sona ermesinin ardından basın toplantısı düzenleyen Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Ortadoğu krizi ortaya çıktığı günden bu yana Türkiye’nin bu bölgede barışın, huzurun sağlanması ve bu yönde zorunlu gelişmelerin temini bakımından ciddi çabalar gösterdiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Lübnan, İsrail, Filistin ve geçtiğimiz günlerde de Suriye’ye yaptığı temasları hatırlatan Çiçek, Başbakan Erdoğan’ından bu konuya ilişkin doğrudan ya da telefonla konuyla ilgili görüşmeler yaptığını vurguladı.
LÜBNAN’A ASKER GÖNDERME KARARI
Çiçek, BM aldığı 1701 sayılı kararının Bakanlar Kurulu’nda çok yönlü olarak değerlendirildiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Ülkemizin çıkarları ön planda tutularak, milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa konu hassasiyet ve titizlik içerisinde ele alınmıştır. 1701 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı çerçevesinde ülke olarak BM Görev Gücü’ne katılmaya karar vermiştir. Bunun ayrıntıları vardır. Dışişleri, Genelkurmay Başkanlığı ve devletin ilgili birimleri genel gelişmeleri dikkate alarak çalışma yapıyordu. Yarın öğlenden sonra dar çerçevede bir toplantı yapılacak. Birkaç gün içerisinde de asker gönderme konusunda TBMM’yi toplantıya çağıracak.ö Çiçek, geçmişte alınan karar çerçevesinde insani amaçlarla; havalimanları ve hava sahalarının kullanılmasının mümkün olduğunu belirterek, bunu teyit etmek amacıyla bir kararın Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığını bildirdi.
“KALE ARKASINDAN SEYİRCİ GİBİ İZLEMEK OLMAZ"
çiçek, Lübnan’a asker gönderilmesi konusu değerlendirilirken, en çok hassasiyet gösterilen konunun Türkiye’nin menfaati olduğuna dikkat çekerek, bu konunun tartışma konusu olacağını, bazı çevrelerde iç politika malzemesi olarak değerlendirilebileceğini bildiklerini söyledi. Birçok ülke, Ortadoğu ile bu kadar yakinen ilgilenirken, bir kısım adımlar atarken, 1701 sayılı kararın hayata geçirilmesi noktasında kararlar alırken, çaba sarf derken, bir bölge ülkesi olarak Türkiye’nin “kale arkasından maç seyreder" gibi seyirci kalmasının kesinlikle söz konusu olamayacağını ifade eden Çiçek, “Türkiye bu noktada aktif bir rol oynamıştır. Bundan sonra da üzerine düşeni yapacaktır. Bunun yasal, anayasal çerçevesi neyse bunu bu süre içerisinde yapacağız" diye konuştu.
AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, Lübnan'a asker gönderilmesiyle ilgili hükümetten tezkere gelir gelmez meclisin olağanüstü toplantıya çağrılmasıyla ilgili imzaların ellerinde hazır olduğunu bildirdi.
-Kapusuz, asker gönderilmesine karşı çıkan Cumhurbaşkanı Sezer'in "usul dışında muhalefet gibi beyanda bulunmasını" eleştirirken, "Beyanat vermesi doğru olmadı. Şimdi tezkere gelip kabul edilirse çıkacak görüntüye bakın: Devletin başı karşı ama Türk askeri gönderiliyor" şeklinde konuştu.
ANKA'nın HABERİ
AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, hükümetin lübnan'a asker göndermeyle ilgili tezkeresini Meclis'e gönderdikleri anda, TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırmak için gereken en az 110 imzanın ellerinde hazır olduğunu bildirdi.
TBMM'de gazetecilerle sohbet eden AKP'li Kapusuz, bu sırada tamamlanan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'in açıklamalarını da gazetecilerle birlikte dinledi.
BU HAFTA TOPLANTI ZOR
Asker göndermeyle ilgili hükümetin aldığı ilke kararının çok yeni olması nedeniyle kesin yorumlar yapmaktan kaçınan Kapusuz, tezkereyle ilgili Genel Kurul toplantısının bu hafta yapılmasına çok şans vermediğini ima etti.
İMZALAR HAZIR
Hükümetin tezkereyi ne zaman Meclis'e göndereceğini belmideğini belirten Kapusuz, sorular üzerine TBMM'yi doğrudan toplantıya çağırma yetkisi olan Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı'nın dışında, en az 110 milletvekilinin başvurusuyla yapılabileceğini anımsattı. Kapusuz, "Olağanüstü toplantı öncesinde tedbirimiz hazır zaten" diyerek, milletvekillerinin konuyla ilgili imzalarının ellerinde bulunduğunu ifade etti.
Bu akşam yapılacak AKP MYK toplantısında konunun netleştirileceğini kaydeden Kapusuz, toplantı sonrasında Lübnan'a asker göndermeyle ilgili ayrıntılı açıklama yapılabileceğini söyledi.
CUMHURBAŞKANI SEZER'E ELEŞTİRİ
Kapusuz, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in asker göndermeye karşı çıkan açıklamalarını da değerlendirirken, "Cumhurbaşkanı usul dışında muhalefet gibi beyanda bulundu. Şimdi tezkere gelip kabul edilirse çıkacak görüntüye bakın: Devletin başı karşı ama Türk askeri gönderiliyor. Kişisel görüşü olabilir ama beyanat vermesi doğru olmadı bence" şeklinde konuştu.
IRAK'TAN FARKLI
Türkiye'nin lübnan'la ilgili olarak başından beri işin içinde olduğunu, "hiçbir zaman bu konuyu es geçmediğini" vurgulayan Kapusuz, "Irak'taki pozisyon farklıydı. Orada 'gelmeyin' diyorlardı ve siz iki ülke oraya girecektiniz, değerlendirilmeniz farklı olurdu o zaman. Ama burada ise ateşkes sağlanmış, BM Gücüne dahil oluyoruz. Amaç tarafların sağladığı barışı korumak" dedi.
1 MART'A BENZEMEZ
"1 Mart'a benzer mi, sorun çıkar mı?" sorusu üzerine Kapusuz, "Sorun çıkmaz. Arkadaşlarımızın bilgilendirilmeye ihtiyacı olabilir farklı görüşler olabilir. Ama barışı koruma gücüne katılım bence çok garip değil" dedi.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK ?
Hükümetin asker gönderme tezkeresi Meclis'e ulaştığında, AKP Grubu elinde hazır olan en az 110 imzalı başvuruyu TBMM Başkanlığı'na sunacak. Meclis Başkanı Bülent Arınç da 7 gün içerisinde başvuruyla ilgili kararını verecek ve belirleyeceği bir günde olağanüstü toplantı için tüm milletvekillerine çağrı yapacak. Kapusuz'un da verdiği bilgiler ışığında konu değerlendirildiğinde Genel Kurul'un 5 ya da 6 Eylül 2006 tarihlerinden birinde bir günlük çalışma için toplanabileceği belirtiliyor.(
AA/ANKA
Yayın Tarihi :
28 Ağustos 2006 Pazartesi 16:27:01
Güncelleme :28 Ağustos 2006 Pazartesi 17:47:01
Yorumlarınız
kemal şahin IP: 85.103.127.xxx Tarih : 28.08.2006 17:29:52
Kesinlikle asker gönderilmesine karşıyım. Bizim askerimizim İsrail'in çıkarları için ölmeye ve öldürmeye yollanmasına karşıyım. Barış gücü denilen şeyin bir kandırmaca olduğunu düşünüyorum. Barış gücü kesinlikle İsrail'in emrinde olacaktır. Evlatlarımıza sahip çıkalım.