Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Hizbullah örgütü ile ilgili gelişmelerin de değerlendirildiği MGK bildirisinde yer aldı. Hizbullah Örgütü'nün, 2000 yılı öncesi gücüne kavuşması için vakıf, dernek faaliyetleriyle geniş kitlelere ulaşmayı hedeflediği, Diyarbakır, Batman başta olmak üzere Güneydoğu'da yoksulluğu kullanarak imaj yenilemeye ve taban genişletmeye çalıştığı belirlendi.
Milli Güvenlik Kurulu'nun son toplantısında, bir dönem "mezar evleri" ile gündeme gelen, ve tüm yurtta yürütülen operasyonlarla büyük ölçüde etkinliğini yitiren Hizbullah örgütünün durumu da ele alındı. Örgütün, silahlı eylem yerine vakıf, dernekler aracılığıyla taban genişletmek ve taraftar toplamak için yoğun bir çaba içine girdiği, "yoksulluğu" kullanarak kitleleri etkilemeye çalıştığı saptandı.
Milli Güvenlik Kurulu toplantısına sunulan "Hizbullah Terör Örgütü"yle ilgili bilgi notunda, daha önce Hizbullah davalarında yargılananların şimdi dernekler kurup etkinliklerini artırmak için çaba gösterildiği belirtildi.
YOKSULLUĞU KULLANIYORLAR
İstanbul'da 17 Ocak 2000 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda örgüt lideri Hüseyin Velioğlu'nun öldürülmesi ve villada ele geçirilen CD ve diğer dökumanlardan yola çıkan polis, tüm yurtta "Huzbullah Operasyonları" başlatmıştı. Bu operasyonlarda, örgütün kendilerine rakip olarak gördüğü gruplara yönelik cinayetleri de ortaya çıkarılmış, evlerin bahçelerinin birer mezarlığa dönüştürüldüğü belirlenmişti.
Hizbullah'a dönük operasyonlarla örgütün "çöküş dönemi"ne girdiğini belirtilen bilgi notunda, Hizbullah'ın şu aşamada silahlı eylemler yapacak durumda olmadığı belirtildi ve yeni taktiği şöyle açıklandı:
MERKEZİ DİYARBAKIR'DA
"Hizbullah örgütü, şimdi vakıf ve dernekler kuruyor, dergiler çıkarıyor. Örgüt, başta Diyarbakır ve Batman olmak üzere Güneydoğu illerinde yoksulluğu kullanarak imaj yenilemeye çalışıyor. 2000 yılındaki operasyonun ardından eski gücüne kavuşmak için yoğun çaba harcayan örgüt, günümüzde legal alanda kurduğu dernekler etrafında faaliyet gösteriyor."
Örgütün kurduğu en etkili derneğin merkezi Diyarbakır'da bulunuyor. Yetkililer, kurulan bu derneğin kelime anlamının da "zaafa uğramış, zayıf düşmüş" olduğunu belirttiler, örgütün Adana, Bingöl, Gaziantep, Konya, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Van, İstanbul, Osmaniye ve Ağrı'da şube ve temsilcilikleri de bulunuyor.
"YASAL ÇERÇEVE" DENİLİYOR
Güvenlik birimlerinin yakın takibinde tutulan derneğin, tüzüğünde ise hedefler şöyle belirtiliyor:
- Tabii insan haklarını, insan haysiyetini ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan, ekonomik, sosyal, hukuki, psikolojik, kültürel, dini, ahlaki değerler ve eğitim haklarına yönelik fiili her türlü engelin kaldırılması için yasal çerçevede mücadele etmek.
- Mağdur, mazlum, muhtaç fertler ve aileler arasında yardımlaşma, dayanışmanın sağlanabilmesi yasal veya tabii hukuka kabul edilen temel haklarının savunulması için her türlü mücadeleyi vermek.
- Ekonomik, sosyal, dini ve ahlaki temel haklar ile eğitim alanında mağdur edilmiş, toplum vicdanını rahatsız eden her türlü tecavüz ve saldırılara karşı yasal çerçeveler içinde mücadele etmek, gerektiğinde hukuki yardımlarda bulunmak, her türlü iletişim imkanlarını kullanarak toplumu bilgilendirmek.
- Toplumda meydana gelen dengesizlikler ve haksızlıkların giderilmesi için maddi hiç bir karşılık beklemeksizin mağdur ve muhtaçlara yardımda bulunmak, toplumdaki genel uzlaşma ve dayanışma sağlamak için hler türlü çabayı sarfetmek.
BAŞKANI ÖRGÜT ÜYESİ
Merkezi Diyarbakır'da bulunan Hizbullah'ı diriltmeye çalışan derneğin başkanlığını, Hizbullah Davası sanıklarının savunmasını üstlenen ve örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası alan bir avukat yürütüyor. Değişik isimler altında kurulan derneklerin kurucuları arasında Hizbullah davalarında yargılanan isimler olduğunun da dikkat çektiği belirtilen Emniyet raporunda, kitleleri harekete geçirmek için dini motifli mitingler düzenlenmesinin planlandığı da belirtildi.
Saygı Öztürk / hürriyet
Yayın Tarihi :
16 Nisan 2007 Pazartesi 13:19:23