19
Mart
2026
Perşembe
SİYASET

Provokasyona hazırlanmışlar

Başbakan Yardımcısı Arınç, derbi maçta çıkan olaylarla ilgili "Öyle görünüyor ki 3-5 bin kişi taşkınlık yapmak için böyle bir provokatif eylemde bulunmak için hazırlanmış" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Beşiktaş ile Galatasaray arasında dün akşam yapılan derbi maçta çıkan olaylarla ilgili, "Öyle görünüyor ki, 3-5 bin kişi taşkınlık yapmak için, böyle bir provokatif eylemde bulunmak için hazırlanmış, içeriye sızmış, veya bunların sızmalarına gözler kapanmış" dedi.

Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından WOW Otel’de düzenlenen Dünya Vakıflar Konferansı’nın açılışının ardından, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Gazetecilerin, demokratikleşme paketinde neler olduğuna ilişkin sorusu üzerine, Başbakan Erdoğan'ın açıklayacağı yeni bir demokratikleşme projesi için, bir haftaya ihtiyaç olduğunu, Başbakan’ın 30 Eylül’de, bu konuda bir açıklama yapacağını ifade ettiğini belirterek, bu konuda ayrıntıya girmeye gerek olmadığını söyledi.

Arınç, bütün işin olgunlaştığını, Başbakan Erdoğan’ın çok önemli görülen bu konuyu kendi diliyle kamuoyuna açıklamak istediğini belirtti.

Beşiktaş-Galatasaray derbisinin, bitime 2 dakika kala siyah-beyazlı taraftarların sahaya girmesi nedeniyle tatil edilmesini nasıl değerlendirdiğine ilişkin soru üzerine de Arınç, yaşanan olayların çirkin olduğunu kaydetti.

"Bundan büyük bir üzüntü duyuyorum. Akşam maçı Ankara’dan izleyen bir arkadaşınız olarak, yaşanan bu çirkinliklerin beni çok üzdüğünü ifade etmek isterim" diyen Arınç, iki tane güzide, köklü kulübün müsabaka yaptığını, bunların mazisinin yüz yılı geçtiğini, şampiyonluklar kazandıklarını anlattı.

Arınç, Beşiktaş-Galatasaray derbisinde büyük bir seyirci kitlesi önünde başa baş bir mücadele sergilendiğini, karşılıklı goller atıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Ancak maalesef bitimine bir dakika kala sahaya sızan, maalesef atlayan, önüne geleni tahrip eden, futbolcuları, polisleri korkutmaya çalışan, maçın tatil edilmesine yol açan, acı, çirkin, korkunç bir olay yaşanıyor. Bu olaydan dolayı bugün bazı açıklamalar yapılacak, belki bazı kararlar da alınacak. Bu barbarlığın yaşanmamış olması gerekirdi. Bu olay sadece Türkiye’de spora olan ilgiyi veya karşılaşmalarda taraftar kitlesininin masum duygularını köreltmenin ötesinde, dünyaya karşı da itibarımızı fevkalade zedelemiştir. Sportif müsabakalarda hiç arzu edilmeyen bu holigan görüntüleri, maalesef hepimizi fevkalade üzmüştür. İki kulübün de bu işte bir dahli olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Onlara böyle bir yakıştırmayı hiç kimse yapamaz. Orada 80 bine yakın bir taraftar kitlesi, seyirci kitlesi var. Bunların yüzde 90-95’ini, bu işlerle hiçbir ilgisi olmayan tertemiz bir kitle olarak selamlamak istiyorum. Fakat görünüyor ki, 3-5 bin kişi böylesine bir taşkınlık yapmak için, böyle bir provokatif eylemde bulunmak için hazırlanmış, içeriye sızmış veya bunların sızmalarına gözler kapanmış. Dolayısıyla kapasiteden fazla seyirci alındığına göre, bunların biletlerinin nasıl temin edildiği, içeriye nasıl girdiği, son dakikada böyle bir eylemi nasıl yaptıkları konusunun yargı yoluyla mutlaka takip edilmesi lazım. Bir kulüp bir ceza alacaktır, kararlar alınmış olacaktır ama yaşanmış olan olaylar fevkalade üzüntü vericidir, çirkindir. Artık statlarımızda bu tür olayların yaşanmaması ve bu tür olaylara yol açmaması için gereken tedbirler, hatta radikal tedbirler mutlaka alınmalı ve uygulanmalıdır. Hiç kimse bir mazeret olarak hakemin hatalarını saymaya kalkmasın veya bir futbolcunun özellikle Melo’nun taraftarları tahrik eden davranışından yola çıkarak, bu eylemlere hak verdirmesin. Hiçbir şey böyle bir eyleme hak verdiremez. Bu çirkinliğin sorumluları bulunmalı, bunlar temizlenmeli, futbol müsabakalarına bir daha giremeyecek bir noktaya gelmelidir. Sporu özellikle futbolu, taraftarları anlayışla karşılıyorum. Fakat bu görüntüler Türkiyemiz'i rezil etmekle kalmıyor, bütün dünyaya karşı da mahcup ediyor ve üzüyor. Bu olayın hiç yaşanmayacağını ümit ediyorum. Gereken tedbirler mutlaka alınmalıdır.”

Almanyadaki seçimler

Almanya’daki seçimlere ilişkin soru üzerine de Arınç, bu ayın seçimler ayı olduğunu, Irak’ta ve Kuzey Irak’ta seçimler yapıldığını anımsatarak, Almanya’nın büyük ve Türkiye ile yakından ilgili bir ülke olduğunu söyledi.

"İlk belirlemelere göre Türk asıllı 10 yurttaşımızın federal meclise girdiğini öğrendim. Belki de bu sayı daha da artacak" ifadesini kullanan Arınç, şöyle devam etti:

"Anlaşılıyor ki, Angele Merkel, şansölye gücünü korumuştur, hatta artırmıştır. Bir siyasi parti barajı aşamadığı için siyasete belki bu noktada veda etmiştir. Görünen odur ki, Merkel yeniden bir koalisyon kuracaktır. Bunlar Almanya’nın iç meselesidir. Seçim sonucunda başarılı çıkan sayın Merkel’i elbette kutlamak isterim. Bu seçimin Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkilere yeni bir ivme kazandırmasını, başarılı sonuçlar vermesini dilerim. Türkiye açısından hiç bir kaybımız olmaz ama mutlaka kazanımlar olacaktır. Merkel daha güçlü bir biçimde Türkiye’nin dostluğuna, Türkiye ile işbirliğine daha fazla önem verecektir diye düşünüyorum."

AA
Yayın Tarihi : 23 Eylül 2013 Pazartesi 15:25:29


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ahmet IP: 88.241.241.xxx Tarih : 24.09.2013 01:14:15

3 , 5 bin kişi ayarlancak   polisin ve sizin bu işten haberiniz olmayacak bunu mu söylemek istiyorsunuz   eğer öyleyse çok vahim  istambul valisi ve emniyet müdürü derhal istifa etmelidir   bu işte bir tezgah var ama ileride göreceğiz gezi olaylarında bile bir tezgah var illede avm yapacağım deyip gece yarısı cadır basmalar ateşe benzinle gidercesine  hükümetin  bakanların ve valinin açıklamaları hükümeti madur edecek bir yapının olmaması hükümetin kendi maduriyetini yaratmasına dönüşmüş  gibi duruyor  önceden asker siyasi gazeteci darbeci hükümeti madur edebiliyordu ama şu anda bunu yapan ve cesaret edebilecek kimse kalmadı daha doğrusu hükümetin karşısında ona söz söylüyecek bir halk kaldı yani halktan başka hükümeti madur edecek bir güç yok  seçimlere az kalmışken bu maduriyetin yaratılması ve hükümet tarafından körüklenmesi  manidardır  hükümet istanbulda halka çok güzel bir park alanı yaparak bu işi bitirebilir hükümet oddüden yol geçirmeyerek bu işi bitirebilir  yada bunları yapmadan halka anlatarak yapma yoluna hatta mini referanduma dökebilir ama hükümet  taraftardan örgüt oluşturmaya ve o örgütün kendilerini madur etmesi savınla ortaya çıkıp demeçler vermektedirler  evet bir provakasyon var halkı ayaklandırma çabaları var ama bu kime  yararsa o şuçludur beşiktaş ve çarşıya karşı bir tezgah var bu gezi olaylarından beri var  ha birde öenmli bir şey var hükümet gezi olaylarında para dağıtıldığı hatta bu paraların 200 lira olduğunu açıklamıştı tedavülde çok gezmeyen bu  200 liraların heralde izini bulurlar piyasaya nerden girdiğini takip etmek eskiden mümkün değildi ama şimdi .çok kolay o paraları kimin piyasaya sürdüğünü hükümet bulup derhal açıklamalıdır . vatandaş olarak kimin provakasyon yaptığını delilleri ile sununda bizde hükümeti destekleyelim bu gibi provakasyonlara karşı hükümete destek verelim  yoksa aklımızda ciddi şüpheler var