Avrupa’nın göçmen kökenli ilk parti lideri olan Özdemir, “Göçmenlerin başbakanlık yapmasının önünde bir engel görmüyorum” dedi
ALMANYA’DA Türk asıllı siyasetçi ve Avrupa Parlamentosu üyesi Cem Özdemir’in Birlik 90/Yeşiller Partisi’nin eş başkanlığı görevine seçilmesi ülkede büyük yankı yarattı. Alman basını, ABD’de bir siyahinin başkanlığa seçilmesinin ardından bir Türk’ün parti liderliğine seçilmesi arasındaki benzerliğe dikkat çekerken Özdemir de “Biz Almanyalı Türkler, bazılarının tahmin ettiğinden çok daha fazla Almanız” dedi.
Özdemir, “Bild am Sonntag” gazetesine verdiği demeçte, “Kendinizi ne zaman daha fazla Türk, ne zaman daha fazla Alman olarak hissediyorsunuz” sorusuna karşılık, “Ben bir Türk ailenin çocuğu olarak Schwaben toplumunun arasında yetiştim. Bir eve gireceğim zaman, Türklerde adet olduğu gibi her zaman ayakkabılarımı çıkartıyorum. Ancak Türkiye’de olduğum zaman da dakiklik ve disiplin konusunda düşünürken kendimi yakalıyorum. Bu da gösteriyor ki, biz Almanyalı Türkler, bazılarının tahmin ettiğinden çok daha Almanız” diye konuştu.
Türklerin artık Alman toplumuna tümüyle dahil olmuş sayılıp sayılamayacağına ilişkin bir soru üzerine de Özdemir, şunları söyledi: “En azından bir değişim süreci yaşandığını gösteriyor. Ancak bu konuda konuşmamız bile, bir Almanyalı Türkün önemli bir konuma geldiğinde bunun hala normal karşılanmadığını gösteriyor.”
Özdemir, “Siz Yeşillerin Cem Obama’sı mısınız” sorusu üzerine de “Yeşillerin Özdemir’i olsam bana yeter. Obama’nın ilginç yanı, hem beyaz hem siyahi olması. Bu sıkça unutuluyor. Ancak bu bağlayıcı unsur benim için önemli. Benim isteğim, günün birinde Anadolu’dan gelindiğinin bir önem taşımaması” dedi. “Türk kökenli biri başbakan olabilir mi” sorusuna karşılık insanın inancının, cinsiyetinin ve ana dilinin önemli bir etken olmaması gerektiğini söyleyen Özdemir, göçmenlerin Almanya’nın yurtları olduğunu kabullenerek, bir Alman olabileceklerini anlamaları gerektiğini kaydetti.
‘AB üyeliğinize 10 yıl var’
Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanlığına seçilen Cem Özdemir, Türkiye’nin henüz AB’ye üye olabilecek olgunluğa erişmediğine inanıyor. Cem Özdemir, bu konuda yaptığı bir açıklamada “Türkiye, gerçekçi olarak 10 yıl içinde AB’ye girebilecek duruma gelebilir” dedi.
Deutsche Welle’e göre Cem Özdemir, Türkiye’nin AB üyeliği hedefine ilişkin açıklamalarında “Türkiye’nin bugün henüz AB’ye üye olabilecek olgunluğa erişmediğini” söyledi.
BAŞARILI BİR GÖÇ HİKAYESİ
Alman Welt am Sontag gazetesinde yayımlanan yorumda Özdemir’in, düşüncelerinden dolayı değil kökeni nedeniyle eş başkanlık görevine seçildiği savunuldu. Yorumda şu görüşlere yer verildi: “Kendisi için de partinin başarısız olmasına izin veremez. Belki sırtı duvara dayalı olarak hiç beklenmedik güçler ortaya çıkartır. O zaman yaşam öyküsü, gerçekten de başarılı şekilde sonuçlanan bir göç öyküsüne dönüşebilir.”
CHP VE MHP KAYGILI...
Bekir Bozdağ (AKP): “Özdemir’in, Yeşiller Partisi’ne eş başkanlığına seçilmesi, umarım Almanya’da yaşayan Türklerin yaşadıkları sorunların çözümüne, Türkiye -Almanya ilişkilerine pozitif katkı sunmasına yardımcı olur.”
Canan Arıtman (CHP): ”Söz konusu partinin, Güneydoğu politikalarındaki yaklaşımı Türkiye lehine değil, bundan sonra da olacağını sanmıyorum. Özdemir, yanlış hatırlamıyorsam ’Ermeni Soykırım’tasarısına imza atanlar arasındaydı. Türk’ten çok bir Alman gibi.”
Abdülkadir Akçan (MHP): “Türk olması nedeniyle, Claudia Roth’un sınırlarının dışına çıkmadan daha aktif olabilir. Bu da yıllardır bu partinin, Türkiye’ye özellikle Güneydoğu politikası yönünden ’vahim’ bir sonuç doğurabilir. Türkiye için sıkıntılı sonuçlar doğurabilir.”
Sırrı Sakık (DTP): “Özdemir’in ve partinin demokrasi ve hukuk inançlarına inanıyorum. Bir taraftan Obama’nın ABD Başkanı seçilmesi, diğer taraftan, Türk kökenli birinin Yeşiller Partisi’nin başına gelmesi demokrasi adına büyük bir mutluluk. Ne yazık ki, bizim ülkede demokrasiyi içine sindirmeyenler var.”