Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini destekleyen Washington yönetimi, yıl sonunda bir tren kazasının yaşanmaması için girişimlerde bulunuyor. Bu arada Portekizve İtalya Türkiye'ye açık kapı bırakılmasanı istediler.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ü Başbakanlık’taki makamında ziyaret etti.
Gül ve Wiılson, Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye’yle müzakerelerin 8 başlıkta askıya alınmasını tavsiye eden kararını ve sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Amerikalı kaynaklar, görüşmede Irak’taki durum üzerinde de durulduğunu belirttiler.
Prodi: "Türkiye'ye kapı açık bırakılmalı"
İtalya Başbakanı Romano Prodi, Türkiye'nin AB perspektifi konusundaki ortak görüşün "Kapının açık bırakılması" olduğunu söyledi.
Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, Atina'yı ziyaret eden İtalya Başbakanı Romano Prodi ile bir araya geldi.
Karamanlis ile Prodi, görüşme sonrasında basına yaptıkları açıklamada, İtalya-Yunanistan ilişkileri, AB'nin geleceği ile Türkiye-AB ilişkileri konularını ele aldıklarını kaydettiler.
Türkiye'nin şu ana kadar AB karşısındaki tutumundan hoşnut olunup olunmadığı, Komisyonun önerileri içinde yer alan 8 başlığın dondurulması ve Türkiye'nin yükümlülüklerin yerine getirmesi için bir takvim konulması gerektiği konusundaki yorumu sorulan Karamanlis, şunları söyledi:
"Ne yazık ki, Türkiye AB'nin ilke ve değerlerine uyum sağlayacağı yönündeki isteğini pratikte göstermemiştir. AB perspektifinin ilerlemesi için gerekli adımları atmalıdır. İlerlemesinin, AB'ye karşı üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesiyle bağlantılı olduğunu anlamalıdır. Her zaman söylediğim gibi Türkiye'nin AB sürecini destekliyoruz."
Karamanlis, "Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, AB'ye üyelik süreci çerçevesinin belirlenmesi için gerek AB Komisyonu gerekse AB üyesi ülkelerle sürekli temas halinde olunduğunu" da sözlerine ekledi.
Türkiye'nin AB perspektifi konusundaki ortak görüşün "Kapının açık bırakılması" olduğunu kaydeden Prodi, AB'ye giriş için uyulması gereken kuralların tüm ülkeler gibi, Türkiye için de geçerli olduğunu söyledi.
"Komisyonun Türkiye'nin AB sürecinde kaç başlığı açıp kapatacağı konusunun teknik bir konu olduğunu ve buna Komisyonun karar vereceğini" vurgulayan İtalya Başbakanı Romano Prodi, "Başlıkların bir eksik bir fazla olması konusunda mücadele vermeyeceğim. Bizim için öncelik taşıyan konu önerinin dengesidir" ifadesini kullandı.
Portekiz: "Türkiye'ye yardımcı olacağız"
Portekiz, gelecek yılın ikinci yarısında üstleneceği AB dönem başkanlığı sırasında Türkiye'nin üyelik koşullarını yerine getirmesine yardımcı olacağını bildirdi.
Portekiz'in Avrupa işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Manuel Lobo Antunes, yabancı gazetecilerle yaptığı toplantıda, "Türkiye'ye AB rehberliğinin karmaşık, zor bir süreç olduğunu, ancak bunun yapılması gerektiğini" söyledi.
Antunes, Türkiye'nin belirli koşulları yerine getirmesi gerektiğinin farkında olarak, bu amaca ulaşmak için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.
AB dönem başkanlığı 1 Ocak 2007 tarihinde Finlandiya'dan Almanya'ya geçecek. Portekiz, 6 aylık bu görevi 1 Temmuz 2007'de üstlenecek.
Norveç AB üyesi değil, ama desteği tam
Norveç Meclis Başkanı Thorbjorn Jagland, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye'ye adil olmayan şekilde davrandıklarını söyledi. Jagland, ''Müzakerelerin askıya alınması veya durdurulması hata olur'' dedi.
Meclis Başkanı Bülent Arınç ile görüşen Norveç Meclisi Başkanı Jagland, Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında köprü görevi üstlenmiş bir ülke olduğunu söyledi.
Türkiye'nin AB üyeliğine dönük çalışmalarını takip ettiklerini belirten Jagland, Norveç'in AB üyesi olmadığını hatırlatarak, Türkiye ile birlikte NATO'da görev yaptıklarını belirtti.
TBMM Başkanı Arınç ise konuk başkana, bir gazetede yayımlanan Türkiye konulu makalesinden dolayı teşekkür etti ve makalenin Türkçe çevirisini basına dağıttırdı.
Jagland, söz konusu yazısında, "Türkiye'nin AB'ye üyeliğine karşı çıkanların çoğu, görüşlerini Avrupa'nın Ortaçağ'a ait bakışıyla savunuyor. Avrupa Hıristiyanlığı kabul etmiş ülkeleri kapsamaktadır" diyor.
AB'de kafalar karışık
Türkiye'nin üyeliği AB'yi ikiye böldü. Rum yönetimi; Yunanistan, Almanya ve Fransa'yı yanına alarak Türkiye'nin AB üyelik sürecini Kıbrıs şartına bağlamak isterken, İngiltere, İtalya ve İspanya Türkiye'ye yönelik şartların hafifletilmesini savunuyor. Diplomasi 14-15 Aralık'taki AB Zirvesi'ne kadar aralıksız devam edecek.
Türkiye'ye Kıbrıs baskısı
AB Komisyonu, 29 Kasım'da, Kıbrıslı Rumlara limanlarını açmayan Türkiye ile müzakerelerin sekiz başlıkta askıya alınmasını tavsiye etmişti.
AB Komisyonu'nun önerisine göre, kalan fasıllarda müzakereler başlatılabilecek, ancak başlıkların geçici olarak kapatılması için yine limanların ve havaalanlarının Kıbrıs Rum kesimine açılması beklenecek.
Komisyon, Kıbrıs'ta BM öncülüğünde kapsamlı çözüm müzakerelerinin 2007 yılında yeniden başlatılması çağrısında da bulunmuştu.
AB Komisyonu toplantısından çıkan bu karar, 11 Aralık'ta biraraya gelecek AB dışişleri bakanlarına 'Komisyon tavsiyesi' olarak sunulacak. Dışişleri bakanlarının Türkiye ile ilgili nihai kararı bu tarihte alması bekleniyor.
Avrupa Birliği, Türkiye'nin Ankara Protokolü'nü uygulamasını, yani Güney Kıbrıs'a havaalanlarını ve limanlarını açmasını istiyor.
İlerleme Raporu'nda yer alan bu istek için AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Başbakanı Matti Vanhanen süre vermiş ve Türkiye'den 6 Aralık'a kadar adım atmasını istemişti. Ancak Türkiye, Kıbrıs konusunda daha fazla adım atılmayacağını yineliyor.
Kararın ardından açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bu bir tavsiye, kesin karar değildir” diyerek diğer fasıllarda müzakere sürecinin devam edeceğini söylemişti.
aa
Yayın Tarihi :
4 Aralık 2006 Pazartesi 15:58:25
Güncelleme :4 Aralık 2006 Pazartesi 16:51:13
Yorumlarınız
Resul Güzelderer IP: 80.140.6.xxx Tarih : 4.12.2006 22:48:16
Türkiye'ye Kibris baskisi Avrupa'nin asil hedefi degil, Türkiye ilerde ne kadar ödün verecek ölcüsüdür. AB icinde güclü bir Türkiye istemiyor. Bu bir nabiz yoklama manevrasidir. Türkiye'ye kapilari kapatacak kadar degil. Avrupa'nin gelecegi Türkiye'siz olamaz. Dünya'da barisin yolu Türkiye'den gecer.