20
Mart
2026
Cuma
SİYASET

'Vallahi bu hayaller gerçekleşebilir'

Erdoğan umutlu: 'Vallahi bu hayaller gerçekleşebilir'

Bingöl'de konuşan Başbakan Erdoğan, “Sihirli formüller yok ama kanı durdurmak, bölgeyi huzur ve istikrara kavuşturmak konusunda kararlıyız. Çözüme daha yakınız... Vallahi bu hayaller gerçeğe dönüşebilir” dedi...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün, Bingöl Şehir Stadı'nda düzenlenen İl Kongresi'ne katıldı. “Terör bitsin istiyoruz, gencecik fidanlar artık toprağa düşmesin istiyoruz” diyen Başbakan Erdoğan, özetle şöyle dedi:

DİRENİŞLE KARŞILAŞTIK

Etnik kökenler üzerinden siyaset yapmadık, yapmıyoruz. Kimlik siyasetini siyasetimizin ana gövdesi yapmadık, yapmıyoruz. Yapanlar gibi de düşünmüyoruz. Çünkü bunu ayrımcılık olarak görüyoruz. 6.5 yıl boyunca Türkiye'nin hangi kronik meselesine el atsak, direnişle karşılaştık. Çıkar çevreleri olabiliyor, hukuk dışı örgütlenmeler olabiliyor, hukuksuzluk olabiliyor, Ergenekon'da olduğu gibi... Hangi sorunu çözmeye kalkarsanız birilerinin kuyruğu acıyor ama biz ne dedik hani Mehmet Akif demiş ya 'Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz/ Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz/ Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz/ Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz.' Biz de bu kararlılıkla bu yola devam ediyoruz

HUKUKDIŞI GELDİLER

Kimi zaman yalanla geldiler üzerimize, iftirayla geldiler. Kimi zaman hukuk dışılıkla geldiler, hukuku çiğneyerek, hukuku kendilerine göre evirerek çevirerek geldiler; çeteyle geldiler, mavzerle geldiler, terörle teröristlerle geldiler. Hiçbirisine eyvallah etmedik, Bingöllü de etmedi. Hiçbirinin karşısında eğilmedik, bükülmedik; eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz.

GENÇ FİDANLAR DÜŞMESİN

Terör bitsin istiyoruz, akan kan dursun istiyoruz. Gencecik fidanlar artık toprağa düşmesin istiyoruz. Ocaklar sönmesin analar yavruları için ağıt yakmasın istiyoruz. Doğu ve Güneydoğu'daki illerimiz kalkınsın, buradaki illerimizin, insanlarımızın batıdakilerden fırsat ve imkanlar noktasında hiçbir farkı kalmasın istiyoruz

HERKESE AYNI MESAFEDEYİM

Terörle mücadele 71,5 milyon vatan evladının ortak meselesidir. Ülkemizde kimlik siyasetini öncelikli mesele haline getirmek bu ülkeye ihanettir diye düşünüyorum. Biz ülkemizde Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Zazasıyla, Çerkeziyle, Abhazasıyla tüm vatan evlatlarını 'yaradılanı yaradandan ötürü severiz' anlayışıyla seviyoruz. Hiçbir vatandaşıma farklı mesafede bulunamam, bunu da ihanet kabul ederim. Hepsine aynı mesafedeyim.

SİHİRLİ FORMÜL YOK

Çözüm süreçlerini baltalamak isteyenlere karşı herkese düşen sağduyuyu, fazileti, iyi niyeti ortaya koymaktır. Herkes sorunun değil, çözümün bir parçası haline gelmek, çözüm süreçlerine katkıda bulunmak, sorumluluk duygusuyla hareket etmek durumundadır. Ortada sihirli formüller, geceden sabaha gerçekleşecek mucizeler yok. Her meselede demokrasinin, hukukun, kalkınmanın mücadelesini veriyoruz.

PANİĞE KAPILDILAR

Kardeş kavgası istediler, başaramadılar. Paniğe kapıldılar. Yolsuzluk, istikrarsızlık istediler, bölge istikrara kavuştukça paniklediler. Şimdi çözüm konusunda sonuca çok daha yakınız. İnşallah önümüzdeki hafta içinde bir basın toplantısıyla gerek istihdam gerekse yeni yatırımların teşvikiyle ilgili bir açıklamamız olacak. Kanı durdurmak, bölgeyi barışa, huzura ve istikrara kavuşturmak konusunda son derece kararlıyız. Ama şimdi de provokasyonlarla bu işi engellemenin gayreti içindeler. Mayınlarla, kalleşçe saldırılarla bu ülkenin güvenlik güçlerini hedef alarak süreci baltalamak istiyorlar. Buna da izin vermeyeceğiz, inanıyorum ki en başta bu bölgede yaşayan kardeşlerim, bu provokasyonlara alet olmayacak. Bölgede kardeşlik, barış, huzur ve istikrarın gerçekleşecek. Vallahi de bu hayaller gerçekleşecek.

CHP LİDERİ BAYKAL'I ELEŞTİRİ

Yurt içinde de Kürt kökenli vatandaşlarımızın tümünü terörizmle bağdaştıran zihniyeti, psikolojik duvarı yıkmanın mücadelesini veriyoruz. Kürt kökenli vatandaşlarımız anıldığı anda terörün anılmasını istemiyoruz. Muhalefet sadece terör örgütünden gelmiyor. Ankara'dan başını uzatamayan siyasetçiler, çözümü engellemek, çözümü kör düğüme çevirmek için tarihi rolleri yeniden üstenmiş durumdalar. Benim iki sene, üç sene, dört sene önce söylediklerimi bugün söylemeye başlayan siyasetçiler var. O gün söylediğim zaman, o gün farklı yaklaşanlar, benim o gün söylediklerimi şimdi söylemeye başladılar. Yeni mi uyandınız? İhanet gibi, gaflet gibi, bölücülük gibi kolay kolay ağza alınmayacak kelimeleri adeta ağızlarına sakız ettiler. Ben bunları söylediğim zaman bana böyle hitap ettiler. Böylesine seviyesiz bir siyasetle, böylesine düşük bir siyasi profilin, böylesine yakışıksız siyasi üslup, bizim siyasi tarihimizde hiç olmamıştır.

MAYINLARIN TEMİZLENMESİ

O bölgenin mayınlardan temizlenerek, ülkemizin çıkarlarına getirelim diye attığımız adıma karşı neler söylemediler. 'Burayı, İsrail'e verecek' dediler. Biz yaptığımız işi inanarak, bilerek yapıyoruz. Bütün değerlendirmeleri A'dan Z'ye yaptık. Olay, Suriye sınırı değil. Suriye tarafında mayınlı bölgeler yok. Bakın Suriye dün, 20-25 yıldır orada mahkum bulunan 4 vatandaşımızı, Cumhurbaşkanımızın ve şahsımın ricaları sonucunda serbest bıraktı. Kinden, nefretten bir şey olmuyor. Demokrasi, hukuk içinde bunları da geride bırakacağız.

VEKİLLERİNE: YORULAN DİNLENSİN

Eğer bu hareket içinde, kadrolarımız içinde kendisini yorgun hisseden arkadaşlarım varsa kenara çekilsin dinlensinler, arkalarından gelene yol versinler.

 

Vatan
Yayın Tarihi : 31 Mayıs 2009 Pazar 22:19:56
Güncelleme :31 Mayıs 2009 Pazar 22:44:57


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?