Geçen haftaki gazetelerin spor sayfalarının önemli bölümünde www.transfermarkt.de kaynaklı bir haber vardı.
Futbol dünyasındaki gelişmeleri veren bu Alman futbol sitesi, Avrupa'daki liglerin ekonomik değerlerini açıklıyordu. İstatistiklere göre Premier League ilk sırada gelirken Süper Lig (Türkiye) 727 milyon euroluk değeriyle altıncı sıradaydı. Birtakım veriler ve uygulamalar dikkate alındığında, Süper Lig için biçilen ekonomik değer, sanki "abartılıyor" izlenimi uyandırıyor.
Abartılan değer
Yapılan değerlendirmede Premier League (İngiltere), La Liga (İspanya), Serie A (İtalya), Bundesliga (Almanya) ve Ligue 1 (Fransa) Avrupa'nın en değerli 5 ligi olarak ön plana çıkıyor. Bu 5'liden sonra Süper Lig geliyor. Bizim arkamızda ise Rusya, Hollanda, Portekiz ve Yunanistan var. Sıralamaya bakıp, çok mutlu olabiliriz, zaten yapılan haberler de bu amaca hizmet ediyor. Bu tabloya bakıp, "İşte Türk futbolu" ifadesini kullanıp övünebiliriz. Ama bu değerlendirmenin gerçekçi olduğunu iddia edebilir miyiz? Birtakım olumsuzlukları göz ardı edebilir miyiz? Bu iki soruya "evet" cevabını verirsek, o zaman kendi kendimizi kandırmış oluruz ki, eğer futbol bir ürün niteliği taşıyorsa, bu süreçte değer yaratmamız pek mümkün olmaz (zaten olmuyor da).
Değerli bir şeye sahip olmak mutluluk kaynağı ve keyif verici olabilir. Ancak her değerli şeyin, bir de maliyeti bulunduğunu unutmamalıyız. Bu maliyeti karşılamak için mutlaka belli bir kazancınızın olması gerekir. Elbette her kulüp kadrosunu, taraftarlarını mutlu edecek isimlerden oluşturmayı hedefler. Bunun için hem imkânları doğrultusunda hem de borçlanmak suretiyle kesenin ağzını açar. Bu teorik yaklaşımların ışığında, Avrupa'nın en değerli 6. ligi konumumuz, Türkiye'deki kulüplerin Avrupa genelinde iyi para harcıyormuş izlenimini uyandırıyor. Bu çerçevede hemen akıllara "harcayabilirler mi" sorusu takılıyor.
Gelirler az olunca
Üst paragraftaki sorunun cevabı, birtakım karşılaştırmalarla rahatlıkla verilebilir. Değerlendirmede 5. sıradaki Fransa ile 6. sıradaki Türkiye arasında 550 milyon euroluk bir değer farkı var. Ne var ki, bu iki ülke liglerindeki kulüplerin en önemli gelirler kalemleri dikkate alındığında, bu farkın aslında daha büyük olması gerekiyor. Örneklendirirsek; Fransa liginin sezonluk havuz geliri 700 milyon euroyken Türkiye'de bu gelir 100 milyon euroyu geçmiyor. Bir başka unsur; Fransa'daki lig maçları ortalama 23 bin kişi önünde oynanırken bu oran Türkiye'de en iyimser tahminle 13 binlerde. Bilet fiyatları Fransa'da ortalama 18 euroyken bu oran Türkiye'de 10 euroyu geçmiyor. Gişe gelirlerinde de Fransa'nın belirgin üstünlüğü söz konusu. Son olarak, Fransızlar yetiştirdikleri futbolcuları başta İngiliz, İspanyol, İtalyan ve Alman kulüplerine satıp, her sezon 200 milyon euro civarında bir parayı kasalarına koyarken Süper Lig kulüplerinin yurtdışına pazarladığı oyuncu yok denilecek kadar az.
Saydığımız gelir kalemlerinden Fransa, bize neredeyse 1 ila 1.2 milyar euroya yakın fark yapıyor. Fransa ligiyle bu karşılaştırmaları yaptıktan sonra, eğer Fransa Ligi'nin diğeri 1.274 milyon euroysa, Süper Lig'in değeri nasıl 720 milyon euro olabilir? Varsayalım olsun o zaman kulüpler hangi gelirleriyle bu bedelleri ödüyorlar ya da ödeyebilirler? Ödeyemedikleri ya da ödeyemeyecekleri bir gerçek. Ödemeye çalışırlarsa iflas bayrağını çekebilirler! Bu çerçevede Süper Lig için telaffuz edilen 720 milyon euroluk değerin şişirilmiş bir değer olduğunu iddia edebilir miyiz? Aslında böyle bir iddiada bulunabiliriz. Bu iddiayı destekleyecek bir başka unsur ise Süper Lig'de uygulanan yabancı oyuncu sınırlaması. Ekonomilerde iç pazarı korumaya yönelik bu tür sınırlamalar, sadece yerli malın değerini yüksek tutmaya yarar. Farz edelim ki, Türkiye'de yabancı oyuncu sınırlaması kaldırıldı, o zaman Türk futbolcuların değeri düşmez mi? Elbette düşer. Bu yaklaşım da Süper Lig'in 720 milyon euroluk değerinin şişirilmiş olduğunu gözler önüne seriyor. Tüm bu tespitlerden sonra Süper Lig'in gerçek değerinin 200 ila 300 milyon euro olduğunu söylersek, daha gerçekçi olmaz mıyız? Bir başka ayrıntı da Süper Lig'in altındaki Rusya, Hollanda, Portekiz gibi ligler Türkiye'deki TV'lerden yayımlanırken acaba Türkiye Ligi neden Rusya, Hollanda ya da Portekiz TV'lerinden yayımlanmıyor? Avrupa'nın en değerli 6. ligi değil miyiz? Galiba değiliz ve birileri bizi ya da biz kendimizi çok iyi kandırıyoruz. Bunun için de söz konusu Avrupa olduğunda bir türlü yüzümüz gülmüyor!