Sıdıka 9 yıl eşinden dayak yedi, işkence gördü. Koruma altına alındı, tehdit edilince geri döndü. "Niye döndün" diye sorduğumuz genç kadın, öfkeli eşi Kürtçe "Bir şey söylemeyeceksin" deyince "Onu seviyorum" yanıtı verdi...
Sıdıka Platin'in genç yaşında başına gelenler, Türkiye'nin doğusunda törelerin ve geleneklerin her şeyin üstünde olduğu bir yerde kadın olmanın yakıcı çaresizliğidir... Van'ın Bahçesaray ilçesinin Kapıköy'ünde başlık parasıyla evlendirildiğinde daha 20 yaşındaydı. 9 yıllık evliliği boyunca sürekli dayak yedi. 3 çocuk annesi kadın, en son iki ay önce yine kocası tarafından dövülüp, yüzü bıçaklandı ve kulağının yarısı kesildi.
Sıdıka çocuklarıyla birlikte sığınmaevine yerleştirildi, kocasına 6 ay evden uzaklaştırma cezası verildi. Ancak gözaltına alınan eşi, babası ve kardeşlerini öldürmekle tehdit edince Sıdıka şikâyetinden vazgeçti. Mahkeme de 45 gün sonra Sıdıka'yı kocasına iade etti. Çaresizdi, boynunu eğdi ve kocasıyla birlikte eve döndü. SABAH'a konuşan Sıdıka, "Kocam beni dövmedi, ben onu seviyorum, sevmesem burada ne işim var" dedi. Günleri dayak yemekle geçen Sıdıka'nın bu evlilikten 2'si kız 4 çocuğu dünyaya geldi. Ancak 4 yaşındaki kızı Seda, yaklaşık 4 ay önce trafik kazasında öldü. O günden sonra Faruk Platin, eşini daha çok dövmeye başladı. Bu kazadan dolayı Sıdıka'yı sorumlu tutuyordu.
'DÖNMEM' DİYORDU AMA
En son iki ay önce işsiz olan kocası tarafından acımasızca dövüldü. Eşine işkence yapan Faruk Platin, bıçakla Sıdıka'nın alın derisini parçaladı, kulağının yarısını kesti, sağ gözünü kör etmeye çalıştı. Sıdıka'nın çığlıklarını duyan köy halkı, komşu köydeki baba evine "Kızınızı öldürüyor" diye haber yolladı. Sıdıka'nın babası Ado Özer, soluğu Jandarma karakolunda aldı. Askerler kapıyı kırıp, içeri girdiklerinde genç kadını kanlar içerisinde buldu.
Gözaltına alınan işkenceci koca ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Talihsiz kadın Van Valiliği Kadın Sığınmaevi'ne yerleştirildi. Eşine 2 gün işkence yapan Faruk Platin, 6 ay evden uzaklaştırma cezasına çarptırıldı. Çocuklarıyla sığınmaevine yerleştirilen genç kadın, "Boşanmak istiyorum. Dönmem" diyordu. Ancak önceki gün ilginç bir gelişme yaşandı. Van Aile Mahkemesi, Saray Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 45 gün önce aldığı 6 ay evden uzaklaştırma kararına rağmen kadının tekrar kocasına teslim edilmesine karar verdi. Sıdıka çocuklarıyla sığınmaevinde kaldığı sürede sürekli eşinin avukatı yanına gidip, geldi. Ve Sıdıka'ya şikayetinden vazgeçmesini söyledi. Sıdıka, şikayetinden vazgeçmek istemiyordu. Ancak anne ve babasıyla görüştüğünde onlar "biz seni kabul ederiz ama çocuklarına bakamayız" dediler. Bunun üzerine çaresiz kalan kadın şikayetinden vazgeçti. Sıdıka yine kocasıyla birlikte işkence gördüğü "o" eve geri döndü.
KADIN DERNEKLERİ TEPKİLİ
Sıdıka'nın kocasının yanına dönmesi Van'daki kadın derneklerini ayağa kaldırdı. Suç duyurusunda bulunan kadın dernekleri, 'serbest bırakılmasını kabul etmiyoruz' diyerek tepki gösterdi. Saray Kadın Derneği Başkanı Hamide Yeni, "Ailesi Sıdıka'nın arkasında dursaydı, böyle olmazdı. Yasalar önünde çaresiz kalıyoruz. Kadın 'şikayetçi değilim' diyor. Ailesi ona destek olmadı. Sıdıka çocuklarından ayrılmaktan korktu. Eşinin avukatı 'Geri dönmezsen ailen seni başlık parasıyla başka birine verir. O zaman senin için daha kötü olur. Hem çocuklarından ayrılırsın, hem dul olduğun için dayak yer, aşağılanırsın' demiş. Kadın korkmuş" dedi.
YARALAR NE SIDIKA? BASAMAKTAN DÜŞTÜM!
Türkiye'yi ayağa kaldıran olayın ardından evine dönen Sıdıka'nın halini, neler düşündüğünü, o ortamı görmek için Van'ın Saray ilçesine bağlı Kapıköy köyündeki o eve gittik. Tezek sobasıyla ısınan küçücük odada önce eşi Faruk Platin bizi karşıladı. Çiftin çocukları Resul (7) ve Caner (5) ise sobanın etrafında ısınmaya çalışıyordu. 8 yaşındaki Elif ise o sırada okuldaydı. Sıdıka, tedirgindi eşi ve çocuklarının yanında hep yüzü yerdeydi. Belli ki yaralarını saklamaya çalışıyordu. Kocası, yan odadaki Sıdıka'ya Kürtçe "Sana söylediklerimin dışında bir şey söylemeyeceksin" diye sıkıca tembihledi. Daha sonra Sıdıka kocasının izniyle yanımıza geldi.
"EVİMİ ÖZLEDİM"
Çaresiz olduğu her halinden belli olan genç kadın başını önüne eğmişti yüzümüze bakmaktan çekinerek, "Kocam beni dövmedi, ben onu seviyorum, sevmesem burada ne işim var"dedi. Yüzündeki yara izlerini ve seken bacağını sorduğumda "Basamaklardan düştüm"dedi. Kocasının sert bakışları arasında "Sığınma evinde hiç rahat değildim, evimi özledim" diye konuştu.