Konya'da telefoncular çarşısı olarak bilinen 92 baraka ve 50 seyyar tezgah, 600 polis ve 400 zabıtanın kontrolünde 5 dozer tarafından yıkıldı.
Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı yıkımlarda özel harekat polisi ve Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da hazır bekletildi.Konya’nın merkez Meram ilçesi Şükran Mahallesi Furkandede Caddesi üzerinde bulunan telefoncular çarşısı, esnafı ve kentin çeşitli bölgelerinde bulunan seyyar satıcıları bir noktaya toplamak amacıyla Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ilgili kişilere tahsis edilmişti. Zaman içerisinde amacının dışında kullanıldığı iddia edilen bu çarşı için araç ve yaya trafiğini engellediği gerekçesiyle yıkım kararı alındı. Konya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12 Kasım 2012 tarihinde 715 sayılı kararı ile belirtilen yerlerin tahliyelerine karar verilmiş ve ilgili kişilere tebliğ edilmişti. Kendilerine tebliğ yapılan kişiler, kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için idare mahkemesine başvurmuşlardı. Konya 2. İdare Mahkemesi de, 24 Mayıs 2013 tarihinde ilgili kişilerin bu talebini reddetmişti. Mahkeme tarafından kararın reddedilmesinin ardından yaklaşık 3,5 ayın geçmesine rağmen ilgili kişiler tarafından barakalar boşaltılmamış, seyyar tezgahlar da kaldırılmamıştı. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi, mahkeme kararını uygulamak için 600 polis, 400 zabıtanın desteğiyle çarşıda bulunan barakaları yıkmak için harekete geçti. Sabah 05.30 sıralarında bölgeye sevk edilen 600 polis ve 400 zabıta geniş güvenlik önlemleri alarak çarşının etrafından barikatlar oluşturdu. Yıkım öncesi doğabilecek taşkınlıklara karşı özel harekat polisi ve TOMA da olay yerinde hazır bekletildi.
Yıkım öncesi belediye görevlileri tarafından ilk olarak çarşının içerisindeki malzemeler toplanarak kamyonlara yüklendi. Bazı baraka sahipleri kendi eşyalarını kendileri toplarken, bazıları da eşyalarını belediyenin emanet bölümüne teslim etti. Bazı baraka sahipleri ise yıkıma tepki göstererek, polisin üzerine yürüdü. Yaşanan arbedenin ardından polisler, baraka sahiplerini sakinleştirdikten sonra bölgeden uzaklaştırdı. Barakalardaki eşyaların tahliyesinin ardından polisler, vatandaşları ve basın mensuplarını yıkım nedeniyle barikatların dışına çıkarttı. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından 92 baraka ve 50 seyyar tezgah 5 dozer tarafından yıkıldı. Barikatın dışında bulunan bazı vatandaşlar yıkım anını cep telefonlarıyla görüntülerken, bazıları da yıkıma tepsi göstermeyi sürdürdü.
Esnaftan Metin Uslu, "Suriye, Mısır, Irak karışmış oraya yardım etmişsiniz. Bırakın da burası böyle kalsın. Dört milyona batarya satacağım diye çabala, sonra gel burada eziyet çek. Benim dükkanımı yıkacak adam değil Türkiye, dünyadan kimse yıkamaz. Malzemem de orada dükkanımda orada" diyerek tepki gösterdi.
Öte yandan, yıkıma giden bir zabıta aracına trafik ışıklarında beklediği sırada bir otomobil arkadan çarptı. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi.
sayın başbakanımız şunu dedi bakkal çakkal işleri bitti bu onun ifadesi nedemek derseniz artık dev marketler zincirleri dışında satış yapılacak hiç bir mekan bırakmıyacağız diyor hatta eczaneler bile kapatılıp marketlere reyon olarak açılmaya çalışılıyor hatta sayın bakan bayraktar ekonominin yeni tanımını yaptı bu tanım rant tanımı her alanda her konuda rant olacak tabi yapılan rantın tanımına ne kadar uyar onu bilemeyiz zira rant doğadan 0 maliyetle elde edilen yada emek harcamadan kazanılan demektir . şimdi bu rant tanımı sayın bakanın ve hükümetin yaptıklarınla örtüştürmeye kalkarsak bu gün evini yapıp ruhsatını alamamış evini sağlam yapmamış birinin evi sayın bakana göre kolay ele geçecek bir rant mevcut kentsel dönüşümle yıktırıp burayı emek harcamadan ele geçirebilecek buna benzer işporta ve pazar küçük esnaf içinde geçerli bu gün köylü malını taşıyamıyor zira devlet çeşitli belgeler istiyor arabasına 1 kilo domates koysa binlerce lira ceza gelecek bazıları yok ya ben taşıyorum diyecek şimdi ama pilot bölgelerde uygulandığını onlara hatırlatırım bu şekilde büyük rant sahipleri pazarları ele geçirebilecek evet bakan için bunları ele geçirmek sıfır maliyet ama buradan geçinen insanların yarın devlete olan maliyeti ne olacak aslında bakan yanlış tanımını ben düzeltmek istiyorum bakanın kafasındaki endüstiriyel rant özel sektör lehine avantaj yaratmak tabi bu özel sektör kendi yandaşı olması bu rantın realiasynel paylaşımını engelliyor bu rant halk için değil bir kısım ve zümre için istenen bir rant kısa vade de ufak .çatışmalarla bu rant düşüncesini hayata geçirirsiniz ama uzun vadede bu rantsal dönüşüm toplumda büyük çatışmalara neden olur o zaman ufacık gezi rantında ne yapacağını şaşıranlar memleketin her yerinde meydana gelecek olaylar için ne yapacaklar daha fazla polis ve zapıtamı alacak yada askerimi göreve çağıracak Ben her zaman şunu derim İNSAN DÜŞMAN HİÇ BİR SİSTEM VE DÜŞÜNCE HAYATTA KALAMAZ YA O DÜŞÜNCE ÖLÜR YADA O DÜŞÜNCEYE SİSTEME İNANAN İNSAN YOK OLUR GİDER .kısaca türk devletinin ekonomik politikası AVANTACILIK olmamalıdır