Eski resim öğretmeni Semra Demirelli, Düzce depreminden kurtulan kadınlarla birlik oldu. Türkiye'nin bilinen ilk kadın kooperatifini kurdu. Kadın örgütlerini ayağa kaldırdı. Sonuç: 48 kadının artık kendine ait bir evi var
Türkiye'yi sarsan 1999 Düzce depreminde dolap altından, taşların arasından yaşama tutunan kadınların karşısına, sivil toplum örgütlerinde çalışan ve kadınları nasıl iş sahibi yapabileceğine kafa yoran Semra Demirelli çıktı.
Demirelli, depremzede kadınlarla birlikte çalıştı, Türkiye'nin bilinen ilk kadın kooperatifini kurdu; kadın örgütlerini, bankaları, bakanlıkları ayağa kaldırdı ve kadınları ayda 50 YTL ödemelerle başlayan taksitlerle ev sahibi yapmayı başardı.
Cenazede gelişen proje
Hikâye, eski resim öğretmeni Demirelli'nin 12 Kasım 1999'daki Düzce depreminden kısa süre önce eşini kaybetmesiyle başladı. Cenazede, "Ben bu acıyla nasıl baş ederim?" diye düşünürken, kayınbiraderi yanına gelip eşiyle birlikte oturdukları evin tapusunun kime ait olduğunu sordu. Evin tapusu eşine aitti.
Bu soruya içerleyen Demirelli, o gün "Bugüne kadar çalışmış olmama rağmen ben niye kendi evime sahip olamadım" diye düşünmeye başladı. Sonra sadece kendisi için değil, etrafındaki kadınlar için iş ve ev sahibi olma yollarını aramaya başladı.
Kurduğu dernekla, kadınların el işi, yemek gibi alanlarda iş yaparak ekonomik özgürlüğünü kazanmasını sağlayan Demirelli, depremin ardından evsiz kalan kadınların yaşadığı çadır ve konteynerlerin arasında dolaştı. O gün kararını verdi: Bir kadın kooperatifi kuracak, kadınların kendi çalıştıklarıyla ev sahibi olmasını sağlayacaktı.
Projeye ilk destek Kadın Emeğini Destekleme Vakfı'ndan (KEDV) geldi. 17 Ağustos 2000'de İş Bankası'yla yapılan anlaşmayla "konut tasarruf grubu" kuruldu ve ayda 50 YTL ödemelerle 200 depremzede kadın üyeliğe kabul edildi.
Kooperatifin adı ise fındıkta "denetleme" anlamına gelen "Başak" ve "Burçak" oldu. Üyelik için, ailesinde ev sahibi olunmaması, depremzede ve kadın olması şartı arandı.
Arsa bulabilmek için ise KEDV yönetimi ve Demirelli, Bayındırlık Bakanlığı'nın yollarını aşındırmaya başladı. Tek istedikleri Düzce'de aylık ödemeler karşılığında tahsis edilebilecek bir araziydi. Bakanlar değişti, sayısız kez bakanlıkta saatlerce beklendi. Sonunda devlet, kalıcı konut bölgesinden verilebilecek arsa için "zemin etüdü" ve inşaat proje çalışmalarını şart koştu.
Bu işlemleri yaptıracak parası olmayan kadınlar ne yapacaklarını düşünürken yardıma İstanbul Teknik Üniversitesi koştu. Üniversiteden hocalar, kadınların ev sahibi olması için hiçbir ücret talep etmeden bölgeye gelip projeleri çizdi.
Bu arada yıl 2004 oldu. Birçok kadın, başka yapı kooperatiflerine üye oldu, birçoğu umutsuz olduğu için ayrıldı. Kadın kooperatifinden başka umudu kalmayan 48 kadın ise ortaklıkta kaldı. Devlet, İTÜ'nün planını onaylayınca üç blok ve 48 dairelik alan kadınlara tahsis edildi. Ve bankalarla konut kredisi görüşmeleri başladı.
Ancak hayatlarında banka hesabı olmamış, kredi kartı taşımamış kadınlar için asıl çile şimdi başlıyordu. Bu kez imdada yetişen Citibank oldu. Düzce'de şubesi dahi olmayan banka, kadınlara "banka müşterisi olma eğitimi" verdi.
Kahraman müteahhit
Bu prosedürler yürürken, taksitlerin limitleri yükseldi ve toplanan para bir müteahhitlik firmasına inşaata başlaması için verildi. Firma geçen yılın başında inşaata başladı, ancak düzenli para gelmeyince inşaatı bırakıp gitti.
Kadınlar son bir yıldır, "bankaların kredi vermek için inşaatın yüzde 80'inin tamamlanmış olması" şartının üstesinden gelmek için yol ararken, Tahir Temiz isimli bir müteahhitle tanıştılar. Temiz, kadınlara "Ben kendi kaynaklarımdan inşaatın yüzde 80'ini tamamlayayım. Krediyi bu şartlarla çekince bana borcunuzu öderseniz" dedi.
10 yıllık taksite bağladılar
En sonunda geçen ay Garanti Bankası kadınlara gereken krediyi verdi. Şimdi kadınlar, 10 yıllık taksitler halinde borçlarını ödeyecek. Evlerin daire başı maliyeti ise yaklaşık 47 bin YTL. Bugüne kadar 10 bin YTL biriktiren kadınlar, bankaya 37 bin YTL borçlanmış oldu. Bu arada, tapu alabilmek için arsa üzerindeki ipoteği kaldırabilmek, devlete olan borçlarını da (kişi başı 18 bin YTL) peşin ödediler. Hatta bu yüzden, röportaj saatinde tarladaki işlerini bile bırakıp gelemediler, "Çalışmamız lazım" diye haber gönderdiler.
Kadınlar, tapularına da kavuştu, yakında dişlerinden tırnaklarından artırıp sahip oldukları yeni evlerine ailelerini alıp taşınacaklar.
Tarlada olanlar gelemedi
Kooperatife üye kadınlanların çoğu fındık tarlalarında çalıştığı için röportaja gelemedi. Ancak, işlerinden izin alan üyeler Melike Yıldırım, Ayla Kileci, Ayfer Çelik, Gülhan Madencioğlu ile kadın kooperatifi yöneticileri Semra Demirelli, Fatma Ayla ve Sevil Ceylan, objektifimize yeni evlerinin önünde ve tapularıyla birlikte poz verdi.