20
Mart
2026
Cuma
YAŞAM

Ziraat Mühendislerinden kuraklık uyarısı

Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Mehmet Ateş, küresel ısınmanın baş göstermesiyle suların çekilmeye başladığını belirterek, çoraklaşmaya karşı acilen "Su Bakanlığı" kurulmasını önerdi. Ateş, atmosfere gönderilen karbondioksit gazlarının atmosferi kapattığına dikkat çekerek, "Gelecekte yaz ve kış olmak üzere sadece iki mevsimi yaşayacağız" dedi. 

Ateş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın dünyada ve ülkemizdeki etkilerine işaret ederek, çözüm önerilerini anlattı. Küresel ısınmanın dünyayı ciddi anlamda etkilediğini ve özellikle Türkiye açısından son derece önem taşıdığını belirten Ateş, ülkemizde erozyonla bile mücadele edilemediğini ve sürekli yeşil alanların yok edildiğini söyledi. Doğanın tahrip edilerek, suyun hoyratça kullanıldığının altını çizen Ateş, "GAP bölgesinde insanlar suyu bulunca bir pamuğa haddinden fazla su vermeye başladılar. Bu da zamanla çoraklaşmayı getirdi. En az 15 yıl bu çoraklaşmayla uğraşacağız. Ülkemizdeki suyun yüzde 75'ini tarımda kullanıyoruz, geri kalanı ise sanayi ve konutlarda kullanıyoruz. O bakımdan suyun kıymetini çok iyi bilmemiz lazım" dedi. 

Özellikle tarım alanlarında damlama ve yağmurlama sulama sistemine bir an önce geçilmesi gerektiğine işaret eden Ateş, bu konuda bir yasal çerçeve oluşturularak, "Su Bakanlığı" kurulmasını önerdi. 25 yıl önce kişi başına 4 bin 500 metreküp su düştüğünü anımsatan Ateş, "Bugün baktığımızda kişi başına bin 350 metreküp su düşüyor. 5 yıl sonra da bu oran bin metreküpe düşecek. Bilim adamlarının hesaplamaları bunu gösteriyor. O bakımdan suyun kıymetini çok iyi bilmemiz gerekir. Bugün Konya havzası Türkiye'nin 3'te 2'lik havzası. 12 bin civarında kuyu var. Onun 3 bini ruhsatlı, 9 bini ruhsatsız. Adım başı kuyu yapılıyor" diye konuştu. 

Dere yataklarına ve su havzalarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Ateş, "Bugün biz elektrikte dışa bağımlı bir ülkeyiz. O bakımdan havza ve barajlarımızın sayısını yükseltmeliyiz. Bugün devletin elinde proje olarak yaptığı, fakat ödenek olmadığı için başlayamadığı 170'in üzerinde baraj ve gölet projesi var. Bunların da bir an önce ülkeye kazandırılması gerekir" şeklinde konuştu. 

Piyasada kullanılan araçların egzoz muayenelerinin çok iyi yapılması gerektiğine dikkat çekerek halkı duyarlı olmaya çağıran Ateş, şunları kaydetti: "Atmosfere gönderilen karbondioksit gazları, atmosferi kapatmış durumda. Güneş ışınları dünyaya gelmekte zorlanıyor. Şu an yaşadığımız 4 mevsimi, gelecekte 2 mevsim olarak yaşayacağız. Bunun sinyallerini görmeye başladık. Dikkat edilirse, ilkbahar ve sonbahar aylarını uzun yaşıyorduk ama artık eskisi gibi yaşayamıyoruz. Kış ve yaz diye 2 iklimle karşı karşıya kalacağız. Onun için dünyadaki tüm duyarlı insanları suyu hoyratça kullanmamaya davet ediyorum. Hepimize düşen görevler var. Eski araçların piyasadan çekilmesi ve elektriğin hoyratça kullanılmaması lazım. Bu dünya ve ülke hepimizin, onun için kıymetini bilmemiz gerekir."

iha
Yayın Tarihi : 31 Mart 2007 Cumartesi 14:56:42


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
hasan KARAOZAN IP: 88.254.54.xxx Tarih : 31.03.2007 19:14:28
Bu konuya tamamen katılıyorum ve eklemek istedillerim şunlar ben mardin bölgesinde yaşıyorum bu bölgede hala salma sulama ve karıklı sulama sistemleri kulanılıyor yavaş yavaş yağmurlama sistemin egeçilmeye başlanıldı ama damlama sisitemine geçilemedi bölge için ve devlet için gerekli olan sulam asitemi kesinlikle damlama sulama sisitemidir.burdaki çifçiler derin su kuyularından sul alarak sulama yapmaktadırlar ortalama olarak 250 m derinliğinde dalgıç pompalarla su çıkarılımkata ve bu suyla ançak 120 dönüm sulana bilinmektedir.sulanan araziden ortalam elde edilen gelir 14000 ytl ile 18000 ytl arası buna karşılk suyu çıkarmaları için harcadıkları enerji 16 ile 17 bin ytl dir yani aslında bu çifçiler hiçte kar edemiyorlar aksine zarar ediyorlar tabi çifçi zarar etmiyor çümkü elektrik parasının ödemediği işçn kar etiğini zan ediyor ama toplum olarak zarar ediyoruz bunu engelemek ve topllum olarak devlet olarak kara gecmemiz için çok açilen damlama sulama ya geçmemeiz gerekiyor.Devletin hemen buna bir çözüm bulamsı şart.yoksa şimdililk mardin ve çevresindeki tarımdan hem mielt olarak hemde devlet olarak sadece zarar ederiz kar değil.