Antalya'nın Manavgat ilçesinde çıkan orman yangınında evleri kül olan Durbali çifti, adını "Kader" koydukları kızlarını traktör römorkunda büyütüyor.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde çıkan orman yangınının ilk gününde hayata "merhaba" diyen Kader bebek, Karataş köyünün neşesi oldu. 5 bin hektar kızıl çam ormanı ve 60 evin kül olduğu orman yangınından habersiz kızlarının doğum sevincini yaşayan Gurdalp ailesi köylerine döndüklerinde büyük şok yaşadı.
Ev, arsa ve ahırının kül olduğunu gören baba Ali Durbali ve Ümmü Durbali çifti, yangının ilk gününde hayata gözlerini açan kızlarının adını yaşanan olay nedeniyle Kader koydu. Sezaryen yöntemi ile 2 kilo 500 gram ağırlığında dünyaya gelen Kader bebek şimdi Karataş köyünde vatandaşların neşe kaynağı oldu.
Yangında evleri tamamen kül olduğu için traktör römorkunda yaşamaya başlayan Durbali çifti, Kader bebeği ilk günlerde köye getirmek istemedi. Daha sonra çaresiz kalan çift, Kader'i yanan evlerinde kül olan beşiği yerine kendilerine yeni bir yaşam kurdukları traktör römorkuna getirdi.
Kader bebeğe traktör römorkunda hazırladıkları yer yatağında mamasını yediren anne Ümmü Durbali, bebeği ayağında sallayarak uyutuyor. Geceyi Kader bebeği yorgana sarıp aralarında uyuyarak geçiren çiftin en büyük korkusu minik yavrularının hasta olması. Kader bebeğin doğumu ile yeni bir hayata başladıklarını belirten baba Ali Durbali, "Yanan evimizin acısını bize Kader kızımız unutturdu" dedi.
Kader bebeği kucağına aldığı gün köye döndüğünde evlerinin kül olduğunu gören Ali Durbali, şöyle konuştu: "Kızım dünyaya geldiğinde orman yangınının çıkması sonucu evimizi kaybettik. Kızım yaşanan terslikler içinde dünyaya geldi. Bu yüzden adını Kader koyduk."
Kader bebeğin doğum sevincini tam olarak yaşayamadığını ifade eden baba Ali Durbali, sözlerini şöyle tamamladı. "Kızımı ve eşimi hastaneye bırakıp köye döndüğümde evimiz yanmıştı. Yangının söndürülmesinin ardından bebeği eve getirmek istemedik. Traktör römorkunda geceleri üşütüp rüzgar nedeniyle oluşan tozdan hasta olacağından korktuk. Kendimizde beslediğimiz hayvanlarımız nedeniyle köyden ayrılamıyoruz. Çaresiz olarak kızımıza römorkta bakacağız."