Tunceli'de, 5.5 ay önce bir taksicinin öldürülmesi olayının zanlısı olarak tutuklu bulunan polisin tahliye edilmesi protesto edildi.
14 Eylül 2005 tarihinde alkollü olarak arabasına bindiği Hasan Akdağ'ı öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan polis memuru R.L.'nin tahliye edilmesi, taksicinin ailesi ve avukatı tarafından yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Belediye Yeraltı Çarşısı üzerinde yapılan açıklamaya katılan yaklaşık 300 kişilik grup, zaman zaman "Faşistler, halka hesap verecek", "Anaların öfkesi, katilleri boğacak" sloganları atarak kararı protesto etti. Grup adına açıklamayı yapan avukat Barış Yıldırım, "Alkollü olarak göreve gelip adam öldüren ve daha önce de birkaç kez aynı durumda yakalanmasına rağmen bu adamı çalıştıran amirlerinin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı tahkikat sonucunda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığına karar verildiğini" savunduktan sonra, "Gencecik bir insanın ölümüne sebep olan bu polis memuru, bu gün serbest, ancak öldürme olayını protesto eden gençler aylarca içeride kaldılar" dedi. Kolluk kuvvetleri konunun bir tarafı olduğunda hukukun işletilmediğini öne süren Yıldırım, "Haklar, hukuk ve özgürlükler söz konusu olduğu zaman, idare tarafından hukuk bol keseden işletiliyor. Ancak, olayın bir tarafı kolluk kuvvetleri olduğu zaman hukuk işletilmiyor" diye konuştu. Mahkeme tarafından verilen karar hakkında yorum yapmadıklarını söyleyen Yıldırım, "Ancak, polis memuru R.L., Dersim halkının vicdanında müebbet hapse mahkum edilmiştir" dedi. Açıklamanın ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.
İddiaya göre, olay günü Tunceli merkezindeki taksi durağına gelen ve alkollü olduğu öne sürülen polis memuru R.L. ve beraberindeki 2 kişi, taksi şoförü Hasan Akdağ'ın (22) arabasına binmiş ve R.L., Atatürk Mahallesi'nde bulunan polis lojmanları önünde Akdağ'a silahlı saldırıda bulunmuştu. Başına kurşun isabet eden Akdağ, Tunceli Devlet Hastanesi'ne kaldırılmış, hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından askeri bir helikopterle Elazığ'a sevk edilen Hasan Akdağ, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Malatya Adli Tıp Morgu'ndan alınarak Tunceli'ye getirilen Akdağ'ın cenazesi yıkanmak üzere Cem Evi'ne getirildiğinde ise olayı protesto etmek amacıyla kent merkezinde biraraya gelen bir grup, Cem Evi'ne doğru yürüyüşe geçmiş, Tunceli-Elazığ Köprüsü'nden geçerek Cem Evi'ne giderken polis barikatıyla karşılaşmış, yürüyüşe izin verilmemesi üzerine polise taşlarla karşılık veren kalabalık, polis noktasında bulunan bir kulübeyi de tahrip etmişti.
kimseyi kandırmayalım. o kişiyi polisin değilde yanındaki diyarbakırlı kişilerin vurduğunu hepimiz biliyoruz.herşeye gaza geliyorsunuzda neden vatan millet sevdası karşısında sessizsiniz HEPİMİZ TÜRKÜZ YAŞASIN TÜRKİYE KAHROL PKK VE YANDAŞLARI