Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Lirası'nın değerini, uluslararası piyasalarda alış veriş yapılacak hale getireceklerini belirterek, "Bu ülkenin milli parasının değerini başka paralar belirlemeyecek" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Afyonkarahisar Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmaya, Afyonkarahisarlıları selamlayarak başladı. Seçim sandığının ufukta görünmesiyle diğer partilerin milleti hatırlamaya başladıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: ''Şov yapmaya, milletin önünde takla atmaya, parende atmaya başladılar. Peki bu millet size sormayacak mı. 22 Temmuz'dan beri parlamentodasınız, bu şehirler için millet için ne yaptınız diye sormayacak mı? Elbette soracak. 29 Martta bu taklacılara, bu şovmenlere, bu sanal siyasetçilere cevabını benim milletim en güzel şekilde verecek."
2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizleri hatırlatan Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: ''İş başında kim vardı? MHP, DSP, ANAP vardı. Milletim bunlara 5 yıllığına görev verdi. Ne kadar kalabildiler 3.5 yıl. Sonra 'Biz bu işi yapamıyoruz' dediler. Erken seçim, çekip gittiler. Şimdi diyorlar ki 'Bize tekrar iktidar verin.' Yahu yapamazsınız. Bu sizin işiniz değil. Bırakıp kaçtınız, eğer sizin gerçekten muktedir bir siyaset anlayışınız olsaydı devam ederdiniz, edemediniz. AK Parti aldı götürüyor bu iktidarı. Nereye? Hedefe. Ne var bu hedefte? İstikbalin aydınlık Türkiye'si var, buraya gidiyoruz. Öyle günler geldi ki memurların maaşlarını ödeyemediler. Kepenkler inmeye başladı. Başbakanlığın önünde farklı farklı eylemler yapılmaya başlandı."
18 Kasım 2002'de iktidarı devraldıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye ekonomisi böyle gitmez, Türkiye ekonomisini sağlam bir zemine kavuşturacağız. Türkiye ekonomisi için hangi reform gerekiyorsa onu yapacağız dedik. Ekonominin kara deliklerini kapatacağız. Türkiye'nin imkanlarını yine Türkiye için kullanacağız dedik. 6.5 yıl boyunca bunun kararlı mücadelesini verdik. Ekonomik programımızdan taviz vermedik. Bütçeden, para politikalarımızdan taviz vermedik. 6.5 yılda bir yerel seçim, bir genel seçim, bir referandum ve bir cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadık." Şimdi yerel seçime gidildiğini anlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'ye sesleniyorum. Seçime giren iktidar partilerinin nasıl bol keseden dağıttığını Türkiye çok iyi hatırlar. Akla hayale gelmeyen vaatlerin havada uçuştuğunu, muslukların açıldığını, Merkez Bankasının gece gündüz karşılıksız para bastığını bu millet çok iyi hatırlar. Seçimin arkasından bu milletin nasıl bedel ödediğini, bu millete nasıl bedel ödettirildiğini de benim milletim gayet iyi hatırlar. Seçim öncesi popülist politikalarla geçici bir rahatlama sağlarlar, seçimin ardından var güçleriyle hep kemer sıktırırlar. Bunların hiçbirisine tevessül etmedik. Bu millete fatura ödetecek hiçbir girişimde bulunmadık. Milletimize bedel ödetmedik bundan sonra da ödetmeyeceğiz. Aldanan da aldatan da olmadık. Milletimizin karşısına her konuda samimiyetle çıktık."
Milletle olan muhabbetlerinin Türkiye'yi tarihi seviyelere taşıdığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) 230 milyar dolardan 750 milyar dolara yükselttik. 79 senede 230 milyar dolardı. 6.5 yılda 520 milyar dolar ekledik. Halep ordaysa arşın Afyonkarahisar'da. Sayın Bahçeli bunu bilmez. Acaba 3.5 yılda neyi ilave ettiniz? 6.5 yılda bizim ilave ettiğimiz ortada, 520 milyar dolar. Hayır, etmediniz de.''
Bahçeli'nin, 'Türkiye'yi çok borçlandırdınız' dediğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamu net borç stokunun GSYİH'e oranını yüzde 64'ten yüzde 25'e düşürdük. Nereden nereye geldik. Devamlı bunların yaptığı borçları ödüyoruz. Devletin borçlanma faizini de yüzde 63'ten yüzde 11.5'e indirdik. Enflasyon yüzde 30, faiz yüzde 63, kimin dönemindeydi? MHP'nin. Benim milletimi faize mahkum ettiniz, sömürdünüz. Şimdi çıkıp doğru olmayan ifadelerle hedef saptırıyorsunuz. Dürüst olalım, doğru konuşalım. Bu söylediğim rakamlar resmi rakam. Çıksın bunları yalanlasın. 'Hayır bu rakamlar yok' desin."
İktidara geldiklerinde yüzde 30'dan devraldıkları bir enflasyon canavarı olduğunu hatırlatan Erdoğan, o dönemi şöyle anlattı: "Şimdi bu canavar ayaklarımızın altında kaldı. Bunlar akşam yatıp, sabah kalkıp bir sıfır koymuyorlar mıydı? Bu MHP de koymuyor muydu? Eskiden zengine milyoner derlerdi, bizi milyoner denilen parayla tuvalete gider hale getirdiler. Dedik ki 'Biz bu sıfırları atacağız.' Dediler ki 'Atamazsınız, enflasyon patlar.' Altı sıfırı attık, enflasyon patladı mı? Tam aksine çatladı,çatladı. Şu an paramız değerli bir para."
BAYKAL'I ELEŞTİRDİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı da eleştiren Erdoğan, şunları söyledi: "Sayın Baykal, geçmiş bana akıl veriyor, diyor ki 'İşsizliği gidermek için Türk parası değerli, değerini azaltmak lazım.' Sayın Baykal sen git de işine bak. Ekonomiyi git ehlinden öğren. Daha bu işi öğrenmen için çok fırın ekmek yemen lazım, çok. Daha dur bakalım. Bu TL öyle bir noktaya gelecek ki uluslararası piyasalarda alışverişlerimizi TL ile yapar hale geleceğiz. Onun adımlarını atıyoruz. Bunlar olacak. Onun altyapısı oluşuyor.Bu ülkenin milli parasının değerini başka paralar belirlemeyecek, bu düzeye geleceğiz. İngiltere, Amerika, Rusya yapıyor oluyor, Türkiye niye yaptığında olmasın? Olacak. Bakın AB'de ortak para birliği var ama uymayanlar var. Niye uymuyorlar? Diyor ki (ben paramla götüreceğim bu işi). İhracatı biz 36 milyar dolardan devraldık. Sayın Bahçeli'nin döneminden. 79 senede 36 milyar dolar. 2008 sonu itibariyle buna biz 96 milyar dolar ilave ettik. 132 milyar dolar oldu."
Ankara'da odalarında yan gelip yatmadıklarını anlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti. "Dünyayı fellik fellik dolaştık. İşadamlarımızı alıp ülke ülke dolaşarak iş bağlantıları kurduk. Hep beraber bu gemiyi yürüttük ve buralara geldik. Bundan da rahatsız oldular. Ama biz uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece dedik." ra geçici bir rahatlama sağlarla
BU ÜLKEYİ BÖLEMEZLER
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk'ün toplantısında Kürtçe konuşmasını eleştiren Erdoğan, ülke üzerinde ayrımcılık yapmak isteyenler olduğunu söyledi.
AK Parti'nin bu milletin partisi olduğunu anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ülke içerisinde doğudan batıya ayrım yapmadan halkımızın içine girmekteyiz. Gördüğümüz kadarıyla meclisten anadili Türkçe olanların farklı bir dilde konuşması ayrımcılığı ortaya çıkarmaktadır. Bu ayrımcılık yapanları da biliyoruz. TRT ŞEŞ açıldığında buna karşı çıkanlar vardı. Şimdilerde de izlenmesini istemeyenler var. Kimse bu ülkede kardeşi kardeşe düşüremez. Ülke, Lazı, Kürdü, Çerkezi, Alevisi ve Yörük'üyle kardeştir. Milletimiz artık bu tür senaryolara alışmıştır. Alıştığı içinde inanmamaktadır."
Kendi dilimizin Türkçe olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz Türkçe konuşuyoruz. Değerli doğudaki kardeşlerimizin Kürtçe'sine engel olacak bir şey yapmadık. Aksine daha iyi olabilmesi için TRT ŞEŞ'i yayın hayatına başlattık. Bende kanalın açılışında Kürtçe 'merhaba' demiştim. TRT ŞEŞ'te Kürtçe konuştuğum için beni eleştirenler var, onları kınıyorum. Sayın Türk'ün amacı bağcıyı dövmek. Ama biz ne bağcıyı döveriz ne de bağcıyı dövmeye kalkanı. 29 Mart'ta bunlara cevap vereceğiz. Buradan tüm Doğudaki ve Doğu Anadolu bölgelerindeki kardeşlerim, bu tür olaylarda ayrımcılık yapmak isteyenlere mahal vermemeli. Çünkü hepimiz kardeşiz."