Kent Sorunlarına Çözüm Bulma Derneği Başkanı Sacit Celayir, vatandaşların kullanımına ayrılan sokak ve kaldırımların otopark mafyası zihniyetiyle sahiplenildiğini belirterek, "Kaldırımlar işgal altında, park yeri olarak kullanılıyor. Vatandaşa yürüyecek yer bırakmadılar. Vatandaş her an bir trafik kazası tehlikesiyle karşı karşıya" dedi.
Kaldırımların otopark yeri olarak kullanıldığını, esnafın mallarıyla kaldırımları işgal ettiğini belirten Celayir, kaldırımlarda kapalı satılması gereken fakat açık satılan yiyecekler yüzünden vatandaşların sağlığının da tehdit altında olduğunu söyledi. İnsan sağlığının hiçe sayıldığını ifade eden Celayir, "Kaldırımlar adeta gasp ediliyor, işgal altında. Vatandaş her an bir trafik kazasıyla karşı karşıya.
Kaldırımlara yayaların rahat yürümesini engelleyici, hatta kaza ve yaralanmalara neden olabilecek engeller konuluyor. Araçlarını kaldırımlara park eden kişiler yolun ortasında yürümek zorunda kalan vatandaşları görmüyorlar mı? Sadece kaldırımları işgal edenler araba sahipleri olsa neyse, esnaf da kaldırımları gelişi güzel kullanıyor. Kaldırıma hatta yollara kadar mallarını koyan dükkan sahipleri yüzünden ne araçlar hareket edebiliyor ne de insanlar. Kapalı alanlar içerisinde satılması gereken yiyecekler açık alanlarda toz toprak içerisinde satılıyor. Çıkın bir bakın dışarı, simitlerin, çerezlerin hepsi kaldırımlarda. Bir rüzgar esiyor, bütün toz, toprak, diğer mikroplar bu yiyeceklerin üzerine konuyor. Ne oluyor sonra? Ne olacak, olan vatandaşa oluyor. Ne yazık ki ülkemizde insan sağlığı hiçe sayılıyor" diye konuştu.
"YETKİLİLER DENETİMLERİ SIKLAŞTIRMALI VE AĞIR CEZALARA GİTMELİ"
Celayir, her kesimden insanın aynı dertten muzdarip olduğunu kaydederek, sorunların çözümüne gidilmesi için ileriki günlerde sivil toplum kuruluşlarıyla imza kampanyası başlatacaklarını söyledi. Vatandaşın sağlığını tehdit eden bu uygulamaların alenen yapıldığını belirten Celayir, yetkilileri duyarlı olmaya çağırarak, "Bunlar gizli değil alenen yapılmaktadır. Kaldırımlar ve sokaklar kamu usulüne uygun kullanılmak üzere ayrılmış yerlerdir, yağmalanmak üzere değil. Fakat kamu ve sağlık görevlilerinde tık yok. Herkes bildiğini okuyor. İnsanlar hayatını tehlikeye atmış kimin umurunda. Açıkgözler işgal ediyor, yetkililer seyrediyor. Ölen ölsün kalan sağlar bizimdir mantığıyla kent yönetilmez. Çaresizlerse görevlerini bıraksınlar. Kaldırımların işgal edilmesi, dükkanların sokağa taşması yasaktır. Kaldırımlar yüzde 100 kamuya açık alanlardır. Yetkililer denetimleri sıklaştırmalı ve ağır cezalara gitmeli. Bilmiyorlarsa öğrensinler. Hatta ilk örneğini İzmir'de huzuru sağlayan eski İzmir Valimiz Oğuz Kağan Köksal ve Emniyet Müdürümüz Hüseyin Çapkın gerçekleştirdi. Demek ki isteyince bir şeyler yapılabiliyor. Mazeret değil çözüm istiyoruz. Yöneten insanın çözümsüzlüğe çözüm üretmesi gerekir. Çözüm üretemeyen, iş üretemeyen yöneticileri istemiyoruz. Yetkililere sesleniyorum, ben mi zabıtalara (haydi göreve) diyeceğim" şeklinde konuştu.
Vatandaşın uygulamalardan ve yetkililerin duyarsızlığından şikayetçi olduğunu savunan Sacit Celayir, yapılan başvurularla ilgilenilmediğini, yanlış uygulamalara müdahale edilmediğini, yetkililerin görevlerini yerine getirmediğini öne sürdü. Celayir, yerel yönetimleri göreve davet ederek, yetkililerin sorunlara çözüm üretmemesi halinde savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
"BİNDİĞİMİZ DALI KESMEYELİM"
Kemeraltı esnafından Can Üsküp, "Ben de esnafım. Ama vatandaşın hakkını gasp etmiyorum. Ne yazık ki işi kuralına uygun yapmayan arkadaşlarımız yüzünden esnafın adı lekeleniyor. Bir esnaf dükkanın önünde vatandaşın sağlığına kastedecek şekilde açık yiyecek sattığında, dükkanın önüne mallarını çıkarıp vatandaşa yürüyecek yol bırakmadığında, kimse bunu Ahmet yaptı, şunu Mehmet yaptı demiyor. Bunu esnaf yaptı diyorlar. Üstüne basa basa söylüyorum, esnaf yapıyor diyorlar. Ben herkesi daha duyarlı olmaya çağıyorum. Bindiğimiz dalı kesmeyelim diyorum. 3 kuruş için lekelenmeyelim diyorum" dedi.
Özel bir eğitim merkezinin müdürü Timuçin Gündem, "Ne yazık ki eğitimin önemini kavrayamadığımız için halen bunları yaşıyoruz. Tabii ki tek sebep eğitimsizlik değil, ama bence en büyük sebep eğitimsizlik. Kaldırımda yürüyemiyorum. Peki neden? Eğitimsiz insanlar yüzünden. Birbirine saygı göstermeyen insanlar yüzünden. Hakkına sahip çıkmayan, o kaldırımın kendisine ait olduğunu bilmeyen insanlar yüzünden. Bizim olana sahip çıkalım. Çünkü gün gelecek bu duyarsızlığımız, bu boş vermişliğimiz yüzünden elimizde sahip çıkacağımız bir şeyimiz kalmayacak" diye konuştu.
Üniversite öğrencisi Gökçen Bulun, "Defalarca trafik kazası tehlikesi atlattım. Çünkü bizim olan kaldırımlar aslında bizim değil, araçların. Onlar daha değerli oldukları için güvenliği olan yerde duruyorlar, biz ise yoldan yürüyoruz. Yetkililere sesleniyorum. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Dışarıda satılan ne olduğu belli olmayan yiyeceklerle insan sağlığı tehlikeye atılmamalı. AB'ye böyle mi gireceğiz?" dedi.
İHA
Yayın Tarihi :
19 Mart 2007 Pazartesi 18:11:14