21
Şubat
2026
Cumartesi
ALİAĞA - İZMİR

Krize karşı eylem

İzmir'in Aliağa İlçesi'nde bulunan Demokrasi Platformu üyeleri kriz nedeniyle işten çıkarmalara karşı Demokrasi Meydanı'nda eylem yaptı.


Cumhuriyet Halk Partisi Aliağa İlçe Başkanı Turgut Oğuz'un da katıldığı eylemde Demokrasi Platformu adına açıklamayı Eğitim- Sen Şube Başkanı Çetin Ekinci yaptı. Çetin Ekinci açıklamasında; "1994, 1999, 2001 ve bugün Türkiye yıllardır bir krizden çıkıp diğerine giriyor. İktidardaki siyasi partiler değişse de ekonominin kaderi bir türlü değişmiyor. Çünkü iktidara gelen tüm partiler yıllardır aynı siyasal ve ekonomik programı uyguluyorlar. Ve krizin asıl nedeni de uygulanan bu siyasal ve ekonomik sistemin ta kendisi. Kriz neo-liberal kapitalist sistemin krizidir! ABD'den başlayarak tüm dünyaya yayılan küresel krizin temelinde kar hırsına ve sömürüye dayalı bir ekonomik anlayış yatmaktadır. Üretimin yerine rantı, kamusallığın yerine özelleştirmeleri, dayanışmanın yerine rekabeti, toplumun yerine bireyciliği koyan bu anlayış insanlığa aykırı doğası gereği iflas etmiştir. Milyarlarca kişiyi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum etmek pahasına dünyanın tüm servetini elinde toplayan sermayedarlar, şimdiyse yaşadıkları krize emekçileri ve yoksul kesimleri ortak etmek istiyorlar. Türkiye'deki emekçi ve yoksul kesimler 2001 yılında yaşanan derin ekonomik krizin etkilerinden henüz tam olarak kurtulmadan yeni bir ekonomik krizin girdabına tutulmuş bulunuyor. AKP hükümeti görmezden gelse de, mevcut ekonomik tablo durumun ne kadar kötü olduğunu gözler önüne seriyor. Yüzde 20'leri aşan gerçek işsizlik oranı, dizginlerinden boşalmış şekilde yükselen hayat pahalılığı, çarşı-pazarı etkisine alan ekonomik durgunluk, milyonlarca kişiyi tehdit eden kredi kartı ödemeleri, ödenemeyen çekler-senetler, kapatılan dükkanlar. Bu kara tablo hükümetin yanlış ekonomik tercihlerinin eseridir. Çünkü AKP iktidara geldiği günden bu yana tüm ekonomik tercihlerini İMF direktifleri doğrultusunda, sermayeden yana kullanmıştır. Çünkü AKP enflasyonu düşürmek adına yıllarca kamu emekçilerine sefalet ücretlerini dayatmıştır. Çünkü AKP, yaşanılan ekonomik büyümeyi istihdama ve ücretlere değil, zenginlerin kasasına aktarmıştır. Çünkü AKP, bütçeleri halkın eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarına değil, faiz ve savaş harcamalarına ayırmıştır. Çünkü AKP Dünya Bankası'nı memnun etmek için, çiftçiyi, köylüyü ve halkı sefalete ve açlığa terk etmiştir" dedi.


"Kahrolsun IMF, İşbirlikçi AKP" ve "Kahrolsun Amerikan Emparyalizmi" şeklinde sloganların atıldığı basın açıklamasında Çetin Ekinci sözlerine şöyle devam etti; "Genelde tüm Türkiye'de yaşanan bu kriz, yerelde ise Aliağa'da daha da derinden hissedilmektedir. Bugün özelleştirilen PETKİM'de fabrikalar duruşa geçmiş,70 işçi işten atılmıştır. Bazı işçiler zorunlu izne çıkarılmakta, izni biten işçilere -sen evde oturmaya devam et, ben sen paranı öderim- denmektedir. Bunun sonu da işten çıkarmadır. Bazı işçilerde 4 C' ye geçmeye zorlanmakta ve işten çıkarılmakla tehdit edilmektedir. Demir Çelik fabrikalarında çalışan yüzlerce işçi işten çıkartılmış ve güvencesiz bırakılmışlardır. Küçük Esnafların bankalardan çektikleri krediler, bankalar tarafından geri ödenmesi talebiyle çağrılmaktadır. Yıllardır ekonominin tüm yükünü sırtında taşıyan tüm emekçi ve yoksul kesimlere bir kez daha krizin fatura edilmesine izin vermeyeceğiz"


"Bu kriz rantiyecilerin, para babalarının, spekülatörlerin krizidir ve bedelini de onlar ödemelidir" diyen Ekinci; "Kriz bahane edilerek yeni işten çıkartmaların, zamların, vergilerin, ücret indirimlerinin, işsizlik fonunun yağmalanmasının, ve yeni baskı yasalarının bizlere dayatılmasına karşı koyacağız. Türkiye'nin içinde bulunduğu kriz yalnızca ekonomik alanla sınırlı değildir. Türkiye yıllardır ekonomik krizden daha da derin bir -demokratikleşme krizi- yaşamaktadır. Anayasadan, seçim sistemine, Kürt sorunundan Laiklik meselesine, derin devlet ilişkilerinden ifade özgürlüğüne, antidemokratik uygulamalara kadar, çok farklı alanlarda kendisini gösteren bu kriz, en az ekonomik sorunlar kadar Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir. Ekonomik alanda yaşanan krizleri, demokratikleşmeden ayrı tutarak çözmek mümkün değildir. Gerçek anlamda bütünlüklü bir program etrafında toplumun geniş kesimlerinin mutabakatı ve işbirliği olmaksızın ortaya atılan çözümlerin etkili ve kalıcı olması mümkün değildir. Bizler işsizlik, yoksulluk ve yoksunluk içinde siyasal baskıların ve antidemokratik uygulamaların cenderesi altında yaşamak istemiyoruz. Bizler emekten yana, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik ve tam bağımsız bir ülkede barış içinde kardeşçe yaşamak istiyoruz" diyerek eyleme katılanları KESK ve DİSK'le birlikte 29 Kasım'da Ankara Sıhhiye meydanında "Emek Barış ve Demokrasi Mitingi"ne davet etti.

iha
Yayın Tarihi : 27 Kasım 2008 Perşembe 22:42:48


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?