Demokrat Parti (DP) Yeni Foça Belde Başkanı Ömer Faruk Tunca, Foça'da eski Roma eserlerine gösterilen ilginin Osmanlı Türk eserlerine gösterilmediğini söyledi.
Foça ilçesi sınırları içerisinde bulunan Osmanlı mezarlığı, su kemerleri, dış kale, beşkapılar ve tarihi Osmanlı hamamlarına yetkililerin ilgi göstermediğini iddia eden DP'li Yeni Foça Belde Başkanı Ömer Faruk Tunca, "Kültür mirasımıza yol gösterici olması gereken yerel yönetim ata mirasımıza sahip çıkmıyor. Yetkililer konuyu üst makamlara taşımadığı gibi bu eserlerin sessizce yok olmalarına da göz yumuyor" dedi. Foça ilçesi sınırları içinde bulunan Osmanlı mezarlığının durumunun içler acısı olduğunu belirten Tunca, "Mezarlığın etrafı surlarla çevrilip demir bir kapı ile güya koruma altına alınmış. Osmanlı Mezarlığı belki yağmadan kurtarılmıştır ama kaderine terk edilerek hiçbir şekilde yeniden düzenlenip en azından mevcut konumunu korur halde değildir" diye konuştu.
Foça'daki tarihi su kemerlerinin de yok olmaya başladığını iddia eden Tunca, sözlerine şöyle devam etti: "Foça'nın girişini bir gerdanlık gibi süsleyen ne yazık ki ilk üç halkası bir dönemin başkanı tarafından koparılan tarihi su kemerimiz ise bakımsızlık açısından ikinci büyük acımızdır."
Su kemerinin bazı işletmelerin kenarında kaldığını ve taşlarının temel taşı olarak kullanılmak üzere başka yerlere taşındığını belirten Tunca, tarihi su kemerlerinin yok olmaya mahkum edildiğini söyledi. Dış Kale'nin de Foça'nın önemli tarihi eserlerinden biri olduğunu ifade eden Tunca, sözlerine şöyle devam etti: "Dış Kale dışta kalarak unutulmuş. Dış Kale'den geriye pek bir şey kalmamıştır. Bir Osmanlı savunma kalesi olan dış kale yaptığım araştırmalara göre takribi 30- 35 yıl kadar önce Foça'dan bakıldığında bir kale görüntüsü vermekteymiş. Ancak ne yazık ki günümüzde unutulup gitmiş."
Foça'nın en önemli tarihi değeri olarak gösterilen Beşkapılar Kalesi için de tepkisini dile getiren Tunca, Beşkapılar Kalesi'nin "virane" olduğunu iddia etti.
Türk hamamlarının da Osmanlı Türklerinin kültür ve geleneklerinin en güzel göstergesi olduğunu belirten Tunca, sözlerini şöyle tamamladı: "Küçük deniz sahil caddesi mevkiinde bulanan kısmen de olsa bütün özellikleri ile birlikte ayakta duran birinci hamam sanıyorum şahısa ait olup gerektiği gibi muhafaza edilmektedir. Bu eserimizde gerek konumu gerek yapısı nedeniyle dokunulamadığı için bir işlev kazanmamakla birlikte günden güne çökerek yok olmaya hızla yaklaşmaktadır. Dilerim bir an önce kurtarılarak topluma kazandırılır, fakat gördüğüm kadarıyla hiç umut yok. İkinci hamam ise büyük deniz mevkiinde Fatih Camisi yakınındadır. Maalesef dörtte biri ayakta olup diğer bölümleride küçük küçük yapılarla parçalanarak kullanılmaktadır. Ne kadarının kurtarılabileceğini bilmiyorum ama halen görsel olarak muhteşem kısımları olduğunu biliyorum. Ne yazık ki dış kalenin akibetine uğramış ikinci bir eserimiz de budur."