
TÜRKİYE Kamu-Sen ile Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) üyesi memurların bir günlük iş bırakma eylemi tüm Türkiye'de olduğu gibi Manisa'nın Salihli ilçesinde de gerçekleştirildi.
Memur konfederasyonları tarafından "Uyarı grevi" olarak adlandırılan iş bırakma eylemi Salihli'de Kent Meydanı'nda gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde Kent Meydanı'nda toplanan Kamu-Sen üyesi memurlar yaptıkları basın açıklaması ile hükümete seslerini duyurmaya çalıştı. Eylemde konuşan Kamu-Sen Salihli Temsilcisi Mehmet Kocatürk "Biz, Kamu Çalışanları olarak vatandaşlarımızın doğduğu andan ölümüne dek, hayatının her anında ve her alanında hizmet üretiyoruz.Ancak kamudaki her olumsuzluğun sebebi
olarak da bizler gösteriliyor, günah keçisi ilan ediliyoruz.İş bilmez iktidarların başarısızlıkları, kötü niyetli yöneticilerin beceriksizlikleri yıllarca sırtımıza yüklendi. Hastadan bulaşan virüs nedeniyle can veren doktor; kilometrelerce ötedeki köye ders vermeye giderken soğuktan donan öğretmen; haciz ihbarnamesini borçluya tebliğ ettiği için katledilen postacı; yangın söndürürken hayatını kaybeden itfaiyeci, ormancı; asayişi sağlarken şehit edilen polis, zabıta; raylara döşenen bombanın patlamasıyla
şehit düşen makinist de biziz.Siyasi irade tarafından her fırsatta "hizmet üretmemekle, yan gelip yatmakla" suçlanan da biziz.Ekonomi büyürken "Ne katkınız var ki!" diyerek bizleri görmezden gelenler, ekonomik krizin faturasını sırtımıza yüklemektedirler.Yıllarca derdimizi anlatmaya, makul taleplerimizi hükümete iletmeye çalıştık ama bizlere hep kulak tıkadılar.Söz verdiler; sözlerinde durmadılar. İmza attılar; gereğini yapmadılar. Horlandık; itibarımız zedelendi ama hizmet üretmeye hep devam ettik.
Yalnızca memurlarımız değil işçi, çiftçi, esnaf, emekli, dul ve yetimlerimiz de aynı muameleye maruz kaldı.İşsiz sayısı 8 milyona çıktı. Evlatlarımız yarına güvenle bakamaz oldu. Birçok esnaf kepenk kapatmak zorunda kaldı. Ocaklarımızı tüttürmek gün geçtikçe daha da çetin hale gelmektedir. Bizler 72 milyon vatandaşımızdan ayrı olmaksızın, aynı geminin yolcularıyız. Son çare olarak, 25 Kasım 2009 Çarşamba günü hizmet üretmeyerek, toplum hayatında ne denli önemli görevler yürüttüğümüzü iktidara göstermeye
karar verdik.Eylemimiz asla devletimize ve bizlerden hizmet alan vatandaşlarımıza karşı değildir.Aksine eylemimiz, toplumun tüm dar ve sabit gelirli kesimlerini sesi olmak içindir."dedi.
2. eylem ise KESK üyesi memurlar tarafından gerçekleştirildi. Şube binalarından davul-zurna eşliğinde halaylar çekip sloganlar atarak Kent Meydanı'na gelen KESK Üyesi memurlar, burada Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çektiler. KESK adına konuşan Mehmet Ciğerci, "Bugün Türkiye'nin her yerinde hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyoruz. Bugün Türkiye'de eğitim, temel ulaşım hizmetleri, acil durumlar dışında sağlık hizmetleri verilmiyor. Bugün Kamu emekçileri yıllardır birikmiş sorunların karşısında hala
emekçileri görmeyen, onları sefalete iten, ülkeyi krizden krize sürükleyen neo-liberal politikalara karşı sesimizi birkez daha yükseltiyoruz. Buradan taleplerimiz karşısında bir duyarsızlık abidesi gibi duran siyasi iktidara sesleniyoruz. 25 Kasım grevine ülkeyi getiren sizsiniz. Sayın Başbakan, bakın buradan bir kez daha 25 Kasım grevinin nedenlerini tane tane anlatacağız. İyi kulak verin. Yıllardır emekçilerin sorunlarına kulaklarınızı tıkadınız. Emek örgütlerini görmezden geldiniz. Bu ülkenin çalışma
yaşamını çağdışı sendika yasaları ile yönetmekte ısrar ettiniz. Emekçileri işçi, memur diye ayırdınız, sözleşmeli, kadrolu, 4-B'li 4-C'li diye ayırdınız. Kurum işçisi, taşeron işçisi diye ayırdınız. Emeği her fırsatta bölmeye çalıştınız. Emekten emekçilerden sakındığınız kaynakları sermayenin emrine verdiniz"dedi. Ciğerci'nin konuşmasını eylemciler sık sık slogan atarak böldü.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |