5
Şubat
2026
Perşembe
İDİL - ŞIRNAK

Bir hoşgörü klasiği

Gazeteci Yalçın Doğan’ın İdil Kaymakamı Hasan Tanrıseven’i ziyaretinde bir hoşgörü klasiği yaşandı.

İdil Kaymakamı Hasan Tanrıseven, Doğan ve Şırnak’ın tek papazı olan, Öğündük Köyü Kilisesi Papazı Melki Tok arasında samimi bir sohbet yaşandı.

Güneydoğu ziyareti çerçevesinde İdil Kaymakamı Tanrıseven’i ziyaret eden, Yazar Yalçın Doğan, ilçenin genel durumu, sorunları ve geri dönüşler hakkında bilgi aldı.

Önceki tarihlerde de İdil’e gelen Doğan, "Bu kez farklı bir İdil ile karşılaştım. İdil’i çok değişmiş buldum" dedi.

Yezidiler dönüyor

Bu arada Güneydoğu’ya yaptığı gezide edindiği izlenimleri kaleme alan Yalçın Doğan, “Bölgenin normalleştiğini” yazdı. 5 Nisan tarihli köşesinde “Yezidiler dönüyor” başlıklı yazısında Doğan, şunları kaydetti:

”Süryaniler'den sonra, bir zamanlar Güneydoğu’nun çeşitli ilçe ve köylerinde yaşayan Yezidiler de köylerine dönmeye başlıyor. İdil’e dönen Süryaniler, evlerini yeniden düzenliyor, kendilerine ait topraklarda tarımla uğraşmaya başlıyor. Şimdi Yezidiler de İdil’in Mağara Köyü'ne dönüyor. 1987-1992 yılları arasında Mağara Köyü'nde yaşayan Yezidiler, terör nedeniyle köyü terk edip Almanya’ya yerleşmişti. Güneydoğu’da şimdi hayat normale dönünce, Süryaniler gibi onlar da köylerine dönüyor. Yezidiler şeytana tapıyor. Mağara Köyü'nde tapınakları var. Aynı zamanda geniş arazileri bulunuyor. Bugünlerde yeniden eski köylerine yerleşmeye başlıyorlar.”

İdil Can - Kenthaber / İdil
Yayın Tarihi : 7 Nisan 2005 Perşembe 21:55:53
Güncelleme :11 Nisan 2005 Pazartesi 17:37:54


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
gökhan altan IP: 78.171.147.xxx Tarih : 29.04.2010 18:20:23

 Etrafımızda yaşayan insan sayısı birçok nedene bağlı olarak sürekli artıyor. Bu artış yanında artılarını ve eksilerini de getiriyor. Hep merak etmişimdir acaba artısı mı çok yoksa eksisi mi diye. Ama geçen birşey bariz olarak çarptı gözüme eksi tarafından... Belki aklınıza birçok şey geliyordur belki de tahminlerde bulunuyorsunuzdur... Ama çok küçük birşey herkesin ağzında sakız olmasına rağmen aslında unutulmuş bir şey... O şey hoşgörü arkadaşlar... Şimdi söylediklerimde haklı olduğumu göreceksiniz. Hayat gün geçtikçe daha da zor bir hal alırken bunlar için suçlayacak hep birilerini veya birşeyleri arayıp durduk. Oysa suçlu baş ucumuzdaydı hemen aynanın karşısında ama kaç kere gördük kaç kere fark ettik onu... Belki bazen belki hiçbir zaman.. Ama suçlu hep hoşgörüsünü kaybetmiş populer olmak uğruna saçma sapan espriler peşinde koşan en yakın arkadaşlarının bile eleştirisine gelemeyen bizlerdik.. Kaç kişi pardon diyen birinin arkasından küfür etmedi, kaç kişi kasten yapıyor sonrada pardon deyip geçitirdiğini düşünmedi peki ya kaç kişi annesini ve babasını terslemekten çok oluruna gitti orta yolu buldu?Tanıdığıma hoşgörüm var ama tanımadığama asla diyenlerden değil misin yoksa...İşte o zaman hoşgörünü kaybetmemişsin demektir.
http://aygok.blogspot.com/2009/10/hosgoru-koyu.html