Sofradan sızgıtları eksik olmaz,
Azıkları olmadan asla tarlaya gelmez,
Kini, gafleti, onlar asla bilmez,
Tozu ile toprağı ile Eskil böyle biline.
Süt ile pirinçten zerde yaparlar,
Misafiri daha yoldan kaparlar,
Bir kenara atarsan Aksaray’dan koparlar,
Tozu ile toprağı ile Eskil böyle biline.
Karatepe’den Böget’e uzanan sazlar,
Bir başka yaşanır Eskil’de yazlar,
Salına salına yürür Eskil’de kızlar,
Tozu ile toprağı ile Eskil böyle biline.
Akgöl’den öte bir ışık görünür,
Gelen arabalar toza bürünür,
Yaylanın serininde insan sarınır,
Tozu ile toprağı ile Eskil böyle biline.
Elinden tutarsan insan yücelir,
Bir adım atarsan Eskil on gelir,
Yiğitlik otağını insan burada bulur,
Tozu ile toprağı ile Eskil böyle biline.
Yavuz Bayram aklına geleni söyler, kalemiyle,
Eskil’li dostluğu, kardeşliği sunar, eliyle,
Akar durur mertlik, insanlık seliyle,
Tozu ile toprağı ile Eskil böyle biline.
Şair: Yavuz Bayram Çalışkan