22
Şubat
2026
Pazar
ALTUNHİSAR - NİĞDE

Altunhisar'ı anlatmak - Ö. Fethi Gürer

Altunhisar bir zamanlar ki adı İl Ortaköy ile ilgili yazacağım zaman aklıma Önce Vahap Okay gelir. Belediye başkanlığını uzun yıllar yapan ve emeği olan Kemal Dilcan ile diğer bölgeye çaba vermişlerini de hatırlarım.

Altunhisar bir yerde tutku gibi seveni vazgeçmiyor.Çok okumuşu, yol yordam bileni var.Her ne kadar yıllar önce Altunhisar’dan çıkmış olsa da Cuma Aktürk tam bir Altunhisar sevdalısıdır.

Bor’da karşılaştık.Yine Altunhisar anlattı. Altunhisar’a nereden geldiğini araştırmış ve Söğüt Kazasında Osmanlı Devletinin kurucusu Osman oğullarından geldiklerini ve babasının da mezar taşına “Kara 0smanlılar” diye yazdırmasını vasiyet ettiğini söyledi.

Kara Osman Oğullarından İbrahim Aktürk oğlu Cuma Aktürk köklerini aramak için İstanbul Başbakanlık Arşivlerine değin araştırma yapmış.Altunhisar’ın Anduğu olarak bilindiği süreçte ilk kuruculardan biride dedeleri imiş, Altunhisar’da dabaklık önemli bir meslek iken birde Medrese varmış,Medrese yıkılmış ve bu bölge belediye bahçe yapmış ama kalıntıları duruyormuş. Cuma Aktürk,-“ Dedem Kara Cuma 17 sene askerlik yapmış, şavaşlara katılmış,Çanakkale de şehit düşmüş Kardeşi de Adana Fransız işgalinde iken çatışmalarda yaralanmış, Kahramanmaraş hastanesinde şehit olmuş, Soyadı kanunu çıkınca da “Aktürk” soyadını almışlar.” diye anlattı.
Evliya Çelebi’nin de Altunhisar’a geldiği Altunhisar’da bir zamanlar deve yükü ile İstanbul’a Gön giden Altunhisar’a Deve yükü ile de sarı lira gelirmiş,Osmanlılar döneminde han ve köprülerde bölgede yaptırılmış.

Altunhisar’da bir baba ile kızın yattığı Türbede muhtemel o yıllardan kalmadır diyen Aktürk,-“Sultan Adıyaman seferine giderken Anduğa’dan geçer,Harman zamanıdır.Hava sıcaktır. Düven süren köylüyü görür, Mola verip bir su ister. Tas ile su gelir, ancak tas içinde saman çöpleri vardır.Sultan şaşırır’ bu saman çöpleri de ne oluyor’ der. Suyu sunan-“Sultanım çok uzak yoldan geliyorsun,. Terlemişindir’ Suda testiden soğuk, o nedenle üfleye üfleye içesin ki sana sıhhatine zarar gelmesin diye yanıt verir.Sultan bu cevaptan hoşlanır ve suyu içer.

Cuma Aktürk bölge için diyeceği de çok, anlatacağı da bir çok olayında tanığı olmuş. Yeşilyurtta açığa çıkan ancak gereken önem verilmeyip zarar gören mağarayı anlattı. 1975 ‘li yıllarda bizde o bölgeye gitmiştik. O mağaradaki papazın kızının mezarları, freskler o dönemlerde iyi korunamadı.Kimi kapatıldı. Kimi yol açma çalışmalarında yıkıldı. Cuma Aktürk duvarlarda resimlerde sarı parlayan bölümleri altın diye kazıp yok ettiler ve Turizm Bakanlığından bir heyetle o bölgeye gidildi.İlhan Evliyaoğlu’nun zamanı idi. Bakanlıktan görevli bayan ‘altın yumurtlayan tavuğun başını kesmişiniz‘ diye oradakilere sitem ettiğinde bende ordaydım dedi

Cuma AKTÜRK bölge ile ilgili anlatacağı çok mağaradan kiliseye ,türbeden hanlara, köprülere, hatta yayladaki kalelere ve gölete değin diyeceklerini dinledik.

‘Altunhisar’ iş yok ,yorganı alan gitmiş , bölgenin sahibi de yok’ diyen Cuma AKTÜRK Altunhisar için yapılması gerekenlerin başta tarihi eserlerin tez elden yeniden ele alınıp öne çıkarılması, iş alanları yaratılması olduğunu söyledi.

Cuma Aktürk’le konuşurken çoğu Vahap Okay kitabında yer alan Altunhisar’lılarıda analım istedim. Belediye Başkanı Ahmet Doygun ve Kemal Dilcan ile Mahmut Dilcan, Kazım Kartal, Tahir Özdemir,Muammer Arıcan, Cuma Börekçi, Teyfik Gündeğer, Yaşar Doygun, Ali İhsan Angı, Vahap Okay, Muharrem Tüzün, Mahmut Kelekçi, Cevdet Doygun, Gültekin Atalay, Kemal Boz, Rıfat Boz, Teyfik Gündoğdu, Mahmut Kirazcı, Abdullah Arcan, Osman Vural, Muzaffer Atalay, Fuat Kirazcı, Mahmut Sütçü, İbrahim Hıra, Ahmet Akgüneş, Mahmut Zor, Seyfullah Öney ,Mehmet Arıöz, Vehbi Atalay, Hasan Fehmi Özkan isimlerini de bu vesile ile anımsayalım. Vahap Okay bölge için çok uğraştı emek verdi. Aşık Tahiri anıtını ilçeye dikilmesine öncülük edenlerdendi. Çam Ormanı oluşturmak için çabaladı. Okul ve kütüphane ile ilgili girirşimlerde bulundu. Sonuçta Vahap Okay, .Altunhisar da yaşamı ve yaşananları yazdı. O adı Altunhisar’da yeni açılan yola verilecek kadar’da değerli idi.Ben olsam Çevre yoluna “Vahap Okay Caddesi” derim
Cuma Aktürk ile sohbette diyeceği söyleyeceği çok sözün yanında bir gün beraber bir kez daha belki bölgeyi turalayıp unutulan yada bilindiği halde geride kalan yerlere gideriz diye konuştuk.

ALTUNHİSAR eski adı ile Anduğu sonralarda Ortaköy olarakta anıldı. Bölgede hayvancılıkta da tarımda dı vardı.İlçe oldu. Birkaç yeni yapı yükseldi. Yavaşta olsa değişim var. Daha olması yapılması gerekenlerde bulunuyor. Niğde dışında Altunhisarlılar kooperatif kurup Bor yoluna doğru yeni evler yapmaya başlarlar ise Altunhisar eki dokudan yeni dokuya doğru yol alır.

Altunhisar için gelecek iyi olur diye umalım.

Ömer Fethi Gürer
Yayın Tarihi : 4 Ekim 2005 Salı 10:36:17


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasin polat IP: 212.175.112.xxx Tarih : 20.07.2006 12:32:12
altınhisar havasıyla suyuyla harika bir yer bence hak ettiği yerde değil .Genç beyinler sürekli göç etmekte ,yatırımlar dışarı yapılmakta eğitim tek düze devam etmekte Ömer beyin dediği gibi sadece birkaç bina yükselmiş.Yetişmiş eğitimli insan gücüne bakarsak Altınhisar küçümsenmeyecek kadar ileri mühendisleriyle doktorlarıyla sanatcılarıyla işte bunlarla bir araya gelip altınhisara neler yapmalı demeli projeler sunmalı yetişmiş insan gücümüz ve büyüklerimiz en azından oradaki gençlerimize bir iş imkanı yaratabilmelidir. Ömer Fethi beye Altınhisar'lılar adına teşekkürler.

türkan alyanak IP: 88.229.119.xxx Tarih : 12.11.2007 19:23:13

Bir gün hayalini kurduğum ekolojik tarim işine girişebilirsem ki şu an sadece hayal, bunu Altunhisarda yapmak isterim. Tek sebebi ise anne, babamın abilerimin doğduğu, kökenimin olduğu yer olması. Ancak kaygılarım var. Hep işitiyorum nedendir bilmem bir hasetlik çekememezlik ve köstek olma hikayeleri anlatılıyor Altunhisarla ilgili. Doğrumu dur bilmiyorum. Ama şuna çocukluğumda hep işittim: Annem sorardı köye gittiğimizde yolda karşılaştığımız akrabalara; Nasılsın? Sağlığın iyi mi? diye. Çevap hiç değişmezdi: Nebiiim uğraşıp duruyoruz buralarda bizim halimiz nasıl iyi olsun ki! Hep bi şikayetlenme, hep dövünme. Ama her yer viran bakımsız bağlarda bahçelerde meyveler yerlerde çürüyor. Biz ise tonla para versekte o meyveleri arasakta bulamıyoruz şehir marketlerinde. Nerde bizim köyün sulu elmaları, şekerpareleri...


zeynep bişkin IP: 85.101.147.xxx Tarih : 25.09.2007 15:35:28

Ben doğma büyüme altunhisarlı değilim fakat çocukluğumun en güzel zamanlarını yaz tatillerinde altunhisarda geçirirdik hafızamda unultulmaz anılar kaldı.Mis gibi kokan üzüm bağları,esbap yıkadığımız deresi,eşşeğin üzerinde bağa gitmek benim için çok önemliydi çünkü şehirlerde böyle şeyler yok ne mutlu ki ben o günlerin bir kısmını gördüm.Diğer güzellikleride yalnızca anlatılanlardan ibaret umarım tekrar üzüm bağlarımız yeşerir.


Ahmet DEMİRLİ IP: 88.224.126.xxx Tarih : 1.08.2007 00:00:42
Ben bu köyün çocuguyum ilçe demiyorum.Bu zamana kadar senelik iznimi bile başka bir yerde kullanmadım hasretsiz bir günüm geçmedi,Harman atılan Altıntaşı dikmece ceviz oynanan İnceyüzü göl yapıp yüzdüğümüz Ali bağını siz tarihi yazarken ben film şeridi gibi akıp gittim,bananecilikten kurtulup silkelenmek bir çivide sen çak şu toprağa demek istiyorum ve Vahap OKAY kadar olamam ama ilk önce büyüklerimizi bu işe gönül vermelerini en azından kendi bağını bahçesini veya viran evini onarsınlar da üzüm yemeğe yüzümüz olsun .Başta siz olmak üzere Altunhisara emegi geçenlere sonsuz saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Altunhisarlılar adı altında site kurdum yardımlarınızı bekliyorum

BÜLENT DOYGUN IP: 88.245.251.xxx Tarih : 29.09.2008 22:51:51

Bende AHMET DEMİRLİ gibi doğma büyüme ALTUNHİSAR'lıyım asmazdan ekmek alıp,bostanlardan domates,biber aşırıp bağlarda sucuk ekmek yaptığımız günler dün gibi aklımda zindan,baş yayla,şahin yurdu,altıntaş,kır,davar yatagı,ALİ bağı,elması üzümü,ak yokuşu buram buram tüter gözümde köyümün. BU SÖZLERLE HASRET DİNER SANIRDIM DİNMEZMİŞ ESMEZ İSEM DÜZÜNDE KÖYÜMÜN BİR AL ELMA GÖRSEM GURBET İL'İNDE HASRETİN YEŞERİR GÖZÜMDE KÖYÜMÜN BÜTÜN ANDUĞU,ORTAKÖY,ALTINHİSAR'lılara selam olsun.