22
Şubat
2026
Pazar
BOR - NİĞDE
BOR

Bor'da yok olan bağ

Dedem Hacı Ahmet Çınar'ın Bor’da 3 ayrı yerde 3 özelliği farklı bağları vardı. Bağlarında yok yoktu. Birinde elma, armut, erik, diğerinde üzüm ve farklı meyva ağaçları yer alırken bir bağda daha çok kayısı,şekerpare ağırlıklı idi. Çocukluğumuz bağlarda geçti.

Dedemin kuşağının "meyvalarla konuşur" gibi arkadaşlık ettiklerini yaşayarak gördük..Hemen hemen her bağda bahçede değişik türde meyvalar yetişirdi. Bölgenin yapısına uygun ürünlerden şekerpare, elma,armut, üzüm, erik, badem, ceviz, kiraz, kayısı, vişne, ayva, alıç, dut, şeftali gibi ürünlerinde farklı çeşitleri bağlarda vardı. Dedeme ait 3 koca bağda öylesine çeşitli ürün vardı ki her aradığına erilen bu bağlara çok özenle bakılır ve korundu. Bir tek meyva dalından”çırparak”alınmazdı. Elma, armut tek tek itina ile toplanırdı. Meyvaların her cinsi oluşu sıra ile idi. Yaz başlar, hasatta başlardı. Çok çeşitli ürünlerin önemli bölümünü Salı Pazarı'nda satılsa da; amaç her meyvanın ürürnün evde olması idi.. Toptan satış çok yoktu. 3 koca bağ olmasına karşın dikilen ürün mevsimsel oluşu nedeni ile sıra ile olması sorun yaratmazdı. Satılmayan üründe “hak” olarak kesilerek kurutulup değer bulurdu.

Hele bir üzüm bağı vardı ki "içine girmeye kıyamacağınız" kadar çeşiti bol ve güzel bir bağ idi.

Dedem sağlığında tüm bağlarına çok iyi baktı. Vefatı sonrası önce Buğdüz’de üzüm bağı satıldı.Keçikaleliler aldı. Bağdaki Kavak yaprağı, mis üzümü gibi özel üzümleri tadı doyulmazdı. Kova ile karık içinde doğruca bu özel üzüm omcalarının başına giderdik.

Ondan olacak özlemişiz bu yazda üzümler olunca parası ile gidip üzüm alalım diye eski bağın yolunu tuttuk.Bağ Bor'a oldukça uzaktı.Nerde ise bağların bittiği yerde idi ancak Bölgeye yakın Keçikalesi Köyünden göç ile bölgede mahalle oluşmuştu. Bağın içine ise 7 ayrı yere “dam” yapmışlardı. Geçen yıllarda bağ bir parça olsun bakımlı iken bu kere bağ tam anlamı ile "avlu" olmuştu. Çevrede hayvanlar otluyordu.Bağ haraptı. O omcasından koparmaya kıyamadığımız üzüm karıkları yok olmuştu. Gözlerime inanamadım. İçimden bir şeyler koptu gitti.İnanılır gibi değildi. 20 yıl önceki örnek bağ hayvanları içinde binalar yapılmış bir yokluğa ermişti. Bağın bir yerinde eski Hristiyan mezarlıkları bulunduğu söylenen alana da ev yapmışlar. Kısacası bizim çocukluğumuzdaki bağın yerinde yerler esiyordu. Açıkcası bağa girmeye içimi el vermedi. Biraz ilerde eski bağ komşularından birkaç ev taşınmıştı. Gidip üzümü onlardan aldık.Belki bir daha üzüm almaya dahi o bölgeye gitmem çünkü "acıyı bilen yaşar" derler.Dedem bir adet dahi zayi olmasına kıyamadığı bölgedeki örnek en güzel bağlardan biri on yılda yok olmuştu.Kimi bağlarda benzer sorun yaşanıyor. Bilmeyenler, anlamayanlar elinde bağlar yok oluyor. İyi ki dedem bu günleri görmedi. Bor'da kimi bağlar el değiştirip bakan önemseyenlerin elinede geçiyor.Özellikle Üniversite öğretim görevlisi bir kaç kişi bağ alıp öylede güzel yapmışlar ki oysa dedemin bağı bir meyva müzesi gibi iken yok olmuş gitmiş ne demiş atalar bakarsan bağ olur bakmasan harap.

Ömer Fethi Gürer
Yayın Tarihi : 8 Kasım 2005 Salı 10:20:40


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?