Bor’da dericiliğin çok eskiye dayanan kökleri var.Bölgede Bor ve Altunhisar’da çok sayıda atölye türü iş yerinde yapılan meslek daha sonra Bor’da ilerleme göstermiş ve değişik evrelerde bu konuda çalışmalarda yapılmıştır. Son olarak Türkiye de 4.Deri Organize Sanayi bölgesi olarak gösterilen KIZILCA yakınındaki 2912 dönüm arazide önemli bir çıkış yakalamak amacı ile yapılansa da bu konuda sonuca halen gidilememiştir.
Dericiliğin bölge için önemli bir meslek olması dikkate alınarak Niğde Üniversitesi bünyesinde konu okula taşınmış ve o alanda da yenileşme sağlanmıştır.
Niğde için önemli olan bu iş kolunun doğal olarak sorun ve sıkıntıları da vardır.İş kolu gelişme gösterdiği süreçte makinaları yenilense de yapısal olarak kurumlaşma gerçekleşmemesi mesleğin gerilemesinde başlıca etkendir.
Ülke genelinde üretimi ile bir dönem % 30 ları bulan günümüzde ise % 10 ‘larda gezinen sektörün en önemli sorunu yan sanayide diyebileceğimiz ürün değerlendirme yönünde ciddi bir gelişmenin de yakalanamamış olmasının da olumsuzluklarda rolü vardır.
Her ne kadar son yıllarda okullarda ve pratik uygulamalarda deri ve deri sonrasındaki işlenme ile eğitici çaba ve çalışmalarda olsa bölgeye yansıyan önemli bir hamleye erildiği konusu tartışma götürür.
1960’lı yıllarda bölgede el yapımı ayakkabı, mest yanında deri ile yapılan değişik aksesuarlar elde üretilirdi. O dönemlerde deri işlemekte iptidai yöntemlerle olduğu için daha iyi malzeme içinde genelde Konya tercih ediliyordu.Süreç Bor’da dericiliği üst noktaya taşıdı. Bu işi meslek olarak seçenlerinde ciddi çabaları ile farklılaşma yaratılma yolları arandı.çok kere yazdığımız gibi bu alanda en önemli girişimde BORDERSAN oldu .Olabilirdi ama gerçekleşmedi. Eğer o girişim sonuç verse idi Bölge dokusu tümden değişirdi. Toplu Hareket olayı ile doğan bir çok iş yarım kaldı Genelde benzer isimler ve yakın siyasi görüşleri olanlar her işin başını tuttu ise de sonuçlar olumsuz olunca da kenara çekiliverdiler. Tuğla, Yem ve benzeri ortaklı yapılarda tek tek dağıldı.
Sonuçta “her koyun kendi bacağından asılır” ata sözü ile herkes yoluna gitti.Deride dış Pazar canlanınca bir dönem işler iyi olsa da gelinen noktada “babadan kalma” yöntemle yapılırken göre işler daha gerilediği söyleniyor.
1930’lu yıllarda İsmet İnönü Niğde’ye geldiğinde Bor dericileri ile direk ilgilenip, onlarla toplantıda yaparak gelişmeleri için neler yapılmalıyı düşünmüş ve talimatlarda vermiş.Günümüzde nufus arttı, ülke değişime uğradı. Devlet yöneticileri yine açılış ve törenlere gidiyor.Niğde için bu çok önemli dericilik ile ilgili de işin içinden gelen Milletvekilimizin gerekli çabası ve girişimleri olduğunu düşünüyoruz. Organize sanayi için özendirici olacak işlerin gündeme alınması gerekir.Dericilik sektörü BOR için önemli bir iş alanıdır, yaşamalı, gelişmeli ve bu arada yarattığı çevre kirliliği riski de dikkate alınarak önlemlerde alınmalıdır
Deri sektörü talebe açıktır .O nedenle geleceği olacak bir sektördür. Deri üretim sonrası üretim aşamasında da bölgede verilen okul eğitimi ile başta konfeksiyon olmak üzere yeni hareket alanlarını yaratmak bu konuda yatırım yapmakta Niğde için ihtiyaçtır.
Rekabet şartlarında maliyetin önemi büyüktür. Teknolojiyi iyi kullanıp Hammaddeyi üreterek üretilenden doğru ve çekici işler yarattığınızda Pazar payınız artar Klasik doku içinde kalarak yeni diye bilinenleri yapmak ise pazarda sorun yaratabilir.
Dericiliğin Üretimden son tüketiciye erinceye kadar yol alacağı sürecin bölgede alt yapısının gelişmesi bu mesleğin geleceğini kurtaracaktır.Deri sektörü korunması Niğde gelişimi açısından çok önemli olduğu da unutulmamalıdır.