Artvin'de 1987 yılında vatani görevini yaparken şehit olan Coşkun Murat Uzunal'ın ailesi yıllar sonra oğullarının akciğer kanseri nedeniyle öldüğünü öğrenince büyük bir şok yaşadı.
1987 yılında Hakkari'nin Çukurca ilçesi Jandarma Takım Komutanlığı'nda 87'ye 3 tertip olarak vatani görevini yapan Uzunal, 27 Şubat 1987 tarihinde şehit olarak memleketine gönderildi. Şehit er memleketinde düzenlenen askeri törenin ardından toprağa verildi.
Şehit erin kardeşi Seyfettin Uzunal, ağabeyinin şehit olması sebebiyle askerlikten muaf tutuldu. Yıllar sonra şehit kardeşi olarak işe girmek için başvuruda bulunan Seyfettin Uzunal, Askerlik Şubesi'ne başvurarak gerekli belgeyi almak istedi. Burada kendisine kardeşinin akciğer kanseri sonucu hayatını kaybettiği bildirilerek istediği belge verilmedi. Uzunal, ailesi aldığı bu haber ile adeta yıkıldı.
Şehit erin annesi Zeliha Uzunal, "Benim oğlum vatanı bekledi, şehit düştü diye oğlumu tabutla evine getirdiler. Oğlunuz şehittir diye tabutunu açtırmadılar, bizde gizlice tabutunu açtık ve yüzü gözü şişmiş, ağzından ve sırtından kanlar geliyordu. Şehittir diye vatan millet sağ olsun diye kendimizi teselli ediyorduk. Yıllar sonra oğlumun şehit olmadığını ve akciğer kanserinden öldüğünü belirten bir rapor elimize geçiyor, Oğlumun ölümü belki şahidi yok ama Allah şahittir. Yüreklerimizi bir kez daha burktular" diyerek göz yaşlarına boğuldu.
Dönemin Muhtarı Hakkı Mertürk ise, "Köyümüze ilk defa şehit geldi ve çok kalabalık askeri erkanla geniş çaplı bir törenle toprağa verildi. Biz Onu şehit diye biliyoruz bunun dışında bize de bir bilgi verilmedi" dedi. Şehidin komşuları ve amcası Nurettin Uzunal, "Şehidin yanlışı olmaz şehitse şehittir ama şehit değilse neden şehit diye bize söylendi, şehit değilse neden kardeşi askere alınmadı" diye konuştu.
Şehidin kardeşi Orhan Uzunal ise "Coşkun Murat Uzunal, benim ağabeyim, 11 yıl onu şehit diye biliyoruz, Bir ağabeyimi de bundan dolayı askere almadılar şehit kardeşi diye. Şimdi öğreniyoruz ki ağabeyim şehit değil hastalıktan öldüğü söyleniyor. Ben ve ailem bu konuya hiç inanmıyoruz acılarımız yeniden tazelendi. Devletimizin ve askerimizin bu konuya yardımcı olmalarını ve bizi aydınlatmalarını ve bilgilendirmelerini ve vicdanımızın rahat etmesini, ağabeyimin ne şekilde öldüğünü de bilmek istiyoruz. Bir ay önce bana devlet tarafından iş imkanı doğmuştu ve yaptığım müracaat sonrası Askerlik Şubesi'ne Şehit Belgesi almak için gittiğimde, ağabeyimin terörle mücadelede ölmediğini ve akciğer kanseri ile öldüğü belirten tek bir evrak bulundu. Ben de diğer belgelerine ulaşmak için Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na gittim ve ağabeyimle ilgili hiçbir evrak ve bilgiye sahip değiller. Bakanlıklara ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gittim orda da hiçbir evrak ve bilgiye ulaşamadı. Ağabeyime ait her hangi bir doktor
ve hastanede yattığına dair bir belge yok. Sadece tek bir belge dönemin 14. Jandarma Sınır Bölük Komutanı Jandarma Üsteğmen Cihandar Hasanhanoğlu, tarafından düzenlemiş olan raporda, Coşkun Murat Uzunal'in 'Akciğer kanserinden öldüğü belirtilen rapor dışında bir belgeye ulaşılmıyor bu konu bize hiç inandırıcı gelmiyor. Bir anlam veremiyoruz ne diyeceğimi de bilmiyorum" şeklinde konuştu.
olayın yakın tanığı olarak bir açıklama yapma gereği duydum.öncelikle kutsal askerlik görevi yaparken ölen şehittir illaki kurşun yarası olanmı şehit kabul ediliyor...merhum şehidimizin hakkari devlet hastahanesinde yapılan töreninde borçkadan gelen yakınlarına alay komutanının yanımda askeri doktora , doktor şehit yakınlarına ölüm sebebini anlat emri üzerine doktorun yapılan otopsi sonucunda ölüm nedeninin iç hastalıklarından kaynaklandığını ifade etmesine şahit im bunun bu şekilde bilinmesinde fayda umarak yıllar sonra aziz şehidimizin üzerinden polemik yapılmamasını arzu ediyorum.
teröristi cesaretlendirip askerimizin mücadele azmini kıracak adımlar bilerek mi atılıyor anlamak mümkün değil askeri yetkililer daha titiz çalışmalı